Hollanda’da Senato “Acil Mülteciler Yasası”nı reddetti


  • Kayıt: 23.04.2026 09:36:01 Güncelleme: 23.04.2026 09:39:00

Hollanda’da Senato “Acil Mülteciler Yasası”nı reddetti

AMSTERDAM – Hollanda’da göç ve mülteci politikalarına ilişkin tartışmalar sürerken, Senato’dan dikkat çeken bir karar çıktı. “Acil Mülteciler Yasası” (De Asielnoodmaatregelenwet), 21 Nisan 2026’da yapılan oylamada reddedildi.

75 üyeli Senato’da 38 senatörün “hayır” oyu verdiği yasa, ülke demokrasisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Göç karşıtı politikalarıyla bilinen PVV’nin desteklediği tasarı, parti içinde dahi “yeterince sert olmadığı” gerekçesiyle eleştirilmişti.

Göç tartışması derinleşiyor
Hollanda’da son yıllarda göç politikaları daha da sertleşirken, bu alandaki her yeni düzenleme toplumda geniş yankı uyandırıyor. Uzmanlara göre, reddedilen yasa yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj niteliği taşıyor.

Belgesiz göçmenler: Görünmeyen bir gerçeklik
Ülkede resmi kayıtlara göre sayıları net olarak bilinmeyen, ancak 30 bin ile 50 bin arasında olduğu tahmin edilen belgesiz göçmenler yaşam mücadelesi veriyor.

“Het Landelijk Ongedocumenteerden Steunpunt” gibi kuruluşlar, bu kişilerin barınma, sağlık, eğitim ve temel ihtiyaçlara erişim hakkı olduğunu vurguluyor.

Belediyeler destek vermeyi sürdürüyor
Merkezi hükümetin 2025 yılında “bed-bad-brood” (yatak-banyo-yemek) uygulamasına ayrılan bütçeyi kesmesine rağmen bazı belediyeler geri adım atmadı.

Amsterdam, Utrecht, Eindhoven ve Groningen belediyeleri, reddedilen iltica başvurularına rağmen şehirde kalan göçmenlere kendi bütçeleriyle destek sağlamaya devam ediyor.

Koppelingswet sonrası zorlaşan yaşam
2003 yılında yürürlüğe giren “Koppelingswet” ile kamu kurumları arasında veri paylaşımı başlatıldı. Bu düzenleme, oturum izni olmayan kişilerin sosyal haklara erişimini büyük ölçüde kısıtladı.

Uzmanlar, bu tarihten sonra kaçak çalışmanın daha güvencesiz ve görünmez hale geldiğine dikkat çekiyor.

Tarihsel arka plan: Kaçak işçilik yeni değil
Hollanda’da kaçak işçilik olgusu yeni değil. 16. yüzyılda Fransa’daki mezhep savaşlarından kaçan Huguenotlar, ülkeye sığınan ilk büyük gruplardan biri oldu.

Türk göçmenlerin kaçak işçilik geçmişi ise 1960’lı yıllara uzanıyor. O dönem Avrupa’daki iş gücü açığı, birçok kişinin zamanla yasal statü kazanmasını sağladı.

Af yasaları herkesi kapsamadı
1975’te çıkarılan Genel İşçi Affı ve sonraki düzenlemeler, birçok göçmene oturum hakkı tanıdı. Ancak 2007’de yürürlüğe giren ve 26 bin mülteciyi kapsayan “Pardon Regeling”, kaçak işçileri kapsam dışında bıraktı.

Bu durum, yıllarca çalışarak ekonomiye katkı sunan kesimler arasında tartışma yarattı.

Uzmanlara göre kalıcı çözüm şart
Uzmanlar, kaçak göçmenlerin sorunlarının geçici önlemlerle çözülemeyeceğini vurguluyor.

Çalışma hayatında yer alan, vergi ödeyen ve topluma entegre olan bu kişilere yönelik daha kapsayıcı politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

“Hepimiz o durumda olabilirdik”
Konuya dikkat çeken gözlemciler, göçmenlik gerçeğinin evrensel olduğuna işaret ediyor. Bugün sosyal haklardan yararlanan bireylerin de farklı koşullarda benzer bir yaşam mücadelesi verebileceği hatırlatılıyor.


Hollanda’da göç politikalarına ilişkin tartışmalar sürerken, Senato’nun son kararı yeni bir sürecin kapısını araladı.

Kaçak işçiler ve mültecilerle ilgili düzenlemelerin geleceği ise hem siyasi hem de toplumsal dengeler açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Nejat SUCU