Hollanda’da Türk-Hollanda Haringparty Rüzgarı: Kültürler Lezzet ve Dostlukla Buluştu
Hollanda’nın göbeğinde, tarihi bir malikanede bir araya geldiler. Protokol kırmızı şıklığıyla göz kamaştırdı, kürsüden "kalıpları yıkın" mesajı verildi. Ama gecenin asıl bombası, Hollandalı iş insanlarının Türk ritimlerine dayanamayıp kendini piste atması oldu. İşte Woudenberg kulislerinde konuşulanlar...

Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkiler kağıt üzerinde hep "ticari hacim" ve "diplomatik temas" olarak anlatılır. Ancak işin perde arkası, resmi raporlardan çok daha renkli.
Bunun son örneği, Türkiye’nin Amersfoort Fahri Başkonsolosluğu ev sahipliğinde Woudenberg’deki tarihi bir malikanede yaşandı. Bu yıl ikincisi düzenlenen "Türk-Hollanda Haringparty" (Mersin/Ringa Balığı Partisi), sadece iş dünyasını değil, iki ülkenin kültürünü de tam anlamıyla "kaynaştırdı."
Peki o gece Woudenberg kulislerinde neler yaşandı, kim ne mesaj verdi? İşte detaylar...
BÜYÜKELÇİ’NİN "KIRMIZI" MESAJI VE "SFEERVOLLE" VURGUSU

Gecenin en dikkat çeken isimlerinden biri, Türkiye Cumhuriyeti Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan’dı. Protokolün ağırlığını kırmızı şık takımıyla kıran Yazgan, kürsüden diplomatik ama bir o kadar da samimi mesajlar verdi.
Hollanda’nın köklü "Hollandse Nieuwe" (Mersin balığı) geleneği ile Türk mutfağının mezelerini aynı masada buluşturduklarını söyleyen Yazgan, durumu tek kelimeyle özetledi: "Sfeervolle" yani samimi... Büyükelçi, bu lezzet ortaklığının sadece bir yemekten ibaret olmadığını, gelecekteki büyük iş birliklerinin de sarsılmaz temeli olduğunu vurguladı.
TÜRKÇE BAŞLAYIP GÖCEK’LE BİTİREN BAŞKONSOLOS: "YARIN BİLET ALIN!"

Kürsüye çıkan bir diğer isim ise Türkiye Cumhuriyeti Amersfoort Fahri Başkonsolosu Titus Kramer’di. Konuşmasına Türkçe "Merhaba" ve "Hoş geldiniz"diyerek başlayarak ilk alkışı alan Kramer, küresel krizlerin gölgesinde ezber bozan bir çıkış yaptı:
"Birbirimizi kalıplara sokmak yerine, bir araya gelmeli ve ortak geleceğimiz için iş birliği yapmalıyız."
Kramer, Hollanda’nın Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcılardan biri olduğunu hatırlatırken, Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun girişimci ruhuna da hakkını teslim etti.
Ancak konuşmanın en çok konuşulan yeri, turizm çıkışı oldu. Büyükelçi Yazgan’ın favori yeri olan Göcek’i örnek gösteren Başkonsolos Kramer, Hollandalılara adeta içini döktü:
"Türkiye sadece her şey dahil (all-inclusive) otellerden ibaret değil. Binicilikten kayağa, yelkenden doğa sporlarına kadar sayısız imkan var. Yarın hemen bir bilet almaya değer!"

ARABESKİ HOLLANDACA SÖYLEYEN "TURKSE HAZES"
Gecenin kültür sanatsal boyutunda ise ezberler tamamen bozuldu. Atatürkçü Düşünce Derneği Zeybek Ekibi’nin asil gösterisi salondakilerden büyük alkış alırken, sahneye "Turkse Hazes" (Türk André Hazes) lakaplı Ersoy Demir çıktı.
İşte ne olduysa o an oldu. Demir; Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay ve Müslüm Gürses gibi arabeskin babalarının damar şarkılarını Hollandaca seslendirdi. Hollandalıların şaşkın bakışları, yerini kısa sürede büyük bir hayranlığa ve coşkuya bıraktı.
VE FİNAL: HOLLANDALILAR PİSTTE, ERİK DALI VE HALAY!

"Casual Chic" konseptiyle gelen davetliler, taze Hollanda haringi ve Türk mezelerini tüketirken gecenin finali tam bir kültür şokuna sahne oldu.
Ritim yükseldi, hoparlörlerden "Erik Dalı" yükseldi. Protokol, resmiyet, kravatlar bir kenara bırakıldı; Hollandalı iş insanları ve bürokratlar Türk misafirlerle birlikte pisti doldurdu. Erik dalıyla başlayan göbek atma seansı, gecenin sonunda el ele, omuz omuza çekilen coşkulu bir halay zincirine dönüştü. Malikanenin bahçesi, diplomasi tarihinin en neşeli görüntülerine sahne oldu.

MUTFAKTAKİ EKİP VE SPONSORLAR UNUTULMADI
Fahri Başkonsolos Titus Kramer, bu dev organizasyonun arkasındaki gizli kahramanları da unutmadı. Etkinliğin kusursuz geçmesini sağlayan ekibi Mehmet, Ogün ve Birol’u sahneye davet ederek teşekkür etti.
Tabii bir de işin finansörleri vardı. Havacılık devi Corendon, Maris, Restaurant Kasap, Göreme, Dadaş ve İstanbul’da dev bir şube açarak Türkiye'den Hollanda'ya ringa balığı ithalatı yapan Atlantic Group gecenin gizli kahramanları olarak kayda geçti.
Woudenberg’deki bu tarihi gece, Türk-Hollanda ilişkilerinin sadece evraklar üzerinde değil, pistte de ne kadar "uyumlu" olduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Woudenberg