Yapay Zeka Çağında Kimlik ve Siyaset: Amsterdam’da Kapsamlı Panel
Turks Centrum Voor informatie en documentatie (TCID) bünyesindeki gençlik yapılanması Jong TCID tarafından düzenlenen "Kimlik, Politika ve Yapay Zeka" konulu panel, Amsterdam Corendon Hotel’de gerçekleştirildi. Etkinlikte; dijitalleşme, yapay zekanın sosyo-politik etkileri, gençlerin siyasi katılımı ve modern dünyada başarı kavramları çok yönlü olarak ele alındı.

Programa T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, Prof. Dr. Mehmet Akşit,Prof. Dr. Bedir Tekin Erdoğan, Transitium Groep Genel Direktörü Sibel Köklü konuşmacı olarak katıldı.
"Teknoloji Gelişirken Değerlerimizi Korumalıyız"

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren TCID Başkanı Mustafa Özcan, dernek olarak dijital çağın getirdiği yenilikleri yakından takip ettiklerini ve bu tür platformlarla toplumsal farkındalığı artırmayı hedeflediklerini belirtti. Yapay zeka teknolojilerinin toplumsal kimlikler ve küresel siyaset üzerindeki dönüştürücü gücüne dikkat çeken Özcan, şu ifadeleri kullandı:
"Yapay zeka artık sadece teknik bir konu değil; kimliğimizi, kararlarımızı ve siyasetin işleyişini doğrudan şekillendiren bir gerçeklik. TCID olarak, bu hızlı dönüşüm sürecinde hem teknolojinin sunduğu fırsatları anlamayı hem de kültürel ve toplumsal değerlerimizi koruyarak dijital dünyada güçlü bir vizyon ortaya koymayı amaçlıyoruz."
Ersoy: ”Yapay Zekanın Geleceğini İnsan Zihni Belirleyecek"

Yapay zekanın hayatın her alanına hızla entegre olduğunu ifade eden T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, bu teknolojiyi bir "araç" olarak nitelendirdi. Teknolojinin yapıcı ya da yıkıcı bir güce dönüşmesinin tamamen insan zihninin kararlarına bağlı olduğunu vurgulayan Ersoy, bilgi akışının ve doğru bilginin siyaset üzerindeki etkisine değindi:
"Günümüzde bilgiyi komuta eden, siyaseti de komuta eder. Eğer sadece bilgiyi alan tarafta kalırsanız, yanlış yönlendirilebilir ve siyasi alandaki varlığınızı sürdüremeyebilirsiniz. Bu yüzden sadece tüketici değil, fikir üreten ve sahada çalışan üreticiler olmalıyız."
Özellikle sosyal medya üzerinden yayılan sahte haberlerin (fake news) toplumsal kutuplaşma ve kafa karışıklığı yaratmak amacıyla bir propaganda aracı olarak kullanılabileceğine işaret eden Ersoy, bilginin yapay zeka yoluyla doğrulanabileceğini ancak nihai kontrolün insanda kalması gerektiğini hatırlattı.
Gençlere "Sorumluluk Alın" Çağrısı
Hollanda'daki Türk toplumuna ve genç nesle yönelik gözlemlerini paylaşan Başkonsolos Ersoy, katıldığı pek çok etkinlikte genellikle benzer ve yaşça büyük profillerin yer aldığını, genç katılımının ise yetersiz kaldığını belirtti. Geleceğin daha güvenli inşa edilmesi için eski neslin gençlere güvenmesi ve sorumluluk vermesi gerektiğini söyleyen Ersoy, üç temel unsura dikkat çekti:
Prof. Dr. Mehmet Akşit: "Teknik Bilgi Kadar Duygusal Zeka da Şart"

Hollanda Twente Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akşit, modern dünyada başarının ve mutluluğun yalnızca teknik donanımla sınırlı olmadığını, "duygusal zekanın" (Emotional Intelligence) da en az onun kadar hayati bir önem taşıdığını ifade etti.
Kendi kariyer yolculuğundan ve içsel sorgulamalarından örnekler veren Prof. Dr. Akşit, bireysel mutluluğa giden kapının öz-refleksiyondan (içsel gözlem ve öz-eleştiri) geçtiğini belirtti. Hayat çizelgesi üzerinden açıklamalarda bulunan Akşit, şunları kaydetti:
"En az teknik bilgi kadar, duygusal bilgiye, duygusal zekaya ve zihne de ihtiyacımız var. Bilimin ve teknolojinin yanında; psikolojik değerler, ahlaki değerler ve toplumsal değerler de aynı potada erimelidir."
Konuşmanın ardından söz alan bir katılımcı, Türkiye'nin ve İslam dünyasının fen bilimleri ile teknoloji alanında küresel ölçekte arzu edilen noktaya ulaşma mücadelesine değinerek, Prof. Dr. Akşit’in bir bilim insanı olarak bu alandaki başarılarının genç nesillere ilham vermesi temennisinde bulundu.
Prof. Dr. Bedir Tekinerdoğan: "Gerçek Başarı Sadece Maddiyat Değil, İçsel Bilgeliktir"

