Yeni Hükûmetin İslam Politikası Nasıl Şekillenecek?

Hükûmet protokolünde özellikle İslam ya da Müslümanlara yönelik bir politikadan bahsedilmiyor ama yine de Müslümanları ilgilendiren hususlar var. Antisemitizm için daha önce ulusal koordinatör atayan hükûmet...


  • Kayıt: 02.02.2022 22:46:34 Güncelleme: 02.02.2022 22:54:30

Hükûmet protokolünde özellikle İslam ya da Müslümanlara yönelik bir politikadan bahsedilmiyor ama yine de Müslümanları ilgilendiren hususlar var. Antisemitizm için daha önce ulusal koordinatör atayan hükûmet, İslam düşmanlığı son yıllarda oldukça yükselmiş olmasına rağmen bu alanda bir koordinatör atamadı. Koordinatör atamadığı gibi protokolde herhangi bir ödenekten de söz edilmiyor.

Protokolde ayrımcılığa ayrılan bölümde sadece İslam düşmanlığının kabul edilemez olduğu belirtilerek, tabiri caizse Müslüman halkın ağzına bir parmak bal çalınıyor. Bunun yanı sıra istenmeyen dış ülkelerden gelen finans destekleri ile mücadele edileceği beyan ediliyor. Bu mücadelenin nasıl yapılacağı açıkça belirtilmiyor. İstenmeyen yurt dışı finansmanı meselesi ne tuhaftır ki uygulamada sadece İslami kuruluşları kapsıyor. Müslümanlar tarafından bu durum eleştiriliyor ve ayrımcılık olarak nitelendiriliyor. Geçtiğimiz dönemdeki siyasi gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, bu hususun İslami STK’ları etkileyeceği ve ilgilendirdiği aşikârdır.

Bunun yanı sıra 1 Ocak 2022 itibarıyla yürürlüğe giren yasayla birlikte Hollanda’da motorcu kulüpleri, radikal ve antidemokratik örgütlerin kapanmasının önü açıldı. Bu bağlamda antidemokratik ve radikal örgütlerin tanımı ve bu yasa ile söz konusu olabilecek derneklerin tanımının yasada net bir şekilde belirtilmemiş olması tedirginliğe sebebiyet verdi. Bu belirsizliğin aynı zamanda hükûmet protokolünde de devam ettiğini görüyoruz. Hollanda siyasetinde son senelerde “antidemokratik” sıfatıyla net olarak neyin kastedildiği konusu hâlâ belirsizliğini koruyor.

Netice itibarıyla yeni hükûmet hem Müslümanların hem de halkın güvenini tekrar kazanmak zorunda. İ&O Research isimli araştırma şirketinin araştırmasına göre vatandaşların %65’i yeni hükûmete güven duymuyor. Buna ek olarak hükûmet protokolünü gözden geçiren devlet planlama bürosu (CPB) hükûmetin yapacağı fazla harcamalardan dolayı gelecek nesiller için mali yükün önemli ölçüde artacağını belirtti. 9 aylık bir koalisyon kurma sürecinin ardından göreve başlayan “yeni” hükûmetin geride kalan 3 senelik süreçte çok çalışıp vatandaşların güvenini kazanmak adına az zamanda büyük işler başarması gerekiyor.

Perspektif / Kenan Aslan