2007 yılında 626 milyon dolar ile en yüksek seviyelerine ulaşan hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatı, 2015 yılında yüzde 13 gerileme kaydetti. İhracattaki düşüşte en büyük pay hazırgiyimde en fazla ihracat yapılan Almanya, İngiltere, Belçika, Fransa, Polonya, İtalya, ABD gibi ülkelere ait.
Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) ile Avrupaya yapılan ihracat 2015de yüzde 10dan fazla oranda düştü. Ama yine de umut AB... Zira diğer pazarlar uzun vadeli görünüyor ve henüz ihracat rakamları düşük düzeylerde. İhracatta bu yılın ilk üç ayında kaydedilen yüzde 18 artış da sektörde umut yaratıyor.
UHKİB verlerine göre, 2002 yılında 464 milyon dolar olan ihracat 2007de 626 milyon dolar ile en yüksek seviyesine ulaştı ve bir daha bu rakamı yakalamak mümkün olmadı. Kriz yılı sayılan 2009da 459 milyon dolara düşen hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatı kademeli artışlarla 2014 yılında 570 milyon dolara yükseldi. Ancak artış sürmedi ve 2015de ihracat yüzde 13 gerilemeyle 498,5 milyon dolara düştü.
İhracatta en fazla düşüş yüzde 50 ile suni, sentetik yatak kıyafetleri, spor ve yüzme kıyafetleri ile kravat, şal mendil gibi aksesuarlarda yaşanırken, yünlü yatak kıyafetleri, bay ve bayan iç giyiminde ve bay dış giyiminde ihracat yüzde 30dan fazla düştü.
İhracatın en az düştüğü segmentler ise bayan dış giyim, suni ve sentetik ev tekstili, pamuklu ev tekstili, yünlü yatak kıyafetleri ve bebe giyiminde yaşandı.
Bu rakamları, son yıllarda dış pazarda üst gelir grubuna hitabeden ürünlerin pazardaki yerini daha çok koruduğu, buna karşılık özellikle düşük ve ortagelir grubuna hitabeden ürünlerin satışında ciddi düşüşler yaşandığı şeklinde yorumlamak mümkün.
ABYE İHRACAT...
Yine verilere göre, ihracattaki düşüşte en büyük pay hazırgiyimde en fazla ihracat yapılan Almanya, İngiltere, Belçika, Fransa, Polonya, İtalya, ABD gibi ülkelere ait. İlk 10 ülkeye yapılan ihracat toplamda yüzde 11,6 oranında düşerken, düşüşte İngiltere yüzde 36, Belçika ve Fransa yüzde 35, İtalya yüzde 40 ile başı çektiler. Bu rakamlarla AB ülkelerine ihracat yüzde 14 azaldı. ABnin toplam ihracattaki payı da yüzde 79a geriledi. Buna karşılık ihracat İspanyaya yüzde 15 arttı ve İspanya 117,2 milyon dolarla en fazla konfeksiyon ihracatı yap ılan ülke oldu. İhracat Iraka yüzde 130, Cezayire yüzde 66, arttı. UHKİB Başkanı Şenol Şankaya, ihracatın seyriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.
İhracat birkaç yıldır adeta patinajda. Son gelişmeleri değerlendirir misiniz?
Bizim komşu ülkelerimizde son bir kaç yıldır yaşananlar ihracatımızı maalesef olumsuz yönde etkiliyor. Fakat bizim hazırgiyim ve konfeksiyon sektörümüzün bir şansı, ihracatımızın yüzde 80inin Avrupa Birliği ülkelerine olması...
Orada çok ciddi bir etki görmüyoruz. Fakat tekstilde bir miktar yaşanıyor. İhracatta aslında miktarsal olarak çok ciddi bir düşüş yok. Fakat son 3-4 yıldan bu yana dolar paritesinden dolayı dolarda bir düşüş görünüyor.
Ama Euroye çevirdiğiniz zaman düşüşün o kadar fazla olduğunu görmüyoruz.
Özellikle 2016nın ilk üç ayına bakarsak, tam tersine hazırgiyim ve konfeksiyonda ihracatta bir artış da var. yüzde 18lik bir ihracat artışı var.
Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon artışı Türkiye ortalamasının da üzerinde. Bizim ihracatçımız, sanayicimiz aslında ciddi şekilde esnek bir yapıya sahip.
Muazzam bir müteşebbis ruh var.
Mevcut olumsuzluklara rağmen kendilerine farklı pazarları çok çabuk yaratabiliyor, çok hızlı dönebiliyorlar. Tabi burada ihracat rakalarına belki direkt yansımayan Rusya gerçeği var. Orası çok kötü darbe yedi. Laleli, bavul ticareti, aslında tekstil, kumaş olsun, ev tekstili olsun çok ciddi darbe yedi. Son üç aydır çok olumsuz bir şey yaşanıyor. Ama ben optimistim. Bizim ihracatçımıza, sanayicilerimize güveniyorum. Bir şekilde atlatacağız bunu. Suriye olsun, Irak olsun, inşallah kısa zamanda oralarda da bir düzelme görürsek, tekrar biz aynı ivmeyi yakalarız diye inanıyorum. Tabi bunu kısa vadede göremeyeceğiz. Biraz daha uzun vadede olacak işler.
AB PAZARI HAREKETLENİYOR
AB pazarında son aylarda bir canlanma var mı?
Evet Avrupa pazarında durgunluk yaşanıyor. Ancak bu yıl bir kıpırdama görüyoruz. Avrupa Merkez Bankasının faiz politikası insanları biraz daha tüketmeye teşvik ediyor.
Yani düşük faizle ekonomiyi biraz daha canlandırmak istiyorlar. Benim şahsi düşüncem bu yılın ikinci yarısında bu gelişmeyi biraz daha net hissedeceğiz. Böyle kriz dönemleri aslında biraz Türkiyenin de işine yarıyor.
Çünkü Türkiye hızlı modaya hizmet ediyor. Stoksuz çalışan markalara hızlı mal verebiliyor. Bu da bizim, Türkiyenin o pazardan biraz daha pay alabilmesi için bir fırsat. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz lazım. Avrupanın 2016nın ikinci yarısında toparlanacağını bekliyorum.
Afrika ve Çin Hindistan pazarı?
Afrika çok geniş ve yeni bir pazar. Genelde fakir ülkeler...
Ben orayı daha çok uzun vadede bir pazar olarak görüyorum. Bugün atılan adımlar ileriki yıllarda çok ciddi geri dönüş yapacak. Türkiyenin oralarda yaptığı uygulamalar var.
Bugün için rakamlar tatmin edici değil ama ilerisi için, 5-10 yıl sonra iyi bir pazar olacağını düşünüyorum. Çin ve Hindistan bizim için zor pazarlar.
Çünkü direkt rakiplerimiz..
O pazarlarda yer almak zor. Oraları daha nitelikli, daha özel, belki Türk markalarının konumlanabileceği pazarlar olarak görüyorum. Özellikle Çin zenginleşiyor. Çin pazarını Türk markalarının fırsatı olarak görüyorum.
Hükümetin son teşvik paketi hakkında ne dersiniz?
Tekrar, 6. 5 bölge teşviki bekliyoruz.
Başbakanımızın da dediği gibi kira öder gibi fabrika sahibi olma fırsatı açacaklar.
O, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü için iyi bir fırsat. Yani ben orada bir fırsat görüyorum.
Ekohaber