Daha önce Hollanda’ya göç eden birici nesil Türklerin 50. yılına ait Hollandaca kitap yayımlayan ve bu çerçevede bir dizi çalışmalar yapan Şahin Yıldırım önümüzdeki ay ise Fas’lıların Hollanda’ya göçün 50.yılı çerçevesinde araştırmacı İneke van der Valk ve Arap Dili ve Edebiyatı Uzmanı Hanina Ajarai ile birlikte yeni bir eser ‘Een halve eeuw ın Nederland’ yayımlayacak. Kendisiyle daha önceki çalışmalarını, mevcut çalışmalarını, Türklerin ve Faslı’ların Avrupaya göç sebeblerini, iki ülkenin tarihini ve mevcut durumdaki sorunlarını konuştuk.
Hollanda ‘daki Türkerin tarihi
Şahin Yıldırım: “Hollanda’da Medya ve İletişim bölümünü okuduğum esnada yerel gazetelere sık sık siyasi, kültür ve tarih konularında yazılar yazıyor ve bu çerçevede bireylerle röportajlar yapıyordum. Eğitimimim son dönemlerine doğru bütün yazarlar gibi bende bir eser yayınlamak istiyordum. Kitabın konusu ve içerikliği hakkında artık geceleri uzunca düşünmeye başlamıştım. 2009 yılında amcamın 40 yıl sonra Hollanda’ya misafir işçi değilde bu sefer turist olarak gelmesi ve onun ağzından günlerce dil, din, kültür ve göç sebebleri ile alakalı güzel ama bir o kadar zorlu olan yaşamı beni Hollanda’daki ‘göç ve tarih’ hususunda bir kitap yazmaya teşvik etti. Öncelikle kendisi ile uzun uzadıya bir röportaj yapıp bunu o zamanki gazetelerden birinde yayımladım. Bu hikaye üzerine gelen pozitif mailer ve mesajlar beni bu hususta daha azimlendirdi. Böylece geçmişini bilmeyen bir milletin yok olmaya mahkumdur sözüden yola çıkarak Türklerin avrupadaki 50. yılını bir fırsat bilerek bir eser yazmaya karar verdim.
Yaptığım araştırmalarda daha önce böyle bir çalışmanın geniş bir şekilde ve Hollandaca yapıldığına rastlamadım. Be vesile ile kendime bunu fırsat bilerek halen daha yaşayan ve tarihi bizzat şahitlik etmiş kişilerle röportajlar yapmaya karar verdim. Hollanda genelinde toplamda 105 birinci nesil ile röportajlar yaptım. Bunlar genelde Ford fabrikası, Philips fabrikası, Cam fabrikası, Uçak fabrikasın ve benzeri alanlarda çalışan kişilerden oluşuyordu. Tam kitap hazırlıklarına başlarken en büyük eksikliği fark ettim. Oda Türklerin Hollanda’daki 50. yılına bizzat şahitlik etmiş ve onlar iyi ve kötü günlerde beraber olmuş işveren, işçi, tercüman, doktor, öğretmen ve komşuluk vs. yapan kişiler. Bu nedenle kitap hayalimi birazcık daha erteleyerek toplamda 50 Hollandalı ile röportajlar yaptım. Böylelikle tarihi yaşamış ve bu tarihe bizzat şahitlik yapmış 155 kişi ile bire bir görüşerek saatlerce konuştum. Buna Hollandaya resmi olarak ilk gelen, Gümüşhaneli Necati Genç amcamızda dahil. Böylelikle Hollanda’daki kollektif tarihimizi her iki açıdanda dinleyerek kayıt altına almış oldum. Bu çalışmalar esnasında 1960, 1970, 1980 ve sonrasındaki gazeteleri tek tek inceledim ve ulaşa bildiğim kadar kişiler aracığıyla belge ve görüntülere ulaştım. Tam kitap çalışma tamamlandı derken- Hollanda Ulusal arşivi 2011 yılında bana 2012 yılında yapılacak olan Hollanda- Türkiye ilişkileri nezdinde düzenlenmesi düşünülen ‘Prins ve Pasja ‘ sergisine koordinasyonluk teklifi ile geldi. Bu teklif üzerine kitap çalışmamı az daha erteleyerek- Hollanda ulusal arşivinde çalışmaya başladım. Yer altında o kadar çok eski dökümanlara şahit oldumki, burdaki 1 yıllık deneyimim bana bir daha tarihe farklı bakmayı öğretti.
Öncelikle Hollanda- Türkiye arasında 1612 yılında yapılan anlaşmalar, Osmanlının İspanyol ve Hollanda arasındaki 80 yıllık savaşa son vermesi, Osmanlı tüccarların Amsterdamın Dam meydanına ticaret icin gelmiş olmaları, Lale’nin Hollandaya gelişi, Osmanlının Hollandayı ilk ülke olarak kabul edişi, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Hollandanın dünyada ilk T.C. yi ülke olarak tanıması gibi bir çok belge ve dökümanlar ufkumu dahada genişletti ve olaya daha farklı bir boyuttan irdelememe sebeb oldu. Ulusal arşivdeki bu deneyiminle adeta bir fotoğraf karesinin parçalarının birleşmesi gibi benimde kitabım artık iyice gözümün önünde şekillenmeye başladı. Bugün halen daha devlet kayıtlarının bulunduğu ulusal arşivinde bide Hollandalıların soy ağacını 1815 yıllara sorunsuz bir şekilde ulaşa bildiklerini iş arkadaşımdan öğrenmiş olmam bardağı taşıran son damla oldu. Ne olursa olsun 50 yıllık tarihimiz bizzat yaşanmışlar tarafından kayıt altına alinmiş olmalıydı. Bu azim ve kararlılıkla gece- gündüz demeden 2009 yılında çalışmalarına başladığım eser 2014 yılında Hollandaya göçün 50. yılında ’50 jaar, 50 verhalen’isminiyle anlamlı bir yılda tamamlamış oldu. Kitabın önsözünü ise 1970 li yıllarda Türkiyenin bir çok ilinde araştırma yapan Prof. Rinus Penninx yazdı. Eserimin yanında Hollanda genelinde 10-15 kurumla birlikte düzenlediğim resim sergisi, belgesel çalışması, edebiyat günleri ve konferanslarla yeni nesile tarih bilincini, kültür bilincini ve göçün gerçek sebeblerini enine boyuna yeni nesile aktarılması benim ise benim büyük sevinç kaynağım oldu.”
