Rotterdam'da Mevlana Camii Saldırısı: IOT'den Polisin Geç Müdahalesine Tepki
ROTTERDAM – Hollanda Türkleri Danışma Kurulu (IOT), Rotterdam'da bulunan Hollanda Diyanet Vakfı’na (HDV) bağlı Mevlana Camii'ne yönelik saldırı hakkında açıklamada bulundu. IOT tarafından yayımlanan basın açıklamasında, olay sırasında polisin acil çağrıya zamanında yanıt vermediği belirtilerek duruma tepki gösterildi.
Mozaik Duvar Zarar Gördü, Cemaat Tehdit Hissetti
IOT'nin açıklamasına göre olay, Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gece saat 00.40 sularında meydana geldi. Kimliği belirsiz 6 kişilik bir grup, cami binasına saldırarak dış cephedeki mozaik duvara zarar verdi. Saldırganların binaya doğru bira şişeleri ve trafik konileri fırlattığı, ayrıca cami çevresine tükürerek saygısızlıkta bulunduğu bildirildi.
Olay esnasında cami içerisinde bulunan cemaatin, dışarıdan gelen saldırgan sesler ve fırlatılan maddelerin gürültüsü nedeniyle kendilerini ciddi bir tehdit altında hissettiği aktarıldı.
"Polis Ekip Yok Gerekçesiyle Gelmedi" İddiası
Cami içerisindekilerin durumu bildirmek ve yardım istemek amacıyla acil çağrı hattı 112'yi aradığı belirtildi. Ancak IOT'nin iddiasına göre, ilk etapta bölgede müsait polis ekibi bulunmadığı ve olayın doğrudan müdahale gerektirecek düzeyde bir tehdit olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle olay yerine ekip sevk edilmedi.
Açıklamada, polis ekibinin ancak şüpheliler bölgeden ayrıldıktan sonra ve cemaatin ısrarlı aramaları neticesinde olay yerine ulaştığı, ardından durum tespiti yapılarak resmi şikayetin kayda geçirildiği ifade edildi.
Yetkililere ve Bakanlığa Çağrı
IOT Başkanı Zeki Baran imzasıyla yayımlanan bildiride, ibadet yerlerinin güvenliğinin ve inanç özgürlüğünün her koşulda korunması gerektiği vurgulandı. Polisin ilk andaki tutumunun ibadet yerlerine yönelik şiddet eğiliminde olan kişilere yanlış bir mesaj verdiği savunuldu.
Kuruluş, Rotterdam Belediyesi, emniyet birimleri ve güvenlik servislerine çağrıda bulunarak şu talepleri sıraladı:
IOT ayrıca, Adalet ve Güvenlik Bakanı'na seslenerek toplumda giderek artan İslamofobi ve Müslüman karşıtı nefret sarmalının ciddi bir sorun olarak kabul edilmesi ve bu sorunla mücadelede sorumluluk mekanizmalarının netleştirilmesi gerektiğini belirtti.