Lodewijk Asscher, Platform'a konuştu


  • Kayıt: 26.02.2015 19:08:00 Güncelleme: 26.02.2015 19:13:00

Uyumdan Sorumlu Sosyal İşler Bakanı Lodewijk Asscher, Platform Dergisi'ne özel röportaj verdi

 

Gündemi meşgul eden bazı sorularımıza bulunduğu mevki nedeniyle cevap vermeyen Asscher, STK'ların araştırılmasından tutun da işsizliğe, ayrımcılığa, Forum'un yaptırdığı, bize göre sözde, ankete kadar olan sorularımızı açık yüreklilikle cevapladı. İşte ilgiyle okuyacağınızı umduğumuz röportajımızın detayları:

 

Bazı Hollanda medyasında çıkan habere göre; ''Hollanda'daki Türklerin çoğu burada geçici olduklarını düşünüyorlar ve kendilerini Hollandalıdan ziyade Türk olarak görüyorlar.'' Bu görüşe siz de katılıyor musunuz? 


Doğru söylemek gerekirse Hollanda medyasında o tür habere fazla rastlamadım. Konuştuğum Hollanda Türklerinin çoğunluğu geleceğini Hollanda'da şekillendirmek istiyorlar. Hollandalı Türkler bizim insanımız ve bu ülkeye aittirler. Onlar burada doğdular, burada çalışıyorlar, burada çocukları oldu ve toplumsal  yaşama da faydaları dokundu. Ülkemizdeki Türkler, çok yardımsever ve düşünceli. Ama duyumlarıma göre; Hollandalı Türk çocuklar ve yerli çocuklar beraber büyüdükleri halde arkadaşlık yapmıyorlar. Endişe ettiğim nokta; Türk gençlerinin Hollanda'dan çok anavatanlarını düşünüyor olmalarıdır. Onlara bazı tavsiyelerim olacak; Kendi toplumunuza kapanmaktan ziyade, bu güzel ülkenin verdiği imkanlardan yararlanın. Hollanda dilini ve değerlerini öğrenin ve kucak açın. Azimli olun ve bilin ki Hollanda Devleti sizin de yanınızda. Ayrımcılık korkusuyla kimliğinizi ve dininizi saklamayın. Biliyorum ki ayaklarınızın üstünde sağlam durursanız geçmişinizle ve kimliğinizle gurur duyarsanız.  Bu ülke kadar özgür bir ülke daha yok. Hollanda'da inanç özgürlüğü vardır. Önemli olan herkesi olduğu gibi kabullenmektir.

 

Türk Sivil Toplum Kuruluşları yıllardan beri Hollanda'da aktif olmalarına rağmen, dünden bugüne ne değişti de araştırma gereği duydunuz?


Bu organizasyonların yıllardır Hollanda'da aktif oldukları doğrudur. 60'lı, 70'li yıllarda Hollanda'ya göç eden Türkler tarafından kurulan bu organizasyonlar, Türklerin Hollanda toplumuna entegre olması bakımdan çok önemli bir rol üstlendiler. Beni bu organizasyonlar hakkında endişelendiren nokta; Aktif olan Sivil Toplum Kuruluşları her zaman açık, konuşulabilir ve şeffaf değiller. Tabi ki herkes kendine yakın hissettiği bir organizasyona katılabilir ama organizasyonlar  hiçbir şekilde grup baskısı veya bireysel özgürlükleri kısıtlayan davranışlar sergileyemezler. Bu şartlar altında insanlar kendi tercihlerini yapamaz hale gelirler. Bu araştırma bize Türk STK'lar hakkında çok şey öğretti ve karşılıklı temaslarda bulunduk. Hiçbir zaman kişi ya da kuruluşu dışlama gibi bir isteğim olmadı. Aksine onlar için mümkün olan herşeyi yapmak istiyorum. Unutulmamalıdır ki; İlk adım her zaman tanışmak ve temas halinde bulunmaktır. Ancak bu şekilde sis bulutu dağılır, akıllarda karşılıklı olarak soru işareti kalmaz. Bu şekilde sırt sırta verebilirsek, örneğin işsiz göçmen gençler arasındaki işsizlik sorununu çözebiliriz. Türk STK'lar ile temas halinde olmamız gerektiği konusunda hemfikir olduk. Çünkü bu ülkede ortak bir geleceğe sahibiz.

Aynı şeyler yatılı okullar için de geçerlidir. Yatılı okullarda olup biteni öğrenmemiz çocuklarımızın geleceği, özgürlüğü ve güvenliği için çok önemlidir. Neyse ki camii yöneticileri ile yatılı çocuklar konusunda daha şeffaf olmaları için önemli, olumlu görüşmelerimiz oldu. Bu durumdan dolayı mutlu olduğumu söyleyebilirim. Türk kökenli Hollandalı  gençler Türkiye'nin değerleri ile yaşadıkları için Hollanda'daki toplumsal yaşama katılmaları zorlaşıyor.

