Türkiye algısı değişti


  • Kayıt: 03.11.2015 14:17:00 Güncelleme: 03.11.2015 14:17:00

Uluslararası finans uzmanları, Türkiye'de genel seçimin ardından politik risklerin azaldığını, uygulanacak reformlarla ekonomik büyüme ivmesinin artabileceğini söylendi.

 

Nomura Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Stratejisi Timothy Ash, "Genel seçimin sonuçları gerçekten inanılmaz. Seçim öncesinde AK Parti'nin tek başına iktidar olma ihtimalini yüzde 10 görüyorduk. Fakat açık bir şekilde yüzde 10 seviyesindeki olasılıklar da gerçekleşebiliyor. Haziran'daki genel seçime dönüp baktığımızda bu seçim sonucu piyasalar için ideal" ifadelerini kullandı.

 

Ash, Türkiye'de 1 Kasım genel seçiminin geride bırakılmasıyla reform sürecinin hızlanabileceğine işaret ederek, "Çözüm süreci yeniden uygulamaya sokulabilir. Önümüzdeki en az 4 yıl boyunca herhangi bir seçim olmayacak, hükümetin üzerindeki baskı azalacak" görüşünü paylaştı.

 

- "Babacan ve Şimşek'in ekonomi takımında nasıl roller alacağı önemli"

 

Kurulacak yeni hükümetin ekonomiden sorumlu bakanlarının piyasalar tarafından yakından izleneceğini belirten Ash, "Ali Babacan ve Mehmet Şimşek'in ekonomi takımında nasıl roller alacağı önemli" dedi.

 

Ash, Türkiye'nin mevcut ekonomik görünümünü de değerlendirerek, "Bence Türkiye'nin sorunları çok büyük değil. Özellikle ekonomik problemler kredibilitesi olan bir ekonomi ekibiyle çözülebilir. Türkiye, ekonomi hikayesini oldukça pozitif bir hatta geri döndürebilir" diye konuştu.

 

- "Moody's yatırım yapılabilir notu teyit edecek"

 

Yeni hükümetin 2011 öncesindeki reformcu ekonomi politikalarına dönmesinin gerekebileceğini anlatan Ash, "Bu seçim sonucu piyasalar açısından pozitif bir sürpriz oldu. Uzun vadede cari açığın da dengelenmesi, enflasyon eğilimleri ve yeni hükümetin oluşturacağı ekonomi politikası önemli olacaktır" ifadesini kullandı.

 

Ash, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in, Türkiye'nin kredi notuna ve görünümüne ilişkin 4 Aralık'ta yapması beklenen değerlendirmesine ilişkin, "Moody's'in herhangi bir değişikliğe gitme olasılığı düşük" öngörüsünde bulundu.

 

- "Yıl sonu lira tahminimizi revize ediyoruz" 

 

UBS'in Londra'daki Gelişen Piyasalar Statejisti Manik Narain ise genel seçim sonucunun piyasalarda pozitif karşılandığını hatırlatarak, "Çoğu yatırımcı Moody's'in, Türkiye'nin notunu aralık ayındaki değerlendirmesinde koruyacağını düşünüyor. Piyasalar seçim sonucunu istikrar olarak yorumluyor. AK Parti'nin, reformlar ve potansiyel olarak çözüm sürecine odaklanabilmesi için artık alanı var" değerlendirmesini yaptı.

 

Yeni ekonomi yönetiminin dış piyasalar tarafından merakla takip edileceğini belirten Narain, şunları kaydetti:

 

"Piyasaların, ekonomi yönetimine ilişkin atamaları yakında izleyeceğini düşünüyorum. Aynı zamanda seçimin ardında Merkez Bankasının nasıl bir duruş sergileyeceğini görmek de ilginç olacak. Seçim sonrasında Türk lirası önemli oranda değer kazandı. Şu anda yıl sonu dolar/TL tahminimizi gözden geçiriyoruz. Ama ben bu yılın sonunda yaklaşık 2,87 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyorum."

 

Narain, uluslararası yatırımcıların Türkiye'yi "yatırım yapılabilir" seviyede gördüğünün altını çizerek, "Çoğu yatırımcı Moody's'in, Türkiye'nin notunu aralık ayındaki değerlendirmesinde koruyacağını düşünüyor" dedi. 

 

- "Artık reformlara odaklanılabilir"

 

Merkezi Londra'da bulunan Capital Economics'in Gelişen Piyasalar Kıdemli Ekonomisti William Jackson da son beş ayda Türkiye'nin politik istikrarsızlık sürecinden geçtiğini anlattı.

 

Jackson, seçimin sonucuna piyasaların olumlu cevap verdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

 

"Son beş aylık dönemde büyüme ve enflasyon cephesinde olumsuz bir görünü vardı. AK Parti'nin yeniden tek başına iktidara gelmesiyle yatırımcılar 2000'li yıllarda elde edilen kredibilitenin yeniden kazanılmasını bekleyecektir. Bu konuda etkileyici bir geçmiş var. Yeni hükümetin reform ajandasını canlandırması ihtimali var. Yeni bir seçim konusunda endişelenmeye gerek olmadığından yeni hükümet artık reformlara odaklanabilir."

