Hollanda Toplumunun Bir Parçası Olmak
Hollanda Türk Toplumu Hollanda Toplumunun Ne Kadar Uyumlu (Harmonieus) Bir Parçası?
Hollanda Toplumu İçin İnsancıl ve Adaletli Hollanda Yönetimleri (Humaan en rechtvaardig)
Hollanda'da halk için var olan ve halkın yönetimi; yerel (lokaal), 12 eyalet (provincies), ülkesel (Temsilciler Meclisi ve Senato) ile Avrupa Birliği yasaları ve yönetimleri olarak dörde ayrılmaktadır.
Kurallara Uymayan ve Uyamayan Hollanda Vatandaşı
Hollanda’da yönetimler, 18 milyon 197 bin (21.10.2026) vatandaşın topyekün var olan yasalara ve kurallara uymasını beklemektedir.
Belediye Yönetimi ve Bürokrasi ile Gerekli Politik Diyalog
Belediyeler, uyguladıkları yasalara uymayan ve bunları çiğneyen vatandaşlara çok ağır yaptırımlar uygulamakla bilinirler. Bu konuda kendilerine verilen yetkiyi ve yasaları uygulamaktadırlar. Bir zamanlar, vatandaşların ve çocuklarının mağdur olduğu cezai yaptırımlar konusunda Almelo belediyesinin genel müdürleriyle bir görüşmem olmuştu. Ben onlara "Yasaları uygulamayın demiyorum; ancak yasaları uygularken insancıl ve adaletli olun (Humaan en rechtvaardig)" demiştim. Daha sonraki görüşmemizde, benim kendilerini düşünmeye ve yeni uygulamalara yönelmeye teşvik ettiğimi belirtmişler ve ilerleyen dönemlerde var olan sorunların çözümüne yönelik faaliyetler gündeme gelmişti. O günden bu güne, yasal uygulamaların insani ve adaletli olduğunu gözlemlemekteyim.
Yanlışı Kabul Etmek de Bir Erdemdir (Toegeven voor de gemaakte fouten)
Hollanda toplumu, bir davranışta veya yapılan bir hizmette yanlış yapıldığını ya da söylemlerin yanlış anlaşıldığını fark ettiği zaman, bunu telafi etmek için gerekli çalışma ile maddi ve manevi desteği vermektedir. Bununla ilgili en çarpıcı örneği, geçmişte yapılan yanlışlığı düzeltmek için milyarlarca euro harcayan Hollanda hükümetinin çocuk bakım desteği skandalında (Kinderopvangaffaire) görmekteyiz.
Hiçbir siyasetçi, yasal kararların ve siyasi tasarrufların arkasına saklanma lüksüne sahip değildir. Yaşadığımız Hollanda ülkesinde, var olan ve yeni çıkan yasalar toplumun mutluluğu ve kaliteli yaşamı için vardır.
İnsan Sevgisi ve Adaletli Bir Hollanda Yaşamı
Hümanizm; insan sevgisini ve insan haklarını öne çıkaran, kişinin değerine ve yeteneklerine (liyakat) göre önem veren felsefi bir yaşam biçimidir. Tabii ki hümanizmden; insana değer veren, adaletli, paylaşımcı yönetimlerin oluşumu ile üreten, tüketen, mutluluk ve sevgi içinde yaşayan toplumların meydana gelmesi sağlanır.
İlim ve bilimle insanın gelişimini ve olgunluğunu öne çıkaran, hoşgörüyü esas alan Anadolu Bektaşiliği, hümanizmden önce de var olan insan eksenli bir inançtır. Anadolu, hümanizmi ve insan sevgisini belliki o yıllarda karanlık içinde yaşayan Avrupa’dan önce keşfetmiş ve uygulamaya koymuştu. Oysa hümanizm, 14. yüzyılda İtalya’da Rönesans ile ortaya çıkmış; insanı inceleyen, yaşamı barışçıl ve mutlu kılmayı amaçlayan bir bilim ve ilim dalı olarak insanların yaşam felsefesi olmuştur.
Hollanda’da hümanizm bir yaşam biçimi, beşikten mezara kadar yaşama yön veren bir felsefe ve kurumsallaşmış bir akımdır. Bugün bile eğitim, rehberlik, engellilere bakım ve evsizlere barınma gibi birçok toplumsal sorunun çözümünde Humanitas, kurumsal olarak çözüm üretmeye devam etmektedir.
Nevşehir Halk Pazarında Bektaşi Köylü
Nevşehir’in Kızılırmak deltası kenarında, sayıları çok olmamakla birlikte, birden fazla Horasan göçmeni; Hacı Bektaş Veli ile Anadolu'ya ve Kızılırmak Deltası'na yerleşen Türkmen Alevileri de var.
Genelde tenleri güneşten ve toprakla bezenmiş, gökbakır rengini alan, çalışmaktan başka yaşamda bir emelleri olmayan, hümanizmin Anadolu'daki temsilcileridir. Bir sebze satıcısının dediği gibi: "İlk önce insan olmak ve olabilmek önemli." Evet, Anadolu Alevi ve Bektaşiliği hümanizmi; insan sevgisini ve insanı merkeze alan bir yaşam kültürü, inancı ve felsefesidir.
Verzuiling (Toplumsal Sütunlaşma)
1880'lerde Hollanda'da var olan inanç, yaşam felsefeleri ve ideolojileri üzerine oluşan toplumsal ayrışımı sağlayan sütunlar (zuilen), 1980'li yıllara kadar devam etmiştir. Bunun en güzel örneğini, 1980 sonrası Hollanda siyasi yaşamındaki politik partilerde, örneğin CDA gibi Hristiyan Demokratların oy tabanında görmekteyiz.
Hollanda’daki var olan sütunların (zuiling) başlıcaları şunlardır:
1950’den sonra nüfusun yüzde 6-7'sini oluşturan Hollanda Müslümanları, İslami bir sütun oluşturmada engellerle ve bölünmelerle karşılaştıkları için, bunu bir inanç grubu olarak ele alsak da, var olan sütunların yanında 5. bir zuiling olabileceğini söylemek gerçeğin oldukça uzağındadır. Televizyon ve medya gibi temsili çalışmalarda Islamitische Omroep Nederland gibi vakıfların geçmiş yıllarda başarısızlıkla sonuçlandığını görmekteyiz. 40 yıldır gündemde olan ve gerçekleşmesi olanaksız gibi görünen, 250 Hollanda Türk camisinin din görevlisi/imam ihtiyacını karşılamaya yönelik Din Görevlisi/İmam Eğitimi (Akademische opleiding voor de geestelijke voorganger / theologie) yeniden gündemdedir. 60 yıldır konuşulan, planlanan ve denenen Hollanda imam eğitimlerinde; inanç gruplarının kendi özerk yapısı, mesleki istihdam, özlük haklarındaki farklar ve kendi grup politikalarından dolayı gelecekte çok da başarılı olması beklenmemektedir.
Gelecekte Nasıl Bir Hollanda Türk Toplumu?
Gelecekte Hollanda’da İslam’ı temsil ettiklerine inanan grupların, yeni ve uyumlu Hollanda Türk toplumunu temsilde marjinal kalacaklarını; Hollanda Müslüman Türk toplumunun büyük çoğunluğunun ise Hollanda toplumu ile kaynaşarak harmoni içinde birlikte yaşama isteği ve mücadelesi içinde olduğunu söyleyebiliriz.
Yine gelecekte var olan tartışmaların ve yeni planların denenmesi, çok kültürlü (Multicultureel) Hollanda toplumunda garipsenecek bir sosyal yaşam olgusu değildir.