Hollanda Filistin Devleti’ni Hâlâ Tanımak İstemiyor
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ülkesinin Filistin Devleti’ni resmen tanıyacağını açıklaması Avrupa kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Hollanda’nın bu konuda hâlâ sessizliğini koruması dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler’e üye 197 ülkeden 147’si Filistin’i tanımışken, Hollanda’nın hâlâ bu adımı atmaması, “neden?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Fransa’dan Sürpriz Olmayan Hamle
Macron’un bu adımı, Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda ilan etmesi bekleniyor. Pek çok uzman, bu kararın uzun süredir gündemde olduğunu ve özellikle İsrail’e yönelik uluslararası baskıyı artırmayı hedeflediğini düşünüyor. Ancak Avrupa’da birçok ülke Filistin’i çoktan tanımışken, Hollanda’nın bu konudaki çekingenliği dikkat çekiyor.
Hollanda’dan Şartlı Yaklaşım
Hollanda hükümeti, bugüne kadar Filistin’i bir devlet olarak tanımayı reddetti. Gerekçe ise net: Ancak İsrail ve Filistin arasındaki barış müzakereleri yeniden başlarsa bu tanıma gündeme alınabilir. Utrecht Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı Peter Malcontent, “Hollanda’nın pozisyonu yıllardır değişmedi. Ancak Fransa’nın adımı bu tartışmaları yeniden alevlendirebilir,” diyor.
Ekonomik Çıkarlar Politikayı Şekillendiriyor
Hollanda’nın tutumunu belirleyen tek neden diplomatik denge değil. İşin içinde ciddi ekonomik çıkarlar da var. Clingendael Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Erwin van Veen, “Hollanda, İsrail ile derin ve köklü ekonomik ilişkilere sahip. Avrupa’daki yatırımların üçte ikisi Hollandalı şirketler üzerinden yapılıyor. Bu da Hollanda’yı İsrail’in en büyük yabancı yatırımcısı konumuna getiriyor,” diyerek meselenin ardındaki gerçek gücü ortaya koyuyor.
İşgalin Meşrulaştırılmasında Batı’nın Rolü
Van Veen’e göre, Batılı ülkeler tarafından koşulsuz şekilde savunulan “İsrail’in kendini koruma hakkı” söylemi, işgal koşullarında geçerliliğini yitiriyor. “Bu hak, günümüzde işgali devam ettirmek ve hatta yeni toprakları ilhak etmek için bir araç olarak kullanılıyor,” diyen Van Veen, bu söyleme destek veren ülkelerin, dolaylı olarak işgali meşrulaştırdığı görüşünde.
Barış Süreci mi, Bekle-Gör Siyaseti mi?
1994 Oslo Anlaşmaları, Filistin devletinin bir barış süreci sonunda kurulacağını öngörüyordu. Ancak o günden bu yana sahada gerçek bir ilerleme kaydedilemedi. Buna rağmen Hollanda hâlâ bu sürecin başlamasını bekliyor. Van Veen, “Artık bazı ülkeler, Filistin devletinin bir sonuç değil, barışın başlaması için ön koşul olduğunu düşünüyor. Hollanda ise bu gerçeğe sırt çeviriyor,” değerlendirmesinde bulundu.
Hollanda Yalnızlaşıyor mu?
İsveç, Polonya, Çekya, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Kıbrıs gibi sekiz Avrupa ülkesi Filistin’i daha 1988’de tanımıştı. 2024’te ise Norveç, İspanya ve İrlanda da bu adımı attı. Fransa’nın son hamlesiyle birlikte Avrupa’daki “tanıyan ülkeler cephesi” giderek güçleniyor. Hollanda ise giderek bu bloktan uzaklaşıyor.
Lahey / Tarık OKAN