25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında UID Hollanda AR-GE ve Eğitim Başkanı Figen Arslan, toplumsal şiddetin köklerine ve medya–dijital kültürün etkisine dikkat çeken güçlü bir yazı kaleme aldı...
25 Kasım’da Figen Arslan’dan Çarpıcı Mesaj: “Şiddetin Bahanesi Yoktur”
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında UID Hollanda AR-GE ve Eğitim Başkanı Figen Arslan, toplumsal şiddetin köklerine ve medya–dijital kültürün etkisine dikkat çeken güçlü bir yazı kaleme aldı. Arslan, “Bugün şiddeti anma günü değil; şiddeti besleyen düzeni fark etme günüdür” sözleriyle çağrıda bulundu.
“Şiddetin Kadını, Erkeği Olmaz… İnsanlığın Yarasında Derin Bir Çatlak Var”
Arslan yazısında, şiddetin sadece kadınlara değil, herkese yöneldiğini hatırlatarak şöyle diyor:
“Şiddetin kadını, erkeği, çocuğu, yaşlısı olmaz. Şiddet kime yönelirse yönelsin aynı yarayı açar: insanlığın yarasını.”
Ona göre toplumun temeline yıllardır sessizce yerleştirilen bir “dinamit” var: medya, dijital oyunlar ve reyting uğruna insanlığın unutturulması.
“Elektronik İstiladan Çocuklarımızı Kim Koruyacak?”
Arslan, dijital şiddetin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekiyor:
“Oyun dediğimiz şey artık masum değil; çocuklara şiddeti öğretmenin modern yolu hâline geldi.”
Savaş oyunları, futbol oyunları ve ekran bağımlılığıyla çocukların her gün yüzlerce sanal silahla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Arslan, bunun davranışları nasıl dönüştürdüğünü sert bir dille dile getiriyor:
“Vur, geç, kazan… Sanal şiddete alışan çocuk, gerçek hayatta engelle karşılaştığında benzer refleksleri daha kolay gösteriyor.”
“Patronların Cebi Dolsun, İsterse Kadınlar Ölsün”
Arslan’ın yazısındaki en çarpıcı eleştirilerden biri de medya düzenine yönelik:
“Bazı yayıncılar için tek değer reyting. Patronların cebi dolsun, isterse kadınlar ölsün anlayışı ekranlara çoktan yerleşti.”
Dramın eğlenceye dönüştüğü, acının ticarileştirildiği ekranların toplumsal çürümenin en büyük tetikleyicisi olduğunun altını çiziyor.
“Şiddetin Tohumu Ekrana Seriliyor, Meyvesi Sokağa Dökülüyor”
Haberlerde tekrar tekrar verilen şiddet görüntülerinin duyarsızlaştırıcı etkisine vurgu yapan Arslan, bu döngünün toplumu nasıl dönüştürdüğünü şöyle anlatıyor:
“Bir toplumu çökertmenin en etkili yolu, ona aynı kötülüğü defalarca izletmektir.”
“Bilincin Başladığı Yerde Gelecek Güvende”
Arslan’a göre çözüm, farkındalık ve aile içi iletişimden başlıyor:
Hepsi toplumsal dönüşümün temel adımları.
“25 Kasım: Görmezden Gelmenin Bittiği Gün”
Yazı, güçlü ve umut veren çağrıyla son buluyor:
“Şiddet kader değildir. Şiddet öğrenilir — ve öğrenilen her şey değiştirilebilir.
Bugün bir kadın daha yaşayabilir. Bugün bir çocuk şiddeti değil sevgiyi öğrenebilir.”
Arslan’ın final mesajı ise topluma yönelik uyarıcı bir motto niteliğinde:
“Çocuğa neyi izletirsen, yarın karşında onu görürsün.”