Hollanda’da 14-15-16 Mart’ta yapılacak seçimler de Den Haag’da yarışacak adaylardan Funda İleri’yi tanıyalım...

Hollanda’da 14-15-16 Mart’ta yapılacak seçimler de Den Haag’da yarışacak adaylardan Funda İleri’yi tanıyalım.
Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ben Funda ILERI (36), Aydınlı bir ailenin ferdi olarak Hollanda'da dünyaya geldim. Sosyal toplumsal sorunlarla etkin olan bir hukukçu olarak ve burada doğmuş yetişmiş bir vatandaş olarak belediye meclis üyeliği için 2022 Mart yerel seçimlerinde Denk partisi adaylığımı koymuş bulunuyorum. Kendimi bildim bileli temsil görevlerini ve faaliyetlerini her daim üstlenmiş ve sürdürmüş olduğum için politikaya geçişim de çok şaşırtıcı olmadı. Eğitim hayatım boyunca her daim pro aktif bir şekilde üniversitede ve fakülte yönetimlerinde görev aldım ve öncülük yaptım. Farklı uluslararası Avukat ve hukuk bürolarında Den haag’ da çalıştım. Bunun yani sıra çeşitli derneklerde insanlarımızın sorunlarıyla birlikte her daim yanlarında bulundum.

Benimle birlikte enerjik ve pozitif duruşuma dayanarak politikaya farklı bir soluk getirebileceğimin inancındayım. Sosyal kişiliğim ve toplumsal yaklaşımımla farklı açılardan görüşlerimle insanlarımıza bir kadın aday olarak faydalı olabileceğime inanıyorum.
Politikaya atılmaya nasıl karar verdiniz?
Sosyal ve hukuksal sorunlar konusunda eğitim almam ve bu yönde sorumluluk sahibi duruşumdan ödün vermeyerek bu zamana kadar sürekli olarak bu konular üzerinde çalışmam Denk partisi içinde dikkat çekmemi sağladı. Aynı zamanda Hollanda’da yetişmem tüm bunlarda çok etkili olmuştur. Eğitim hayatim ve yaşamım boyunca temsil görevlerinde aktif olarak bulunmam ve soruların çözümü konusundaki aktif duruşumla beraber siyasette yer almamda kaçınılmaz oldu. Siyasete atılan bir kadın olarak politikaya farklı çözüm önerileriyle girme arzum Denk partisinin idealleriyle örtüştüğü ve şimdi buradayım en iyi şekilde her görevin üstesinden geleceğime inanıyorum.
Denk partisi’nin duruşu ve azınlıklara Türklere karşı olan kucaklayıcı vizyonu benim Denk partisine gönül vermemi sağladı.
Neden Denk Partisi’nden aday oldunuz?
Son yıllarda Avrupa'da sağ kesimin milliyetçi duruşu bölgede yaşayan azınlıkları hukuksal haklarını ve temel hak ve hürriyetlerini tehlikeye sokmaya başladı bu durum sol partiler tarafından da engellenemedi. Denk partisinin duruşu ve azınlıklara Türklere karşı olan kucaklayıcı vizyonu benim Denk partisine gönül vermemi sağladı. Hollanda da yaşayan Türklerin sesi olmak içinde en uygun partinin Denk partisi olduğuna kanaat getirdim
Diğer partilerden sizi ayıran en önemli faktör nedir?
En önemli konu Hollanda vergi dairesinde skandal hususundaki gerçekleşen çocuk bakımı ödeneği olmuştur. Hollanda'da yaşayan yabancı kökenli vatandaşlarına ayrımcılık yapılarak birçok ebeveynin dolandırıcılıkla suçlanması sonucunda zarara uğratılmıştır ve bu nedenle haksızlık yapıldığı tespit edilmiştir, çünkü daha sonra bunun söz konusu olmadığı partimizin öncülüğünde ortaya çıkmıştır. Hatta hükümeti düşüren olay olmuştur.
Kabul gören önerilerden birkaç tanesini de sayabilirim. Geçtiğimiz süreçte ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı ulusal koordinasyon yerleşmesini sağlamıştır Denk partisi, koordinatörü daha önce Den haag belediyesinde görev yapmış olan sayın Rabin Baldewsingh olmuştur.
Onun yani sıra geçtiğimiz günlerde milletvekilimiz aynı zamanda parti başkanımız olan Farid Azarkan ni kabul gören önerilerden bir tanesi mecliste sistemli şekilde ırkçılık ve toplumda ayırımcılığa karşı mücadele konusunun elle alınması sağlanması büyük bir başarı niteliğindedir.
Denk partisi ile birlikte gençlerin geleceğine sahip çıkabileceğimize inanıyorum.
Seçilirseniz neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Avrupa'nın genelinde olduğu gibi Hollanda'da son dönemde yabancı karşıtlığı tırmanışa geçti. Yabancı uyruklu Hollanda vatandaşlarının ötekileştirme ve ayrımcılık tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktayız. Göçmenler ve kadınlar başta olmak üzere ayrımcılığa maruz kalan tüm kesimlerin sesi ve umudu olmak için çalışma yürütüyoruz. Bunun yolunun da daha fazla sayıda kadının siyasi arenada yer almasından geçtiğine inanıyoruz. Hollanda'da yaşayan göçmen kadınlar, yabancı düşmanlığının yanı sıra cinsiyetlerinden dolayı da çeşitli olumsuzluklar yaşıyorlar. Bu durum da çifte bir ayrımcılığa yol açmaktadır. Denk partisi ile bu konuda fikirlerimiz ortak noktada buluşmaya başladı, özelikle kadın sosyal sorumluluk projeleri benimle birlikte hedefimiz olacaktır. Önümüzdeki süreçte kadınları temsil noktasında sosyal olarak ve hukuksal olarak sürekli destekleyeceğimi bildirmek istiyorum.
Bilindiği üzere Türk toplumu Den haag kentinde en büyük azınlık konumunda. Yarım asır geçmesine rağmen halen daha çözülmemiş sorunlar var. Bu sorunların çözümü için buradayım. Sadece kadınların değil gençlerimizin eğitim süreçlerini de yakından takip ediyorum. Göreve geldiğimde ana hedeflerimden biriside Avrupa'da gençlerimizin sorunlarına da el atmak olacak. Özelikle nitelikli ve güzel eğitimi hak eden gençlerimizin gelecek konusunda ne kadar duyarlı olmamız gerektiğini bize gösteriyor. Bu yüzden siyaset noktasında bu gençlerimizin desteklemeliyiz farklı alanlarda başarılı olmaları için. Denk partisiyle ile birlikte Hollanda'da yetişen iki toplumunun özeliklerini yansıtan gençlerimizin sorunlarını daha çok çözmek için çalışacağız ve Denk partisi ile birlikte gençlerin geleceğine sahip çıkabileceğimize inanıyorum.
Son olarak eklemek istediğiniz bir husus var mı?
Gelin Denk ile birlikte çocuklarımıza ve yarınlarımızın yasam şartlarına bugünden birlikte sahip çıkalım. Demokratik haklarımızdan faydalanarak mutlaka sandık başına gidip sesimizi duyurmamız gerekiyor. Unutmayın sesimiz geleceğimiz olacaktır.