Hollanda Türk Toplumu Kendi Liderini Arıyor!
Een optimist riskeert verlies, een pessimist verspeelt de kans op winst.
“Bir iyimser kaybetme riskine sahip iken, bir karamsar
Kazanma şansını kaybeder“ Hollanda Türk toplumunun
uzun yılların karamsar ruh halinden kurtulması gerekiyor,
kendine yakışır toplumsal liderlerini bulabilmesi için.
En önemli olması gereken temel dinamikler:
Türk toplumunu, yüzlerce bazende binlercesini
bir arada görmemiz olanaklı. Önemli olan sayıda değil (nicelik)
önemli olan sahip olunan yetki, makam ve toplumsal temsili
güçteki kalitededir (nitelik).
Beraberlik ve birlik..
Uzun yıllar beraberlik ve birliğimizin
olduğunu zannettik. Aslında aynı veya
birbirine yakın değerleri/nitelikleri içeren bir
bütünlüğe sahip bir Hollanda Türk göçmen toplumu olmadı.
Belliki hepimizde bir kader birliği vardı.
Türkiye’den getirilen!
Türkiye’den getirilen ortak değerlerin,
kültürün ve inançlarımızın yanında, kendi iç (input) ve dış (output) farklılıklarımız vardı. Belirleyici olan Hollanda kültürü,(dominant) bireye ve gruplara ya kabül et yada dışarıda kal politikaları son 20 yılda değer buldu.
Türk göçmen toplumunda kriz!
Aslında, bir vücutta ikili değerlere sahip olan toplum,
kendi liderini bulabilmişte değil. Ne aradığını, ne istediğini ve elde olanla yetinmesini
öğrenmeyen bir nesile lider olma, ilgi ve
değer bulmada o kadar kolay değil.
Yeniden konuşmak gerek..
Ayak üstü, yol güzargahında, iftar yemeklerinde
ve toplumun birarada olduĝu düğün ve derneklerde
konuşmak ve belirli bir çözüme giden yolu bulmak
yerine kafalarımızı daha da çok karıştıran bilgi ve
fikir kargaşalığı oluşturmaktan öteye gidemiyoruz.
O Zaman ne gerek?
Düzenli bir şekilde, organizeli ve kordineli bir
“Konuşma grubu/ fikir klüpleri oluşturmak gerek.
Geç kaldığımızı düşünsekte, başlanan bir çalışma hiç bir zaman geç değildir.
Yakın bir zamanda görüşmek dileğimle.
Nejat Mustafa Sucu