Aç Karnına Sağlıklı Yaşanmaz!


  • Kayıt: 27.06.2020 11:53:00 Güncelleme: 27.06.2020 11:53:00

Aç Karnına Sağlıklı Yaşanmaz!

 

Son günler değil, 30 yıllık meslek yaşantımda bazen az bazen uzaktan ve bazende bir sağlık çalışanı olarak sağlık sektörü ile ilgilenmek nasip oldu.

 

İşin garibi, yıllar önce ben bir hikayemde Hollandalılara, bizim çocuklarımızın ve torunlarımızın bakıcı, doktor, hizmetli ve  pedagojik rehber olarak hizmet vereceklerini düşünmüş ve yazmıştım.


Dediklerim bende içinde olmak üzere bir 10 sene önce başladı. Büyük bir istihdam dalı, hoş ve neşeli ve çok yönlü hizmet dalı olan sağlık sektörü şimdilik göçmenlere kapıları araladı.

 

Kapıların açılması, eşit bir biçimce çalışma imkanın sağlanması gerekli.

 

Başka çareleri yok.


Bugün sağlık sektöründe 1 milyon 400 bin kişi hizmet vermekte. 2020 yılında 2 milyon sağlık çalışanına gereksinimiz olacak. Bu gelecek 20 yılda 600 bin kişinin emekli ve malüllüğe ayrılacağını vede başka bir iş bulacağını düşünürsek gelecek 20 yılda toplam 1 milyon 200 bin yeni çalışana gereksinimimiz var.

 

Yok oğlu yok…


Evet, zorla güzellik olmaz ve hepimizde sağlık görevlisi olmayacağına göre, yeterli sağlık personelinin Hollanda’da olmayacağını şimdiden bildiğimize göre, bir alternatif gerekli.

 

Batılı olmayan, Türk, Faslı, Antilli ve Surinamlı, tabiki mültecilerin çocuklarınıda unutmamak gerek. 


Göçmenlerin ekstra eğitilerek ve iş tecrübe planları yapılarak, bu açık göçmenler tarafından kapatılır.


Böylece göçmenlerin, Hollanda‘ya katılım, kendilerini evde hissetme, gelirde artış gibi olumlu gelişmeleri yanına koyduğumuz zaman, var olan bir zorluğun yeni olanaklar ve olumlu gelişmeler yaratacağı da kesin.


Nasıl olacağı ayrı bir sosyal - proje mühendisliği. Bu konuya ileride döneceğim.

 

Bu kadar pahalı olmamalı


Sağlık sektörünün başındakiler suyun başını tutmuş geçit vermeyen, suyun parasını ödeyemeyenler susuzluktan ölsünler misali, tamamen doğallığından çıkarak tam anlamıyla bir ticari sektör oldu sağlık.

 

Bir haberde bugün!


2040 yılında gelirimizin yarısı sağlık giderlerine gidecekmiş. O zaman dar gelirli, çalışan, emekli, işsiz ve fakir ölür açlığından. Aç karnına yaşamak ve bir de o kadar uzun yaşamak ne anlamı olabilir ki?


Alternatif fakir klinikleri ve zenginlerin özel hastaneleri gibi uygulamalarla karşılaşırsak, gelecekte şaşırmayacağım.

 

İkili bir bölünme, zengin ve fakiri ayrışan bir toplum. Parası olmayan yaşamasın felsefesi ve mantığı ile yaşanan bir toplum. Biraz az yaşayalım ama ucuz ve kaliteli yaşayalım derim. Seçmek de seçmemekte zor bir dilemma.

 

Sağlıcakla kalın.

 

Nejat SUCU