IOT’tan Koalisyon Anlaşmasına Sert Eleştiri: “Göçmenler İçin Kötü Haber
IOT (Türkler İçin Danışma Kurulu), 4 Şubat 2026 tarihli basın bülteninde Hollanda’da kurulması beklenen yeni hükümetin koalisyon anlaşmasına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Açıklamada, anlaşmanın özellikle göçmenler ve dar gelirli kesimler açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı savunuldu.
Temsilciler Meclisi’nin hükümeti kurma görevini Rob Jetten’e vermesinin ardından ülkede ilk etapta bir rahatlama havası oluştuğu belirtilen bildiride, yıllar süren aşırı sağ yönetimlerin ardından daha yetkin bakanlardan oluşan ciddi bir kabine beklentisinin güçlendiği ifade edildi. Ancak yayımlanan koalisyon anlaşmasının içeriği, farklı kesimlerden tepki topladı.
Konut, eğitim ve savunma alanlarına ayrılan yatırımlar genel olarak olumlu karşılanırken, finansman yöntemleri tartışma konusu oldu. Anlaşmaya göre 2033 yılından sonra AOW emeklilik yaşının daha hızlı yükseltileceği, işsizlik ve iş göremezlik ödeneklerinde önemli kesintilere gidileceği ve işsizlik maaşı süresinin iki yıla düşürüleceği bildirildi. Sağlıkta kişisel katkı payının ise 385 avrodan 460 avroya çıkarılacağı vurgulandı.
IOT açıklamasında, koalisyon anlaşması yayımlanmadan önce bankaların üst düzey yöneticilerine yeniden yüksek prim ödenmesine izin verilmesini de eleştirdi. Hollanda’nın servet eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen metinde, yeni kabinenin bu eşitsizliği azaltmaya yönelik somut bir adım içermediği savunuldu.
Bültende, göçmenlerin ortalamaya göre daha yüksek işsizlik riski ve daha kötü sağlık koşullarıyla karşı karşıya olduğuna işaret edilerek, anlaşmanın bu kesimler açısından “kötü haber” niteliği taşıdığı belirtildi. Göçmen ailelerin ülkede yeterince uzun süredir bulunmadıkları için servet biriktiremediği, bu nedenle servetlerin korunmasına yönelik politikaların kendilerine fayda sağlamadığı ifade edildi.
Koalisyon anlaşmasında ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin bazı maddeler de yer aldı. Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Koordinatörlüğü’nün yasal güvence altına alınması, ülke genelinde yerel büroları olan bir ayrımcılık karşıtı hizmet kurulması ve profesyonel futbol kulüplerine ırkçılıkla mücadele planı hazırlama zorunluluğu getirilmesi olumlu gelişmeler arasında sıralandı. Ancak IOT, bu adımların ırkçılıkla mücadelede yetersiz kalacağını savundu. Açıklamada ayrıca, anlaşmanın diğer bölümlerinde göçmenlerin ve köken ülkelerinin entegrasyon sorunlarının başlıca sorumlusu gibi gösterildiği, entegrasyonun karşılıklı bir süreç olduğu anlayışının eksik bırakıldığı öne sürüldü.
Yeni kurulması beklenen Jetten kabinesinin Temsilciler Meclisi’nde 150 sandalyenin 66’sına, Senato’da ise 75 sandalyenin 22’sine sahip olacağı hatırlatılan bildiride, hükümetin planlarını hayata geçirebilmek için muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyacağı belirtildi. IOT, göçmen örgütlerinin de bu süreçte etkili rol oynayabileceğini vurguladı.
Kuruluş, daha önce siyasi partilere sunduğu memorandumdaki ilkeler doğrultusunda eşitlik ve saygıya dayalı kapsayıcı bir toplum hedeflediklerini duyurdu. Açıklamada; kamu kurumlarında eşit muamele, ayrımcılık ve İslam karşıtlığıyla mücadelenin güçlendirilmesi, sağlık hizmetlerinin göçmen aileler için daha erişilebilir hale getirilmesi, eğitimde fırsat eşitliği, sosyal güvence, kadın haklarının korunması, toplumsal uyumun desteklenmesi ve ana dilde eğitime destek gibi başlıklar öne çıkarıldı.
IOT son olarak topluluk üyelerine yeni kabinenin oluşum sürecini yakından izleme ve gerektiğinde Türk sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve siyasi partiler içinde daha adil politikalar için aktif çaba gösterme çağrısında bulundu.