Tilburg’da yaşayan çifte vatandaşı Erhan Yozgat’ın Sosyal Hizmetler Kurumu ile İş ve İşçi Bulma Kurumu’na girmesi yasaklandı. İadeli taahhütlü bir mektupla kendisine bildirilen kararda, bina içerisinde yapılan görüşme esnasında kabul edilemez davranışlarda bulunduğu gerekçe gösterildi. Ayrıca Sosyal Hizmetler Kurumu, kendisine bağlanması öngörülen Sosyal Ödeneğini de bağlamaktan vazgeçtiğini bildirdi. Üç aydır ödeneği kesilen Yozgat ailesi parasız kaldı. Erhan Yozgat ile görüşmeleri gerektiğinde randevuları polis bürosunda yapıyorlar.
Erhan Yozgat’ın Zor Anları
MAAŞI KESİLDİ EVİNİ SATMAK ZORUNDA KALDI
Tilburg’da yaşayan çifte vatandaşı Erhan Yozgat’ın Sosyal Hizmetler Kurumu ile İş ve İşçi Bulma Kurumu’na girmesi yasaklandı. İadeli taahhütlü bir mektupla kendisine bildirilen kararda, bina içerisinde yapılan görüşme esnasında kabul edilemez davranışlarda bulunduğu gerekçe gösterildi. Ayrıca Sosyal Hizmetler Kurumu, kendisine bağlanması öngörülen Sosyal Ödeneğini de bağlamaktan vazgeçtiğini bildirdi. Üç aydır ödeneği kesilen Yozgat ailesi parasız kaldı. Erhan Yozgat ile görüşmeleri gerektiğinde randevuları polis bürosunda yapıyorlar.
1974 yılında yedi yaşında iken aile birleşimi yoluyla Hollanda’ya gelen Erhan Yozgat (45), 1987’de Dudu Yozgat (44) ile bir evlilik yapmış. Aralıksız 23 bilfiil Fujifilm’de çalıştıktan sonra 2010 yılında ekonomik kriz nedeniyle yapılan 114 kişilik toplu işçi çıkarımlarında işsiz kalmış. Bu evlilikten iki de çocukları olmuş. Timur (24) ve İsmail (24). Ailesinden ayrı yaşayan Timur, Den Bosch’da ROC meslek okulunun ICT bölümünün son sınıfında okuyor. Ağır engelli olan İsmail ise, evde ailesiyle birlikte yaşıyor.
Sosyal hizmetler kurumu çoğu kez ‘sosyal’ yanını unutuyor
29 Şubat 2012’de İşsizlik Ödeneğinin bittiğini anlatan Erhan Yozgat: ‘‘15 Şubat 2012’de Sosyal Ödenek almak için internet üzerinden Sosyal Hizmetler Kurumu’na yazıldım. Yaptığım başvuruyu konuşmak üzere hepimizi büroya çağırdılar. Konuşma esnasında İsmail’in bakımı ile onun bakımı için yapılan ödenen paranın bizim alacağımız Sosyal Ödenek için sorun olduğunu söylediler. Büyük oğlum Timur’un kardeşinin bakımını üstlenmesini ve bakım parasını almasını uygun görmediklerini ve anne baba olarak İsmal’in bakımını bizim üstlenmemizi ve Sosyal Ödenek yerine İsmail’e ödenen bakım parasını bizim almamızı söylediler. Bir diğer problem olarak ta, bize hiç gelmeyen bir mektupla benim ‘Tilburg Actief’ Bürosuna giderek yeniden iş arama/bulma projesine katılmamı istediklerini ancak benim gitmediğimi ileri sürdüler.’’
‘’Kendimin bir psikolog gözetiminde olduğumu ve İsmail’e bakabilecek durumda olmadığımı eşimin de ellerinde damar tıkanıklığı ve dizlerinden menüsküs olmak üzere iki ağır ameliyat geçirdiğini onun da oğlumuza bakamadığı için İsmail’in bakımını abisi Timur’un üstlendiğini söyledim. Tüm bu anlattıklarımızı dinlemek ve de hakkımız olan Sosyal Ödeneğimizi bağlamak yerine bize para cezası uygulamayı uygun gördüler. Çoğu zaman olduğu gibi Sosyal Hizmetler Kurumu’nun ‘sosyal’ yanını unuttuğu için orada aramızda nahoş durumlar meydana geldi’’.
