Yaşamda ve yaşamakta bireysel gelişim ve olgunlaşmanın yanında, bir de yaşamın anlamı olması gerekir. Yaşamı güzelleştiren ve anlamlı kılan birçok insan için farklı insani ilişkiler, uğraşlar, inançlar, idealler, ülküler ve günlük yaşam faaliyetleri olabilir.
Yaşama anlam verebilmek, kimine para, kimine makam ve mevki, kimine ise insana verilen hizmet ve toplumsal duyarlılıkla hizmet etmek anlamına gelir. Bazıları daha güzel bir yaşamı uzaklarda, bilinmeyenlerde, yalnızlıklarda, gurbette, doğup büyüdüğü toprakların dışında başka ülkelerde arar. Bir bakarız, arkada koca bir 60 yıl ve o 60 yılın içinde kocaman küçük adamların hikâyeleri vardır.
Toplumsal Farklılıklar
İdeal yaşam, toplumsal farklılıklarımızla birbirimizi olduğumuz gibi kabul ederek, ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, bencilleştirmeden ve özelleştirmeden uyum içinde birlikte yaşayabilmektir gurbette.
Her Gün Kendimle ve Nefsimle Mücadele
Günlük, saatlik ve anlık düşünmek zorundasınız. Evrensel insan sevgisini bulabilmek, olgunluk ve aydın olmak demektir. İnsanlar arasında hep birlikte, doğal farklılıkları bir kenara bırakarak, zengin ve fakiri, siyah ve beyazı, dili ve ırkı ayırt etmeden yan yana olabilmek ne güzeldir.
Beden ve Ruh Ayrımı
Bunu yaparken belirli bir inanç, ırk, grup ve bölge ayrımından uzak, duygusallığı bir kenara bırakıp bedensel yakınlık kurarak yaşama anlam verebilirsek, ne mutlu bizlere. Yaşamda yalnız benim, senin ve onun mutluluğu yetmez; yaşam, hep birlikte bizim, sizlerin ve onların mutluluğu ile anlam kazanır.
“Onun, senin, bizim ve sizlerin mutluluğu beni mutlu ediyorsa, ben her gün mutluyum.”
Daha Fazlası Gerekli
Bu yazdıklarımın ışığında, geçen yıllarda kendimle ne kadar uyumlu, olgun ve anlaşılır bir yol haritası çizebildim bilmiyorum.
Son yıllarda kıtlık, yokluk ve yoksulluk görmedik diyebiliriz. Ancak yüz yıl öncesinin Anadolu’suna gidip baktığımızda, milyonlarca gencini kaybeden, yokluk, açlık ve kıtlık içinde kıvranan mazlum Anadolu halkını görebiliriz. “Vatan sağ olsun” diyebilecek kadar gururlu ve içten acısını içinde saklayan hüzünlü Anadolu anaları ve babaları vardı.
Olan arpa ve çavdar ekmeğini, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan ve Ortadoğu’dan gelen 5 milyon göçmen kardeşiyle paylaşacak kadar insani değerleri yüksek olan Anadolu insanı, bu erdemi en güzel şekilde göstermiştir. Küçük yaşta bu hikâyeleri dinleme ve şahit olma fırsatım olduğu için kendimi şanslı sayıyorum.
6 Şubat 2023 – Türkiye’nin En Büyük Deprem Felaketi
6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen, yüzyılımızın en büyük doğal felaketlerinden biri olan depremde, Anadolu halkı depremzedelerle dayanışma içinde oldu. Kadim insanlarımızın azınlıkta değil, çoğunlukta olduğunu bir kez daha gördük.
Bir Farkımız Var: Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Olabilmek
Kimseyi ve hiçbir ülkeyi birbiriyle kıyaslamak uygun olmayabilir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın farklı ve üstün bir değeri olduğunu söylemek gerekir. Var olan tüm farklılıkları bir araya getiren, birbirine sıkı sıkıya sarılan millet ve ruh hali, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük kazanımıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, değerini tam anlamıyla bilemediğimiz üstün bir kimliktir. Ne güzeldir ki Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında eşit vatandaşlık hakkına sahip olmak, Türkçe konuşmak ve Türk vatandaşı olmak, kimliğimizin doğal bir parçasıdır.
Bizler de 500 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Hollanda’da yaşıyor, Hollandaca konuşuyor ve bu toplumun bir parçası oluyoruz. Var olanın kıymetini bilerek, barışı, verimi, bolluğu ve paylaşımı koruyabilmek gerekiyor.
Hep birlikte kardeşçe ve barış içinde yaşamak, düne göre daha önemli; yarın ise çok daha önemli olacak.
Saygı ve sevgilerimle,
Nejat Sucu