 

- "Politik riskler azalıyor"

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından, 1 Kasım genel seçiminin ardından yapılan değerlendirmelerde politik risklerin azaldığı vurgulandı.

 

Moody's'den dün yapılan açıklamada, AK Parti'nin parlamentoda çoğunluğu elde etmesinin kısa vadede politik belirsizliği azalttığı, ülkenin kredi kalitesinin; yeni kurulacak hükümetin ekonomi politikası stratejisinin tasarımına bağlı olacağı dile getirildi.

 

Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR'dan da "Zorlu dış ekonomik ortamda siyasi belirsizlikteki rahatlama, uluslararası finans piyasalarında ciddi bir güven sağlayarak Türkiye için pozitif olabilir" açıklaması yapılmıştı.

 

Türkiye'yi "yatırım yapılabilir" notla değerlendiren Fitch Ratings ise belirsizliğin azalması, reformların uygulanması ve büyümenin desteklenmesinin, Türkiye'nin kredi notu için pozitif olacağını belirtmişti.

 

Uluslararası finans kuruluşlarının ekonomistleri, 1 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin tek başına iktidara gelmesinin, Türkiye ekonomisine kısa vadede pozitif etki yapacağını belirtiyor.

 

1 Kasım seçim sonuçlarının Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin sorularını yanıtlayan Frankfurt Finans ve Yönetim Okulu Ekonomi Profesörü Grigory Vilkov, siyasi istikrarın ekonomiye hemen hemen her zaman olumlu geri bildirim sağladığını söyledi.

 

Vilkov, AK Parti'nin seçimlerde tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşmasının ekonomi açısından önemine dikkati çekerek, "Bu zafer, kesinlikle siyasetteki belirsizliğin çözümünü sağlayacak ve böylece ekonomiye olumlu etki edecek" dedi.

 

-"Seçim sonucu, yabancı yatırımcı güvenini güçlendirecek"

 

Seçimlerde alınan sonucun, yabancı yatırımcı güvenini kesinlikle güçlendireceğini dile getiren Vilkov, şöyle konuştu:

 

"Ülkeler arasında ilişkiler, değişimleri ve belirsizlikleri sevmiyor. AK Parti, kayıtlı seçmenin yüzde 85'inin katıldığı seçimlerde güveni tekrar geri kazandı. Bu sonuç, hem siyasi hem de iş çevrelerinin hoşuna gidecek bir istikrar göstergesidir. Siyasi istikrarla ekonomide beklentiler tekrar düzelecek 2015 yılında, Türk ekonomisi çok pozitif dinamikler gösterdi, ancak yatırımcılar ve ekonomistler mevcut siyasi türbülans konusunda olukça endişeliydi.

 

Gelecekteki ekonomik büyüme için umutlar siyasi belirsizliğin çözümüne odaklanmıştı. Şimdi ise siyasetin, ekonominin büyümesinde bir beton duvar olarak durmadığını ele aldığımızda, beklentiler yeniden iyi gibi görünüyor."

 

-​ "Ali Babacan ve Mehmet Şimşek gibi liderlerin öncü rol üstleneceğini düşünüyoruz"

 

Commerzbank Gelişen Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Tatha Ghose, yayımladığı bilgi notunda, seçimlerde AK Parti'nin, anayasayı değiştirecek kadar milletvekili çıkaramasa da tekrar tek başına hükümeti kurabilecek bir zafer kazandığının altını çizdi.

 

Piyasaların seçim sonuçlarına ilk etapta pozitif tepki verdiğini anımsatan Ghose, şunları da kaydetti:

 

"Tek partili hükümete dönüş, piyasaların yakında açıklanacak işlevsel bir ekonomik plan ve bütçe beklemesinden dolayı kısa vadede keskin bir toparlanmayı tetikliyor. Türkiye'ye ilişkin ana endişeler, orta vadedeki gelişmeler konusunda olacak.

 

Ali Babacan ve Mehmet Şimşek gibi ılımlı AK Parti liderlerinin ekonomi politikalarında öncü rol üstleneceğini düşünüyoruz. Yakın vadede piyasalar işlevsel bir hükümetin dönüşünü kutlayacak ancak politika müdahaleleri, özellikle de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına politika müdahalelerine ilişkin endişeler ve Türk demokrasisindeki genel kontrol ve denge konusundaki eksiklikler muhtemelen orta vadede tekrar ortaya çıkacak." 

 

- "Türkiye'nin reform odaklı bir hükümete ihtiyacı var" 

 

Berenberg Bank Ekonomisti Wolf-Fabian Hungerland ise ilk bakışta seçim sonuçlarının ekonomi için iyi göründüğünü ve kısa vadeli önemli risklerin büyük bölümünün ortadan kalktığını vurguladı.

 

Türkiye'nin, reform odaklı bir hükümete ve bağımsız bir merkez bankasına ihtiyacı olduğunu savunan Hungerland, Türkiye'de enerji temini ve emeklilik sistemi konusunda büyük reformlar gerçekleştirilmesi gerektiğine de işaret etti.