Hollanda bir yerel seçimleri daha geride bıraktı. Resmi olmayan sonuçlara göre yerel partiler beklenildiği gibi bu seçimlerde tekrar oylarını yükseltilerini görüyoruz...
ALİ OSMAN BİÇEN: „STABİL BÜYÜME, YAN GELİP YATIP SERMAYEDEN TÜKETMEK Mİ?"
Hollanda bir yerel seçimleri daha geride bıraktı. Resmi olmayan sonuçlara göre yerel partiler beklenildiği gibi bu seçimlerde tekrar oylarını yükseltilerini görüyoruz. Ülkesel partilerin halkın yerel sorunlarından uzak olmaları seçmenler tarafından, ‘Bana ve benim sorunlarıma uzak durana bende uzak dururum‘ mesajı verdi.
Her seçimlerde olduğu gibi bu yerel seçimlerdede yerel ve ülkesel partilerin listesinden birçok Türk kökenli adaylarda meclis üyeliği için seçimlerde yer aldılar. Listelerin çok düşük yerlerine yerleştirilen adayların tercihli oylar ile ancak seçilme imkanlarının olduğu yarışta bakalım hangi adayların tercihli olarak belediye meclislerine gireceğini birlikte takip edeceğiz.
Çoğunluğunu yabancıların oluşturduğu DENK partisi ise ilk defa 2018 yılında toplam 14 belediyede seçime katılarak bunların 13 ünde sandalye kazanmayı başarmışlardı. Sadece Alkmaar şehrinde yeterli oyu elde edememişlerdi. DENK için bu seçim çıtayı yükseltmek olacaktı ve ilk seçimlerden sonra ikinci seçim 2022'de 20 belediye de seçimlere katılma kararı alan DENK bu belediyelerin 15 inde temsilci çıkarırken 5 inde seçimlerde sandalye çıkaramamış oldu.
İlginç olan ise; Partinin resmi sayfasından paylaşılan haberdi: bu paylaşımda DENK partisinin stabil büyüdüğü ve 13 belediye de temsilden 15 belediyede temsile yükseldiklerini ve 22 sandalyeden 26 sandalyeye yükseldiklerini bir başarı olarak kamu oyuna paylaşmaları toplumun makul hatta partinin üyeleri tarafından eleştirileri beraberinde getirmiş oldu. Bazı belediyelerde parti yönetimimin yanlış tercihleri sonucunda toplumun ve tabanın sevdiği adayların tasfiye edilmeleri seçim sonuçlarına hemen yansıdığını görmüş olduk; Venendaal şehrini bunlardan en bariz bir örnek olarak gösterebiliriz. Şimdi akla gelen soru ise şu? Başarının kriteri nedir? Bir önceki seçime 14 belediyede girip 13 ünü kazanıp sadece 1 inde kayıp etmek mi? Yoksa 20 belediyede seçime katılıp 15 ini kazanıp 5 inde kaybolmak mi? Kısacası 14 de 1 kayıp etmek mi, yoksa 20’de 5 kayıp etmek mi başarı?
Haarlem,Nijmegen, Lelystad, Apeldoorn ve Venendaal gibi yabancıların çoğunluklu olduğu yerlerde meclis dışı kalmıssın, Amsterdam, Utrecht gibi şehirlerde kayıp etmişsin, Schiedam da herşeyini harca ama birinci parti olamamışsın. Buna da parti yönetimi ‘Stabil büyüme’ diyerek kamu oyuna paylaşmaktan gurur duyuyor. Bunun adi ‘Stabil büyüme değil, olsa olsa yan gelip yatıp mevcut sermayeden tüketmek denir’.
Görünen o ki DENK partisi stabil bir şekilde büyümek yerine, hızlı bir şekilde toplumun tabanından uzaklaşıyor. Parti içinde demokrasi tartışmalarının, eleştiriye tahammülsüzlüklerin sonucunda birçok şehirde tartışmaların odağında yapılan bu yerel seçimlerde bence bu bile DENK adına iyi bir sonuç. Şayet bunlardan ders alıp parti içi demokrasiyi ve hak edenlerin hak ettiği yerlerde yer almaması durumunda bu ‘Stabil çöküş’ devam edecek gibi gözüküyor.
Hollanda siyasetinde iki şapkalı olmak her zaman bir sorundur. Hele bir siyasi parti içinde iseniz buna özen ve itina göstermeli herkes. Geçmişte hem milletvekili koltuğunda oturup hem de parti yönetiminde bulunan kişiyi nasıl eleştirildiğini ve sonuçta bir partinin dağılma surecine ve kadar gittiğini hep birlikte şahit olduk. Partinin üst yönetimi adil ve eşit tavır sergilemeli ki toplum ve onları temsil etmeye aday olanlar hayal kırıklıkları ile karşılaşmasınlar.
Özellikle bu seçimlere bir tarafsız kişi olarak baktığımda DENK yönetimi birçok belediyede adil eşit destek vermedi temsilcilerine. Bazı belediyelere her türlü maddi ve kampanya, medya desteği verilirken; bazı belediyelerde aday olan çok değerli samimi adaylar için ise; “Saldım çayıra Mevlam kayıra…” misali kaderlerine terk edildiklerini gözlemledim.
Bazı belediyelerde kampanya yapan adaylara verilen kampanya araç gereçlerinde bile bir adalet eşitlik görünmüyordu; Ne yapsın o benim samimi kardeşim, “Mevrouw: mag ik u een tas aanbieden?” derken boynunu büküyordu. Zira o çantanın içi boştu. Adayın dünyası büyük ama çantası boştu. Schiedam şehrini birinci yapacağım uğruna bütün sermayeni ve medya gücünü buraya harcarsan tabii ki neticede bu kadar olabilirdi.
DENK önümüzdeki ilk seçimlere kadar yönetim anlamında doğru adımları atması gerekir. DENK ‘Anders’ derken kendi değerleri ve kuruluş felsefesini değiştirmemeli. Sisteme karşı konumdan, sistemin kontrolüne girmemeli. Aksi takdirde tabanında ki seçmenlerin sandığa gitmek için hiçbir gerekçe ve heyecanları olmayacaktır.
Ali Osman Bicen