Hollanda’da yaşlı bakımında kritik sorun: Her 3 kişiden 1’i bakımevine yerleştikten sonra yeniden taşınıyor


  • Kayıt: 09.09.2026 18:33:31 Güncelleme: 09.09.2026 18:33:31

Hollanda’da yaşlı bakımında kritik sorun: Her 3 kişiden 1’i bakımevine yerleştikten sonra yeniden taşınıyor

Altı üniversitenin ortak araştırması, Hollanda’daki bakımevlerinde kalan yaşlıların yüzde 36’sının yerleştirildikten sonra başka bir bakım merkezine veya başka bir yere taşınmak zorunda kaldığını ortaya koydu. Bazı yaşlılar ilk dört ay içinde yeniden taşınıyor.

Hollanda’da yaşlı bakım sisteminin önemli sorunlarından biri gün yüzüne çıktı. Altı üniversitenin gerçekleştirdiği araştırmaya göre, 100 bakımevi sakininin 36’sı, kuruma yerleştirildikten sonra bir süre içinde başka bir yere taşınmak zorunda kalıyor. 

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, bu taşınmaların bazılarının çok kısa süre içinde gerçekleşmesi. Bazı yaşlılar bakımevine yerleştirilmelerinden dört ay bile geçmeden başka bir yere gönderiliyor.

Araştırmayı yöneten, yaşlıların bakım ortamları konusunda uzman profesör Hilde Verbeek, ortaya çıkan yüzde 36’lık oranın araştırmacıları da şaşırttığını belirtiyor. Araştırmacılar bu tür taşınmaların yaşandığını biliyordu ancak oranın bu kadar yüksek olmasını beklemiyordu. 

Neden yeniden taşınıyorlar?

Araştırmaya göre bunun birden fazla nedeni bulunuyor.

Bazı yaşlılar evlerinde düşme gibi ani bir olay yaşadıktan sonra acil olarak bir bakımevine yerleştiriliyor. Bu aşamada öncelik, kişinin mümkün olan en kısa sürede bakım alabileceği bir yer bulmak oluyor.

Ancak yaşlının sağlık ve bakım ihtiyaçları daha ayrıntılı biçimde değerlendirildiğinde, ilk yerleştirildiği kurumun ihtiyaçlarına uygun olmadığı ortaya çıkabiliyor.

Bir başka neden ise yaşlının sağlık durumunun zaman içerisinde ağırlaşması.

Başlangıçta bir bakımevinin sağlayabildiği bakım yeterli olabilirken, kişinin sağlık durumunun daha karmaşık hale gelmesiyle daha uzmanlaşmış bir bakım merkezine ihtiyaç duyulabiliyor. 

Bazı yaşlılar üç veya daha fazla kez taşınıyor

Araştırmada bazı yaşlıların üç veya daha fazla kez taşınmak zorunda kaldığı da belirlendi.

Bu durum özellikle ileri yaştaki ve günlük yaşamında başkalarının yardımına ihtiyaç duyan kişiler açısından ciddi bir sorun oluşturuyor.

Çünkü bakımevi değişikliği yalnızca bir adres değişikliği anlamına gelmiyor.

Yaşlı kişi;

  • odasını,
  • günlük düzenini,
  • bakım personelini,
  • diğer sakinleri,
  • sosyal çevresini

yeniden değiştirmek zorunda kalıyor.

“Bu sadece lojistik bir işlem değil”

Araştırmacılar yaşlıların yeniden taşınmasının psikolojik etkilerine özellikle dikkat çekiyor.

Bakımevinde yaşayan bir kişi için tanıdığı çevreden ayrılmak korku, belirsizlik ve endişeye yol açabiliyor. Özellikle ileri yaştaki ve çevresine bağımlı kişiler açısından tanıdıkları bakım personelini ve diğer sakinleri kaybetmek önemli bir sosyal kayıp oluşturuyor. 

Araştırmayı yöneten Verbeek’e göre taşınma, yalnızca insanların eşyalarını toplayıp başka bir binaya götürülmesi olarak görülmemeli. Yaşlının kendisini yeni ortamında “evinde” hissedebilmesi de bakım sürecinin bir parçası olmalı.

Ailelerin sürece daha fazla dahil edilmesi isteniyor

Araştırmacılar, yaşlıların ve ailelerinin taşınma sürecine daha fazla dahil edilmesini öneriyor.

Bu katılımın yalnızca taşınma kararından ibaret olmaması gerektiği belirtiliyor. Ailelerin ve yaşlıların taşınma öncesinde, taşınma sırasında ve sonrasında sürece dahil edilmesi öneriliyor.

Araştırmacılar ayrıca yaşlıların yaşadığı korku ve kaygıların da bakım sürecinin bir parçası olarak ele alınmasını istiyor.

Bu amaçla araştırmada bakım kuruluşlarının kullanabileceği bir uygulama rehberi (toolkit) de geliştirildi. 

Hollanda’nın yaşlanan nüfusu açısından önemli

Araştırmanın sonuçları, Hollanda’nın hızla yaşlanan nüfusu ve artan bakım ihtiyacı açısından daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Bakım ihtiyacı arttıkça yalnızca yeterli sayıda yatak bulunması değil, doğru kişinin doğru bakım ortamına yerleştirilmesi de önem kazanıyor.

Bu nedenle araştırmacılar, bakım sisteminin yalnızca “boş yatak bulma” mantığıyla değil, yaşlının uzun vadeli ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.