CMO’dan Hükümete Çağrı: “Hollanda’da Müslümanlara Yönelik Ayrımcılık Sistematik Hale Geldi”

Hollanda’da Müslümanlara yönelik ayrımcılığı ele alan yeni bir araştırma...


  • Kayıt: 29.03.2025 01:15:09 Güncelleme: 29.03.2025 01:15:09

CMO’dan Hükümete Çağrı: “Hollanda’da Müslümanlara Yönelik Ayrımcılık Sistematik Hale Geldi”

Müslümanlar ve Hükümet İrtibat Kurulu(CMO) tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Sosyal İşler ve İstihdam Bakanlığı’nın talimatıyla yapılan Ulusal Müslüman Ayrımcılığı Araştırması, CMO’ya göre ülkede Müslümanlara yönelik ayrımcılığın yapısal, yaygın ve normalleşmiş olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Rapora göre, bu ayrımcılık münferit olaylarla sınırlı değil, devlet politikalarına, kurumlara ve kamuoyundaki algıya kadar uzanan sistematik bir sorun. Bu durumun, Hollanda’daki Müslümanların devlete olan güvenini sarstığı ve onların topluma ait olma hissini zedelediği belirtiliyor.

Devlete yönelik eleştiriler

CMO, Müslüman kuruluşların uzun süredir devletle Müslüman toplumu arasındaki uçurumu kapatmak ve herkesin topluma eşit şekilde katılımını sağlamak için çaba gösterdiğini belirtiyor. Ancak örgüte göre, bu çabaların karşılık bulması için devletin Müslümanların endişelerini gerçekten dikkate alması gerekiyor.

“Devletin bu mücadelede yanımızda olacağını düşündük, ancak tam tersinin yaşandığını gördük,” diyen CMO Başkanı Drs.Muhsin Köktas, son yıllarda bizzat devletin Müslümanlara karşı ayrımcılık yaptığını ve bunun güveni sarstığını ifade etti.

CMO’ya göre devletin ayrımcı uygulamalarına bazı örnekler şunlar:

• Belediyeler ve kamu kurumları tarafından camilere ve Müslümanlara yönelik gizli soruşturmalar yapılması.

• Vergi Dairesi’nin, Müslüman göçmenleri hedef alan ayrımcı incelemeleri (örneğin, çocuk bakım yardımı skandalı).

• Güvenlik güçleri tarafından etnik profilleme yapılması.

• Sosyal Güvenlik Kurumu (SVB) ve bazı belediyeler tarafından, yalnızca Batılı olmayan Müslümanların yurtdışındaki mal varlıklarına yönelik özel soruşturmalar düzenlenmesi.

• Hollanda Temsilciler Meclisi’nde (Tweede Kamer) yapılan tartışmalarda Müslümanların insanlık dışı bir söylemle hedef alınması.

• Müslümanları hedef alan yasaların yürürlüğe sokulması.

• Uluslararası krizler konusunda devletin çifte standart uygulaması.

CMO, hükümetin bu konular hakkında açık bir tartışma yürütmeyi reddetmesini, Müslüman toplumunun yalnız bırakılmasının bir kanıtı olarak görüyor. Örgüt, Müslümanların yalnızca siyasette değil, iş hayatında, eğitimde, sağlık hizmetlerinde ve kamu kurumlarıyla olan ilişkilerinde de ayrımcılığa maruz kaldığını belirtiyor.

Hükümete çağrı

CMO, Temsilciler Meclisi’nin Müslümanlara yönelik ayrımcılığı tartışmaktan kaçınmasını kabul edilemez olarak değerlendiriyor ve hükümetin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. Örgüt, başta Sosyal İşler ve İstihdam Bakanı, Adalet ve Güvenlik Bakanı ve Ayrımcılıkla Mücadele ve Irkçılıkla Mücadele Ulusal Koordinatörü olmak üzere yetkililere çağrıda bulunarak, hazırlanan raporun göz ardı edilmemesi ve bunun yeni politikaların temelini oluşturması gerektiğini belirtiyor.

“Biz, Müslümanlara yönelik ayrımcılıkla mücadelede adil ve kalıcı bir çözüm için katkı sunmaya hazırız,” diyen Köktas, “Ancak bu, yalnızca devlet bu sorunu kabul ettiği ve Müslümanları ikinci sınıf vatandaş olarak görmeyi bıraktığı takdirde mümkün olabilir,” ifadelerini kullandı.

Söz konusu rapor, Hollanda’da ayrımcılık ve kapsayıcılık konularını yeniden gündeme taşırken, hükümetin bu çağrıya nasıl yanıt vereceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.

Haber: Tarık OKAN