 

 

''Motivaction'un hazırladığı ankette yer alan soru ve cevap listesini analiz ettireceğim''

 

"Forum"adlı websitesi, Türk gençlerinin IŞİD hakkındaki düşüncelerini dile getiren bir anket sonucu yayınladı. Ankete göre; Türk gençlerinin yüzde 90'ı IŞİD'i destekliyordu. Bu anketi ciddiye alıyor musunuz? ve Türk gençleri hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

 

Forum sitesi tarafından Motivaction'a yaptırılan ankete göre Türk kökenli Hollandalı gençler IŞİD'e büyük destek veriyor. Bu sonucu duyduğumda çok tedirgin oldum ve üzüldüm. Çünkü bu sonuç ile Türk gençlerinin görünümü uyuşmuyordu. Ama böyle korkunç bir sonucu da göz ardı etmemek gerekliydi. Sonuca ''Kesin yanlıştır.'' diyemem ama önceden söylediğim gibi bazı çelişkiler var. Çünkü Türk gençleri Suriye'deki cihatçılara ve demokrasiye pozitif gözle bakarken, hilafete karşılar. O nedenle Motivaction'un hazırladığı ankette yer alan soru ve cevap listesini analiz ettireceğim. Çünkü bu sonucun arka planında yatan şeyleri bilmek istiyorum.

 

Sosyal ve Kültürel Planlama Bürosu'na, Türk, Fas, Surinam, Antilyan ve Doğu Avrupalı ​​göçmenleri ve çocuklarını kapsayan sosyal toplumumuzun birçok şeyi algılama biçimine yönelik geniş çaplı araştırma talimatı verdim.

 

Sizce Türkçe yayımlanan gazete ve dergiler, Türklerin Hollanda toplumuna entegre olması konusunda etkili oluyor mu?

 

Gazeteler, dergiler, televizyon proğramları ve sosyal medya insanların zihniyetini etkiliyor. Bu durum sadece Türk medyası için değil, Hollanda medyası için de geçerlidir. İnsanların özgürce istediği programı seyretmesi, istediği gazeteyi okuması demokratik toplumsal yaşamın önemli özelliklerindendir. İnsanlar medyayı genel olarak takip ederek, eleştirilerde bulunarak ve sorular sorarak kendi kişisel görüşünü oluşturabilirler.

 

 

 

''Ne olursa olsun kendinizi bırakmayın ve umutsuzluğa kapılmayın. Bilin ki Hollanda devleti her zaman arkanızda.''

 

Türk toplumu son zamanlarda Hollanda Hükümetinin hedefinde olduğunu düşünüyor ve söylüyorlar. Bu söylem hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Hollandalı Türklerle ve Hollanda'da aktif olan Türk kuruluşları ile çok sayıda yaptığım konuşmalarımdan yola çıkarsak, Türk toplumunun tamamı bu şekilde düşünüyor diyemeyiz. Hollandalı Türklerin bireysel fikir ve görüşleri vardır. Son aylarda Hollandalı Türkler hakkında çok şeyler söylendi ve yazıldı.

 

Tabi ki bazı Hollandalı Türkler tedirgin veya kızmış olabilir. Ama son zamanlarda Türklerden çok sayıda pozitif yaklaşım gördüm. Camiiler kapılarını herkese açtı ve gençler benim yanıma gelip, ''Radikalleşmeyi ve islamafobiyi nasıl durdurabiliriz? diye sordular. Tabi ki bazı şeyler iyi gitmiyor, tabi ki tedirginim bazı gençlerin Suriye'ye gitmelerinden ve orada savaşmalarından ve tabi ki tedirginim göçmenlerin kendilerini bu ülkede evinde hissetmemelerinden dolayı. Ama genel anlamda bakarsak gelişmeler pozitif ve umut verici. Göçmenlerin eğitim seviyesi süratle yükselmekte ve orta sınıf yabancılar başarılı olmakta. Toplumun parçası olmak için aynı dini paylaşmak veya aynı şeyleri düşünmek gerekmiyor.  

 

İstatistik Bürosu'nun ocak ayı rakamlarına göre; Hollanda'da işsiz sayısı 640 bin kişi. Geçen hergün işsiz sayısında da düzenli bir artış gözlemlenmektedir. Sosyal İşler Bakanı olarak bu sorunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Ne yazık ki ! Ülkemizde yaklaşık 640 bin kişi işsiz. Aynı zamanda Hollanda ekonomisinde mütevazi bir artış yaşanmakta ve iş pazarında iyiye doğru bir gidiş var. Bir kısım işsiz vatandaşımızın iş bulması ve daha fazla işin pazarda yerini alması bunu kanıtlar niteliktedir. Ama henüz istediğimiz noktaya gelemedik çünkü ülkemizde hala yüksek oranda iş ve isşizlik sorunu bulunmatadır.