Aile hayatımız karardı
Her halinden aşırı şekilde duygulandığı belli olan Erhan Yozgat, kurumun kendisine yönelttiği hemen bütün suçlamaları reddediyor. Kendisine yöneltilen abartılı suçlamaların hem kendisinin hem de ailesinin hayatını kararttığını söyledi. Erhan Yozgat, ‘‘Tüm olanları bizimle birlikte yaşamaya mecbur kalan oğlumuz İsmail tamamen içine kapandı. Hastalığına rağmen güler yüzlü şen birisiydi. Şimdi elini kulağına koyup derin düşüncelere dalıp gidiyor. Bu ortamdan uzaklaşması için kendisini hafta içi beş gün sabah saat 09’dan 16:00’ya kadar günlük faaliyetlere katılması için özürlü çocukların gittiği Ac De Vleugel bakım yerine gönderiyoruz. Geriye kalan zamanlarda evde bizimle kalıyor ve bakımını abisi Timur yapıyor’’.
Yaşananlar karşısında son derece üzgün olan anne Dudu Yozgat ise, İsmail’in 43 derecede ateşli bir hastalık geçirdikten sonra sakat kaldığını anlattı. Anne Yozgat şunları söyledi: ‘‘İsmail hastalandığında ev doktoruna götürdük. Orada bize bir fitil verip eve gönderdi. Geçmeyince hastaneye havale etti. 1994 yılından 2000 yılına kadar Hollanda, Belçika, Almanya ve Türkiye’de götürmediğimiz yer kalmadı. En sonunda bize İsmail ateşli bir hastalık sonunda beyinde hasar oluşmuş olduğunu ve tedavisinde geç kalındığını ve yapılacak bir şey kalmadığını söylediler’’.
Belediye evi özel ihtiyaçlara uygun hale getirmeyi reddetti
1999 yılında İsmail için belediyeye müracaat edip evin özel ihtiyaçlara uygun hale getirilmesini istediğini anlatan Erhan Yozgat: ‘‘Belediye müracaatımı kabul etti ancak o tarihte oturduğumuz kiralık ev küçük olduğu için büyük bir eve taşınıncaya kadar projeyi ertelememizi önerdiler, bende kabul ettim. Beklediğimiz büyük evin verilmesi uzayınca, bu arada Fujifilm’de işimde iyi, ben de gidip bir ev satın aldım. Yeniden belediyeye müracaat ettiğimde mallık ev aldığım için artık bize yardımcı olamayacaklarını söylediler. Neden olarak ta evin değerinin artacağını ve sonuçta haksız bir kazanç olacağını ifade ettiler. Bu arada ben birikmiş paramdan € 35.000 evin tadilatına harcamıştım. Bana önceden bilgi vermiş olsalardı bende ev almaz, harcama yapmazdım.’’
Gelirime el konuldu
Erhan Yozgat konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘‘Belediye ile aramızdaki mücadele Molkenboer & Van der Kolk Advocaten bürosundan bulduğum avukatım ve özürlülere yardım eden MEE Vakfı yardımıyla 2006 yılına kadar sürdü. Tüm mahkemeleri bana kaybettirdiler. Belediye beni evimi sattırmaya zorladı. € 190.000 değerindeki evimi € 140.000 ya satmak zorunda kaldım. Borçlarımın tek bir yerde toplanması için beni ‘Schuldsanering’ dedikleri büroya bağladılar. Bu arada borcum € 170.000 ya çıktı. Tüm gelirime ‘Stichting Blut’ denilen Vakıf el koydu. Bize sadece € 75 haftalık harçlık verdiler. Bir buçuk yıl bu harçlıkla yaşadık. Bizi yeniden mahkemeye çağırdılar ve bize bir tasfiye memuru tayin ettiler ve bizi işlemleri kayyuma devrettiler. Ancak bizimle görüşen, konuşan, danışan kimse yok. Sadece alacaklılar kapıma haciz memuru gönderiyorlar. Benim tahminime göre bloke edilen hesabımda €15.000 ila € 20.000 paramızın birikmiş olmasını gerekiyor ancak paranın akıbetini bilmiyoruz. Hatta, vergi dairesinden gelen € 1.800 kira yardımına bile el koydular.’’
Üç aydan beri parasız kaldık
Erhan Yozgat sözlerini şöyle tamamladı: ‘‘Üç aydır ödenek alamıyorum. Bir defa avans verdiler onu da geri istiyorlar. Bir aylık birikmiş kira borcum € 654, gaz-elektrik € 200, hastalık sigortası € 300 vs. Yani toplam € 1.200 her ay sabit giderim var. Hepsi duruyor. Sadece İsmail’in ‘Wajong’ denilen sakatlık ödeneğiyle yaşıyoruz. İçine düştüğümüz sorunlar karşısında çaresiz kaldığım için kamuoyuna duyurmak istedim’’.
TILBURG / FUAT ASLAN