"Başarı Mutlulukla Aynı Şey midir?" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Bedir Tekinerdoğan ise modern dünyada başarı kavramının eksik veya yanlış tanımlandığına dikkat çekti. Maddi kazanımların, kariyerin ve statünün tek başına içsel tatmin sağlamayacağını dile getiren Tekinerdoğan, şu değerlendirmede bulundu:
"Her şeye sahip olup içinde büyük bir boşluk hisseden insanlar var. Gerçek başarı; dışsal hedeflere ulaşırken aynı zamanda içsel bir farkındalık, bilgelik ve zekayı da barındırmalıdır. Bu dengeyi kurduğumuzda kalıcı mutluluğu yakalayabiliriz."
Sosyal Medyanın Gençler Üzerindeki Başarı Baskısı
Sunumun soru-cevap bölümünde söz alan moderatör, sosyal medyanın yarattığı "kusursuz başarı" algısının genç nesiller üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturduğunu ifade etti. Platformlarda genellikle yalnızca ulaşılan olumlu sonuçların paylaşıldığını, ancak o sonuçların arkasındaki sürecin ve harcanan emeğin görünmez kılındığını belirten moderatör, bu durumun gençlerde erken başarı elde etme kaygısı tetiklediğini aktardı.
"Karar Masasında Yoksanız, Menüdesinizdir": Sibel Köklü ve Nazmi Türkkol’dan Türk Toplumuna Siyasete Katılım Çağrısı

Panelin dikkat çeken bir diğer oturumunda, Hollanda’da yaşayan azınlıkların ve özellikle Türk kökenli gençlerin siyasi mekanizmalarda daha aktif rol alması gerektiği vurgulandı. Transitium Groep Genel Direktörü Sibel Köklü ve Amsterdam Yeni-Batı (Nieuw-West) İlçe Belediye Yöneticisi Av. Nazmi Türkkol, karar alma mekanizmalarında yer almamanın, geleceği başkalarının kararlarına bırakmak anlamına geldiğini ifade ederek, "Siyasette yer almazsanız, başkalarının sizin hakkınızda karar vermesine seyirci kalırsınız. Menüde yer almak istemiyorsanız, masada olmalısınız" mesajını verdiler.
11 Yıllık Hukuk Mücadelesinden Siyasete
29 yıl boyunca sosyal avukatlık yaptıktan sonra aktif siyasete atılan Av. Nazmi Türkkol, hukuk yoluyla değişim yapmanın sınırlarına dikkat çekti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) iki büyük dava kazandığını ve bu süreçlerin 11 yıl sürdüğünü belirten Türkkol, siyasete giriş motivasyonunu şu sözlerle özetledi:
"11 yılın sonunda anladım ki, eğer bir şeyleri gerçekten ve kökten değiştirmek istiyorsam, bunun yolu siyasetten geçiyor. Bu yüzden aktif siyasete atıldım ve dört yıldır belediye yönetimindeyim. Siyasi tercihler sadece bireysel değil, kolektif olarak hepimizin geleceğini belirliyor. Bizler Hollanda’da hâlâ bir azınlığız ve geleceğimizi şekillendirmek için bu süreçlere dahil olmak zorunlarındayız."
"Siyaset Sadece Lahey’den İbaret Değil"
Programda, medyadaki yansımalar nedeniyle siyasetin yalnızca Lahey’deki Parlamento (Tweede Kamer) düzeyinde algılandığı, ancak yerel yönetimlerin günlük yaşam üzerinde çok daha doğrudan etkileri olduğu hatırlatıldı. Hollanda’nın ulusal, eyalet ve belediye düzeylerinin yanı sıra köklü bir geçmişe sahip su kurullarını (waterschappen) da içeren çok katmanlı demokratik yapısı katılımcılara aktarıldı.
Siyasi parti çeşitliliği yüksek olan Hollanda'da, partilerin gençlik kollarının sistemi öğrenmek ve geniş bir çevre edinmek için ideal birer okul olduğu vurgulandı. Ancak buralarda Türk kökenli gençlerin katılım oranının oldukça düşük olduğu belirtilerek bir özeleştiri yapıldı. Bu yapıların ciddi birer insan kaynağı merkezi olduğu, yerel yönetimlerden bakanlık seviyesine kadar uzanan kariyer yollarının kapısını araladığı ifade edildi.
Siyasete Nasıl Başlanır?
Panelistlerin sunumları doğrultusunda, siyasete ilgi duyan ve katılım sağlamak isteyen bireyler için şu somut öneriler sıralandı:
| Aşama
|
Yapılması Gerekenler
|
| 1. İlgi Alanı Belirleme
|
İklim, eğitim, sosyal adalet gibi kişisel olarak önem verilen ve değiştirilmek istenen bir tema seçilmesi.
|
| 2. Yerel Takip
|
Herkese açık olan belediye meclis toplantılarına gidilerek ortamın ve işleyişin yerinde gözlemlenmesi.
|
| 3. Görünürlük ve Ağ
|
Partilerin gençlik kollarına veya komisyonlarına katılım sağlanması, seçim çalışmalarında aktif rol alınması.
|
| 4. Alternatif Girişimler
|
Mevcut siyasi partilerde temsil alanı bulunamadığı takdirde, yeni bir akım veya parti kurma özgürlüğünün kullanılması.
|

56 yaşında olmasına rağmen akademik merakı doğrultusunda şu an doktora (PhD) eğitimine devam ettiğini belirten konuşmacı, "Siyaset de böyledir. Merak edin, araştırın, masaya oturun ve yön verin" diyerek toplumsal katılımın yaş ve konum gözetmeksizin sürekli bir süreç olması gerektiğinin altını çizdi.
Amsterdam / Ebubekir TURGUT