Hollanda’da Cami Yatılı Okulunda Çocuğa Tecavüz Davasında Karar Değişmedi
Arnhem’de 11 yaşındaki çocuğa yönelik cinsel saldırı nedeniyle yargılanan Abdullah K.’nin mahkûmiyeti istinaf mahkemesi tarafından onandı. Sanığa 20 ay hapis cezası verilirken cezanın 14 ayı ertelendi.
ARNHEM – Hollanda’da Arnhem kentindeki bir camiye bağlı yatılı eğitim kurumunda 1992-1993 yıllarında 11 yaşındaki bir çocuğa tecavüz etmekten hüküm giyen 55 yaşındaki Abdullah K. hakkındaki karar, Arnhem-Leeuwarden Temyiz Mahkemesi tarafından onandı.
28 Ekim 2026 tarihinde açıklanan karara göre sanık, 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın 14 ayı ertelenirken, 6 aylık bölümünün cezaevinde infaz edilmesi kararlaştırıldı. Mahkeme ayrıca sanık hakkında mağdurla iletişim kurma yasağı ve Arnhem’deki beş caminin arazisine giriş yasağı getirdi.
Olayın üzerinden 30 yıl geçti
Mahkeme kararında yer alan bilgilere göre olay, 1992 veya 1993 yılında Arnhem’deki bir caminin yatılı eğitim kurumunda meydana geldi. O dönemde yaklaşık 20 yaşında olan sanığın, kurumda gözetim sorumluluğu üstlendiği ve kendisinden çok daha küçük yaştaki çocuk üzerinde sahip olduğu konumu kötüye kullandığı belirtildi.
Sanığın, 11-12 yaşlarındaki çocuğu gece saatlerinde yatakhaneden alarak kapalı bir alana götürdüğü ve burada tecavüz ettiği mahkeme tarafından sabit görüldü.
Yaşadığı olayın ardından uzun yıllar psikolojik sorunlarla mücadele eden mağdurun travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşadığı aktarıldı. Mağdurun, kendi oğlu da istismar dönemindeki yaşına ulaştığında yaşadıklarını anlatmaya karar verdiği ve yaklaşık 30 yıllık sessizliğin ardından şikâyetçi olduğu belirtildi.
Gizli ses kaydı delil olarak kabul edildi
Duruşmada savunma tarafı, mağdurun sanıkla yaptığı bir görüşmeyi gizlice kaydetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kaydın delil olarak kullanılmasına itiraz etti.
Temyiz mahkemesi, kaydın özel hayatın gizliliği hakkı bakımından sorun oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, bunun adil yargılanma hakkını ihlal etmediği sonucuna vardı. Böylece ses kaydının davada delil olarak kullanılmasına izin verildi.
Sanığın, mağdurun sırtını öptüğünü ve pantolonunu indirdiğini kabul ettiği, ancak bunların şakalaşma ve boğuşma sırasında yaşandığını savunduğu bildirildi. Mahkeme, bu açıklamayı inandırıcı bulmadı ve sanığın kabul ettiği eylemleri suçun kanıtlanmasını destekleyen unsurlar arasında değerlendirdi.
Mağdura 11 bin 465 avro tazminat
Gelderland Bölge Mahkemesi, Ocak 2025’te sanığa 20 ay hapis cezası vermiş, bunun 12 ayını ertelemişti. Temyiz mahkemesi ise toplam hapis cezasını aynı tutarak ertelenen süreyi 14 aya çıkardı.
Mahkeme, aradan yaklaşık 30 yıl geçmiş olmasının çocuğa karşı işlenen bu ağırlıktaki bir suçta cezanın ciddi ölçüde azaltılması için tek başına yeterli gerekçe oluşturmadığını vurguladı. Bununla birlikte, davanın sanığın özel ve mesleki yaşamı üzerindeki etkisini de dikkate alarak cezanın ertelenen bölümünü artırdı. Sanığın dava nedeniyle ruh sağlığı alanındaki hemşirelik işini kaybettiği belirtildi.
İki yıllık denetim süresi boyunca sanığın mağdurla doğrudan veya dolaylı iletişim kurması yasaklandı. Ayrıca Hollanda İslam Merkezi Vakfına (SICN) bağlı Arnhem’deki beş caminin arazisine girmesine izin verilmeyecek.
Mahkeme, mağdura toplam 11 bin 465 avro tazminat ödenmesine de hükmetti. Bu tutarın 10 bin avroluk bölümünün yaşanan manevi zarar karşılığında verilmesi kararlaştırıldı.
Fotograf: Temsili