Hollanda’da İnanç Profili Değişiyor: Belirli Bir Dini Gruba Ait Olmayanların Oranı %58’e Ulaştı


  • Kayıt: 19.05.2026 19:11:42 Güncelleme: 19.05.2026 20:09:07

Hollanda’da İnanç Profili Değişiyor: Belirli Bir Dini Gruba Ait Olmayanların Oranı %58’e Ulaştı

Hollanda’da son yıllarda din, inanç ve ibadethanelere olan bağlılıkta tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Yapılan araştırmalar ve güncel veriler, ülkede herhangi bir dini inanç grubuna ait olmadığını beyan edenlerin oranının %58’e yükseldiğini ortaya koydu. 1849 yılında nüfusunun tamamı bir dine bağlı olan ülkede, sosyal devlet yapısının gelişmesi ve sekülerleşmeyle birlikte kiliseler hızla üye kaybediyor.

Kiliseler Kapanıyor, Bazı Binalar Camiye Dönüşüyor

Son 50 yıllık süreçte Katolik kiliselerine bağlı olanların oranı %18’e, Protestan kiliselerine bağlı olanların oranı ise %13’e geriledi. Cemaat yetersizliği ve yüksek bakım maliyetleri nedeniyle 2000’den fazla kilise binası satılarak farklı amaçlarla kullanıma sunuldu. Enschede, Arnhem, Rotterdam, Groningen ve Amsterdam’daki (HDV Fatih Camii) bazı kilise binaları, Hollanda Diyanet Vakfı tarafından camiye dönüştürülerek ibadete açıldı. Hollanda genelinde Müslümanların ibadet edebileceği aktif mescit, cami, vakıf ve dernek sayısı ise 450’ye ulaştı.

Müslüman Nüfusta Göç Etkisi ve Pandemi Sonrası Düşüş

1960’larda başlayan iş gücü göçü ve son yıllarda Suriye, Irak, İran, Afganistan gibi ülkelerden gelen sığınmacı akınlarıyla birlikte Hollanda’daki Müslüman nüfusu artış gösterdi. 2024 yılında mülteci göçleriyle %7’ye kadar yükselen Müslüman nüfus oranı, 2025 yılı verilerine göre ibadethane bazında %1'lik bir azalma kaydetti.

Bununla birlikte, 2020-2022 yılları arasındaki Korona pandemisi dönemi ibadethane ziyaretlerini olumsuz etkiledi. Pandemi sürecinde yaşanan sosyo-ekonomik değişimler ve izolasyon nedeniyle hem kilise hem de cami ziyaretlerinde %25’e varan düşüşler yaşandı.

"İnançsızlık" Değil, "Bireysel İnanç" Ön Planda

Uzmanlar, belirli bir dini gruba bağlı olmayan %58’lik kesimin tamamının ateist olarak nitelendirilemeyeceğini belirtiyor. Günümüzde hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar arasında kurumsal dini yapılara, din adamlarına veya ibadethanelere gitmeden inancını bireysel olarak yaşamayı tercih eden seküler bir yapının oluştuğu vurgulanıyor. Hollanda genelinde cami ve derneklere resmi üyeliği bulunan Türk ve Faslı göçmenlerin oranı %10 civarında kalırken, düzenli vakit namazlarına katılım oranı %20-25 arasında seyrediyor. Cemaat yoğunluğu ise en çok Cuma, Pazar ve Bayram namazlarında gözlemleniyor.

Karma Evlilikler ve Kimlik Tartışmaları

Hollanda’da yetişen 4. ve 5. nesil genç nesil arasında, farklı etnik ve dini kökenlerden gelen kişilerle yapılan evliliklerde büyük bir artış yaşanıyor. Geçmişte Katolik ve Protestan mezhepleri arasında bile evliliklere sıcak bakılmazken, günümüz genç nesli evlilik ve birliktelik kararlarını dini kurallara göre değil, mantık ve yaşam sözleşmesi temelinde şekillendiriyor. Bu durumun yeni nesillerde asimilasyon ve "Ben kimim?" (Wie ben ik?) sorusuyla şekillenen bir kimlik krizini beraberinde getirebileceği belirtiliyor. Kültürel kimliğin ve inancın korunmasında ise ana dil olan Türkçe’nin hayati bir rol oynadığı ifade ediliyor.

Suç Oranları ve Dini Bağlantı Araştırması

Haberde dikkat çeken bir diğer veri ise CBS (Hollanda Merkezi İstatistik Bürosu) araştırmalarına dayandırılan suç oranları oldu. Dini inancın ve kilisenin toplum üzerinde güçlü bir etkisi olduğu düşünülen Rusya'da 100 bin kişiye düşen cinayet oranı %7,80 iken, kiliselerden ve kurumsal inançtan uzaklaşan seküler Hollanda'da bu oran 100 bin kişide %0,65 olarak tespit edildi.

Haber: Nejat SUCU