Doğu Türkistan, İkinci Endülüs Olmasın
Avrupa Doğu Türkistan Maarif Vakfı, geleneksel iftar programını kendi binasında yoğun bir katılımla gerçekleştirdi. Programda, Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin baskıcı politikaları gündeme getirildi.

Geniş Katılım ve Dualarla Başlayan Program
İftar programına, IGMG Genel Merkez Teşkilatlanma Başkanı Özcan Kuri, IGMG Kuzey Hollanda Başkanı Mustafa Hamurcu, IGMG Güney Hollanda Başkanı Mustafa Aktalan, HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu, Denk Partisi Başkanı Stephan van Baarle, UID Hollanda Başkanı Ertuğrul Kurt, TOVER başkanı Durmuş Doğan ile birlikte çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, iş insanı ve davetli katıldı.

Kur’an tilavetiyle başlayan programda, dualar başta Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın dört bir yanında zulüm gören Müslüman halklar için yapıldı.
Açılış konuşmasını yapan Avrupa Doğu Türkistan Maarif Vakfı Başkanı Abdulqasım Abdulaziz, yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek dayanışma mesajı verdi.

Ardından UID Hollanda Başkanı Ertuğrul Kurt söz alarak Doğu Türkistanlıların yanlarında olduklarını vurguladı. Denk Partisi Başkanı Stephan van Baarle ise konuşmasında, partilerinin her zaman Doğu Türkistanlıların yanında olduğunu ifade etti.
"Doğu Türkistan İkinci Endülüs Olmasın"
Ulemalar Birliği Başkanı, yaptığı konuşmada Doğu Türkistan’daki zulme dikkat çekerek, Müslüman Endülüs’ün tarih sahnesinden silinişine atıfta bulundu.
“Doğu Türkistan’da yaşananlar, tarihte unuttuğumuz Endülüs’ü hatırlatıyor. Bin yıldan fazla süredir ezanın susmadığı bu topraklarda bugün ezan okunmuyor, namaz kılınmıyor ve oruç tutulmuyor. Kaşgarlı Mahmut ve Yusuf Has Hacib’in memleketinde Türk-İslam gelenekleri neredeyse yok olma noktasına geldi.”

Başkan, Müslümanların maruz kaldığı baskı ve zulmün boyutlarını anlatarak şunları söyledi:
“İnsanlar, oruç tutmadıklarını ispatlamak için ailece yemek yedikleri videoları yetkililere göndermek zorunda bırakılıyor. Aksi halde, oruç tutanlar toplama kamplarına gönderilmekle tehdit ediliyor.”
“İslam Dünyası Sessiz”
Başkan, Çin’in siyasi ve ekonomik gücünün Müslüman dünyasında sessizlik yarattığını belirterek, Orta Asya’da da Çin’in artan etkisine dikkat çekti:
“Çin, sadece Doğu Türkistan’da değil, Orta Asya’da da hâkimiyet kurmuş durumda. Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi ülkeler, ekonomik bağımlılıkla Çin’in etkisi altına giriyor. Üç gün önce Özbekistan’da yapılan protestolar, bu tahakküme bir tepkiydi. Ancak genel olarak İslam dünyası sessiz kalıyor.”

“Aydınlar ve Alimler Sistematik Olarak Yok Ediliyor”
Başkan, Çin yönetiminin Doğu Türkistanlı aydın ve alimleri sistematik olarak hedef aldığını dile getirdi:
“2017’den bu yana, binlerce aydın ve alim ya şehit edildi ya da hapsedildi. İslami eğitim kurumları kapatıldı, Kur’an-ı Kerim’i Uygurcaya tercüme eden âlimler bile yok edildi. Bu zulüm karşısında sessiz kalmak büyük bir vebaldir.”

Türkiye’den Destek Mesajı
Türkiye adına yapılan konuşmada, Türk devletinin ve teşkilatlarının Doğu Türkistan davasına katkısına vurgu yapıldı. Konuşmacı, Türkiye’nin her zaman Doğu Türkistanlıların yanında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu aşamaya kadar gelebilmemizde Türk kardeşlerimizin ve devletimizin katkısını her yönüyle hissettik. Doğu Türkistanlılara sadece maddi olarak değil, teşkilatlanma ve örgütlenme noktasında da destek olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bu desteğin artarak süreceğini kalpten arzu ediyorum.”

“Endülüs’ün Sessizliğini Yaşatmayalım”
Konuşmaların ardından yapılan dua ve iftarla program sona erdi. Doğu Türkistanlıların yaşadığı zulmün dünya gündemine taşınması ve sessizliğin bozulması çağrısında bulunan konuşmacılar, Ramazan’ın bereketi ve dayanışma ruhuyla kardeşlik bağlarının güçlenmesi temennisinde bulundular.

Hollanda- Zeist / Tarık OKAN