Göçmen Emeği Olmadan Sağlık ve Bakım Sistemi Çöker: Türk Gençleri Sahada


  • Kayıt: 04.01.2026 21:09:29 Güncelleme: 04.01.2026 21:22:00

Göçmen Emeği Olmadan Sağlık ve Bakım Sistemi Çöker: Türk Gençleri Sahada

Hollanda’da sağlık sektörü alarm veriyor. Yaşlanan nüfus, artan bakım ihtiyacı ve personel açığı, sistemi ayakta tutan görünmez gücü bir kez daha ortaya koydu: Göçmen çalışanlar. Uzmanlara göre bu yükün en önemli taşıyıcılarından biri ise Hollanda’daki Türk toplumu.

1,4 Milyon Kişi Sağlıkta, Hedef 2 Milyon

Hollanda İstatistik Kurumu’nun (CBS) verilerine göre ülkede çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 14’ü, yani 1 milyon 400 bin kişi sağlık sektöründe görev yapıyor. Yapılan projeksiyonlara göre bu sayı 2040 yılında 2 milyona ulaşacak. Aynı dönemde sağlık bütçesinin ise 160 milyar avroyu aşması bekleniyor.

Bu tablo, sağlık hizmetlerinin göçmen emeği olmadan sürdürülemeyeceğini açıkça gösteriyor.

Emekliler Bile Geri Çağrılıyor

Personel açığı o kadar büyük ki, emekliler dahi yeniden iş gücüne katılıyor. Hollanda’da 3 milyon 700 bin AOW emeklisinden yaklaşık 298 bini, haftanın belirli günlerinde çalışmaya devam ediyor. Sağlık sektörü bu geri dönüşlerin en yoğun yaşandığı alanların başında geliyor.

Türk Toplumunda Sessiz Ama Güçlü Değişim

Son yıllarda Hollanda Türk toplumu içinde dikkat çekici bir mesleki dönüşüm yaşanıyor. Türk gençleri, bakım, hemşirelik, yaşlı hizmetleri ve rehberlik alanlarında giderek daha fazla yer alıyor. Uzmanlar bu süreci, toplumsal katılımın ve eşit vatandaşlık yolunun en güçlü adımlarından biri olarak değerlendiriyor.

25 Yıl Önce Yazıldı, Bugün Gerçek Oldu

Yıllar önce yapılan öngörüler bugün gerçeğe dönüşmüş durumda. Hollanda’da nüfus artış hızının düşmesi ve toplumun hızla yaşlanması, bakım ve sağlık hizmetlerinde Türk ve diğer göçmen kökenli gençlerin vazgeçilmez hale gelmesine yol açtı.

Bugün hastanelerde, huzurevlerinde ve evde bakım hizmetlerinde farklı kültürlerden çalışanları görmek sıradan hale geldi. Sağlık sektörü, adeta toplumun aynası oldu.

Eğitim ve Yetki Şart

Uzmanlar, sağlık sektöründe kalıcı ve güçlü bir yer edinmenin yolunun eğitimden geçtiğini vurguluyor. BIG kaydı, MBO ve HBO düzeyinde sağlık eğitimleri ile kurum içi meslek programları bu alanda temel şartlar arasında. Türk gençlerinin bu alanlara daha fazla yönelmesi gerektiği ifade ediliyor.

İstihdam Büroları Kapıyı Açtı

Son 15 yılda özel istihdam büroları, göçmenlerin sağlık sektörüne girişinde önemli bir köprü görevi üstlendi. Bu sayede geçmişte var olan önyargılar kısmen aşılırken, tam uyum için sürecin devam etmesi gerektiği belirtiliyor.

“Pastadan Daha Büyük Pay Almalıyız”

Uzmanlara göre 2040 yılında 2 milyon kişiye ulaşacak sağlık sektöründe Türk toplumunun daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk. Hem ekonomik güç hem de toplumsal saygınlık açısından sağlık sektörü, Türk toplumu için stratejik bir alan olarak görülüyor.

Haber : Nejat SUCU / Tarık OKAN