Hollanda’daki Fas’lıların tarihi
“İlk eserimden sonra, Hollanda’da Türklerden sonra ikinci büyük etnik kökeni oluşturan Faslı’ların tarihi, kültürü ve göç sebebleri beni iyiden iyiye etkilemeye başladı. Bu hususta kitaplar okumaya başladım ve Fas tarihi ile Osman tarihinin ta sekizinci yüz yıla dayandığını gördüm. Fastaki ilk Müslüman hükümdar hanedanlığı Sultan Birinci İdris tarafından kurulmuş olması ve Sultan İkinci İdris’in Fes şehrini kurdurarak, burasının önemli bir İslâm kültür merkezi hâline gelmesini temin etmesi, daha sonraki yıllarda başşehri Merakes olması ve benim tarihe olan aşkım Fas’lıları ve Fas tarihini iyiyen iyiye irdeletmeye başladı. Çevremdeki Faslı dostlarım ve bazı kurumlarda bunu fark etmiş olacakki bana birgün bir arkadaşım: ‘Şahin, sen daha önce Hollanda’daki Türklerin 50. Yılını yazdın, yakında Faslılarında 50. Yılı olacak. Bu hususta bir kitap yazmak istemezmişin dedi.” Bu konuşma sonrasındaki ilk tepkim, siz neden kendi tarihinizi kendiniz yazmıyorsunuz oldu. Kendisi bunun üzerine baya bir düşündü ve bana hak vermiş olmalıki, sezsizliğini korudu. Bu esnada Fas’a olan ilgim her geçen gün artıyordu. Bu vesile ile Atlas Kültür ve Araştırma Merkezinde çalışan bir arkadaşla Fas’a gittim. Fas’ın Rabat şehri ve Kazanblanka şehirleri tarihleri beni iyice cezp etti. Tüm bunlardan sonra arkadaşımın Hollanda’daki Faslıların tarihini yazma meselesinin tekrar gündeme getirilmesi beni bu hususta iyice düşünmeye sevk etti. Kısa süre zarfında da Faslı’ların Hollanda’daki tarihini yazmaya karar verdim. Bu kararı almamı etkileyen dört başlığı şöyle sıralaya bilirim. Birincisi nasılki Türkiye 1843 yılından itibaren hep dış güçlerin ve özelde İngilizlerin kontrolünde- yönetimde bir ülke olduysa- bunun tersine Fas’ın da İspanyol ve Fransız kontrolünde bir ülke olmasından kaynaklanıyor. İkinci sebeb Fas’ın coğrafi olarak Kuzey Afrika kıtasında bulunması ve tarihinin geçmişe dayalı olması. Üçüncü sebeb ise bugün 28 Avrupa Birliği ülkesinde toplamda 15 ile 20 milyon arasında bir müslüman kitlenin var olması ve bunların çoğunu ise Türkler ve Faslılar oluşuyor olması. Dördüncü sebeb ise AB’nin son araştırma verilerine göre 2050 yılında Müslüman nüfus ile yerli halk arasındaki doğum oranının eşitlenmesi. Bu dört sebebten dolayı böyle bir esere zorda olsa başlama kararı aldım. Bu çalışmamıda yine önce kurucusu olduğum ve daha sonra işçi olarak devam ettiğim Atlas Kültür ve Araştırma merkezi ile birlikte yapmaya karar verdim. Hollanda’daki Fas Enstitüsü, Lahey Kütüphanesi, Rotterdam Müzesi ve bir çok Fas asıllı derneğin desteğiyle bu çalışmaların ilk adımını yine bütün bu kuruluşlarında kabul ettiği iki önemli şahısla, araştırmacı İneke van der Valk ve Arap Dili ve Edebiyatı Uzmanı ve yazar Hanına Ajarai ile birlikte başlattım. 2015 yılında başlattığım eser çalışması ve resim sergisi profesyonel ve gönüllü bir ekibin azmi ve gayretiyle 2016 yılının aralık ayında bitecek.
Şahin Yıldırım kimdir?
2011 yılında TRT’yayımlanan “Almanya Treni’ belgeselinin Hollanda daki koordinatörlüğünü yaptı. 2012 yılında ise Hollanda Türkiye ilişkilerinin 400. Yılı çerçevesinde düzenlenen ‘Prins ve Pasja’sergisinin koordunatürlüğünü yaptı. 2014 yılına Türklerin Hollandaya göçünün 50. Yılı çerçevesinde ’50 jaar, 50 verhalen ‘kitabını yayımladı. 2016 yılı sonunda ise araştırmacı, İneke van der Valk ve Arap Dili ve Edebiyatı uzmanı ve yazar , Hanına Ajarai ( Fas Asıllı) ile birlikte Faslıların Hollandaya göçünün 50. yılı çerçevesinde bir eser ‘Een halve eeuw ın Nederland’ yayımlayacak.