Sık sık iltihaplanan bademcikler vücuda zarar vermeye başlar


  • Kayıt: 12.02.2016 10:56:00 Güncelleme: 12.02.2016 10:56:00

İnsan sağlığı açısında savunma görevi gören bademcik, sürekli iltihaplanmasıyla artık zarar vermeye başlayabilir. Bu durumda ise bademciklerin ameliyatla alınması gerekiyor.


Kayseri Özel Dünyam  Hastanesi doktorlarından Tahsin Arslan, çok ağır ve    sık tekrarlayan bademcik enfeksiyonları geçiren kişiler için bademciklerin ameliyatla alınmasının önemli olduğunu ifade etti. Opr. Dr. Arslan, bademciklerin, boğazımızın her iki yanında bulunan yapılar olduğunu belirterek, “Bademcikler, boğaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı bağışıklık sistemi hücrelerini ve antikorları üretirler. Bademciklerin virüs veya bakterilerle enfekte olması sonucu boyutunun artması bademcik şişmesi olarak hissedilir. Boğaz ağrısı, ateş, yutma güçlüğü, halsizlik, ağızda kötü koku, boyun bezelerinde şişme, gibi şikayetlerde eklenebilir.” dedi.


“Bademcik iltihabı, bademciklerin mikroplarla karşılaşması ve şişmesi sonucunda gelişir” diyen Opr. Dr. Tahsin Arslan, bademciklerin iltihaplanmasıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Eğer sık tekrarlayan bademcik iltihabınız varsa,  bademciklerin alınması önerilir. Sık sık iltihaplanmaları nedeniyle savunma görevi yapamaz duruma gelmiş, hatta sağlığa zarar vermeye başlamış olan bademciklerin vücutta kalması alınmasından daha risklidir. Bademciklerin alınmasından sonra daha sık hastalanma söz konusu olmaz çünkü, boğazda ve vücutta bademcik gibi görev yapan başka dokular mikroplarla savaşan hücreleri ve maddeleri yeterince üretebilirler.”


Bademcik Ameliyatında Kullanılan Yöntemler


Opr. Dr. Tahsin Arslan, bademcik ameliyatında kullanılan yöntemlerle ilgili bilgiler de aktararak, bistüri ve makas gibi keskin aletlerle yapılan klasik bademcik ameliyatı genel anestezi altında, bademciklerin, kapsülüyle birlikte disseksiyon yöntemi ile çıkarılması şeklinde olduğunu söyledi. Arslan, “Bademcikler kan dolaşımı fazla olan dokulardır. Bu yüzden ameliyat sırasında ve sonrasında kanama ihtimali vardır. Lazer ile gerçekleşen ameliyatta ise makas yada bistüri kullanılmamaktadır.Bu şekilde ameliyat ve sonrasında kanama riski en aza indirilmiştir. Bu yöntem ameliyat esnasında kanamayı engellediği için, ameliyat süresini ve anestezi süresini önemli ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca, ameliyat sonrası dönemde yine çok önemli bir problem olan ve yaklaşık 10 gün kadar süren ağrı şikayeti de önemli ölçüde azalmıştır.” diye konuştu.