İşini kaybeden vatandaşlarımız sadece gelirlerinden değil, gururlarından ve sosyal yaşantısından da bir parça kaybetmektedirler. Bu nedenle işsizlikle olan mücadele bu hükümetin öncelikli olan konularındandır. İş bulmada zorluk yaşayan gruplar için (mesela 50 yaş üstü vatandaşlar) ekstra yatırımlarda bulunuyoruz. İşsiz gençlerin sayısını azaltmak için ekip olarak gece gündüz çalışıyoruz. Ayrıca daha adil bir işgücü piyasası oluşturmak için işverenler tarafından düşük ücret ödenmemesi ve çalışanların istismar edilmemesi için çalışmalar yürütüyoruz.

İşsizliğin 2015 yılında biraz daha düşmesi beklenmektedir. Ama biz, işsizliğin kendiliğinden düşmesini bekleyecek değiliz. İnsanımızın daha kolay iş bulabilmesi için işverenlerle ve sendikalarla olan çalışmalarımız devam etmektedir. Bunun için hükümet olarak 600 milyon Euro kaynak ayırdık.

 

 

''Ayrımcılık yapmak yasadışıdır. Ayrımcılığa uğradığını düşünen vatandaşlarımız mutlaka polise şikayette bulunsunlar''

 

İstatistiklere göre; Batılı olmayan göçmenlerin işsizlik oranı yerli halka göre üç kat daha fazla. Geçen seçim döneminde iş pazarında yaşanan ayrımcılığa yönelik sert önlemler alacağınıza dair söz vermiştiniz. Ama görülen o ki, problem henüz çözülmüş değil. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

 

Batılı olmayan gençlerin iş pazarında zor durumda olduğunu biliyoruz. Kriz zamanında onların iş bulması Hollandalılara oranla daha zor. Bu durum bazen gençlerin çevrelerinin kısıtlı olmasından veya diploma sahibi olmamalarından ama bazen de işverenin göçmen gençlere ön yargılı yaklaşmasından kaynaklanıyor. Bu olguyu değiştirebilmemiz için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Çünkü ön yargılı olmak, çocuklarımızın hayallerini/rüyalarını hüsrana uğratıyor ve yetenekelerini boşa gidiyor. Bu hükümet iş pazarında yaşanan ayırımcılığı ciddiye alıyor. Onun için eskiden ayrımcılık yapmış olan şirketlerle devlet olarak artık işbirliği yapmıyoruz. Ve böyle şirketlerin adını kamuoyuna bildiriyoruz ki herkes ayrımcılık yapmış olan şirketi görsün, tanısın. 

 

Hollanda'da yüksek öğrenim görmüş Türk kökenli gençlerin çoğu ayrımcılığa uğradıkları için geleceklerini şekillendirmek adına Türkiye'ye gitmek istiyorlar. Sizce bu durum Hollanda için bir kayıp mıdır?

 

Ayrımcılık, korkunç bir toplumsal gerçekliktir. Yetenekli gençlerin gelecekleri için kurdukları hayallerin yıkılması tabi ki toplumsal yaşamımız için çok kötü.

Ayrıca, ayrımcılık yapmak yasadışıdır ve ayrımcılığa uğradığını düşünen vatandaşlarımız polise şikayette bulunmalıdır. Biz, her türlü yardımı yapmaya hazırız. Ancak mücadele ederek bu sorunu yok edebiliriz.

Hükümet, iş pazarında ayrımcılığa uğrayan vatandaşlarımıza da yardım elini uzatmaktadır. Mesela; Inspectie SZW ( Sosyal İşler Müfettişliği) adında işyerlerinde ayrımcılıkla savaşan bir ekip kuruldu ve önceden söylendiği gibi ayrımcılık yapan işverenin ismi kamuoyuna duyurulacaktır.

Benim tavsiyem; Uğradığınız ayrımcılıktan dolayı direncinizi düşürmeyin. Bunun her zaman için kolay olmadığını biliyorum. Ama ilerlemek için elinden gelenin en iyisini yapan çok sayıda göçmen tanıyorum. Eğitimli gençlerin mücadeleye devam ederek geleceklerini Hollanda'da şekillendirmelerini umuyoruz. Bu doğrultuda Turkiye'ye giden gençlerin daha fazla özgürlük ve daha fazla sanş yakalamak için kısa bir süre sonra ülkemize döndüklerini de duyuyorum. 

 

 

Röportaj: Savaş Büyük Tipi