Varlık İçinde Yoksul Yaşayan, Yeniden Evlenmeye Korkan Türk Yaşlılarının Hak Etmedikleri Hollanda Yaşamı


  • Kayıt: 06.11.2026 21:35:14 Güncelleme: 06.11.2026 21:35:14

Varlık İçinde Yoksul Yaşayan, Yeniden Evlenmeye Korkan Türk Yaşlılarının Hak Etmedikleri Hollanda Yaşamı

Emeklilerimiz Türkiye’ye geri dönmeye mi zorlanıyor?

Babalarımız ve dedelerimiz, uzun yıllar önce memleketten uzak; bir traktör, kafalarını sokacakları bir konut, birkaç dönüm ekilecek ve işlenecek tarla hayaliyle düştüler Avrupa ve Hollanda yollarına.

İlk yıllarda günde 16 saat çalışıyorlar, iyi kazanıyorlar, tutumlu yaşıyorlar ve hayallerini birer birer gerçekleştiriyorlardı. Büyüyen çocuklarını okutuyor ve evlenecek çocuklarını ele güne muhtaç etmeden düğünlerini yapıyorlardı. Nitekim ne de olsa Alamancı ve Hollandalı idiler.

Hollanda’ya çocuk ve eş de götürmüyorlardı. Hollanda, çocuk büyütülecek ve yaşanacak bir ülke değildi onlara göre. Zaten Hollanda’ya 5 yıllığına gelmişlerdi ve her sene doğdukları topraklara dönme planları yapıyorlardı. Her yaz tatilinde, Hollanda’da kalış sürelerini sadece bir yıllığına uzatıyorlardı.

Çocukları iyi okumalı, kendileri gibi gurbet ellerde kimseye muhtaç olmadan güzel yaşamalıydılar. Bir de geride kalan ekilecek toprağa, eve barka bakacak, soyun soyadın devamını sağlayacak erkek çocukları memlekette olmalıydı.

Yıllar geçti; ülkede bir türlü gerçekleşmeyen ekonomik ve siyasi buhranlar ile çok önemli olan can ve mal güvenliği, onların geri dönme planlarından vazgeçerek çocuklarını Hollanda’ya aldırmalarına neden oldu.

1976 ile 1990 yılları arasında sayıları ilk etapta 35 bin olan ilk nesil Türk göçmenlerinin sayısı, 1990’da Hollanda’da 250.000’i bulmuştu. Hollanda’ya yeniden yerleşim, çocukların eğitimi ve geçim derdi derken; birdenbire kendi yaşamlarını yaşayamadan kırlaşmış ve kelleşmiş "opa"lar ve kafalı yaşlı dedeler olarak kendilerini iki ülke arasında buluverdiler. Bizim vefa borcumuz olan babalarımız ve dedelerimiz olmasa, ne bu yazıyı yazabilir ne de bu yayınımızı sizlere sunabilirdik. Siz de ne avukat ne de doktor olabilirdiniz Hollanda’da.

Yalnız Kaldılar

Bir de ömür arkadaşları, yaşamı hep birlikte omuzlayan ve göğüsleyen eşleri, kıdemli sevgileri onları terk etmeye başlamadı mı? Yaşamlar zindan oldu. Kapanan gözlerinin yeniden açılması için yeni bir eş bulur oldular. Yeni eşleriyle Hollanda’ya yeniden ikamet konusunda genelde sorun yoktu. Ancak 24 saat süren Hollanda iktisadi yaşamında, çocukların, gelin kızların ve torunların dedelerine ve ebelerine ayıracak zamanları yoktu.

Gelgelelim Emekli Aylığına

Yaptıkları evlilikleri, genelde Türkiye dışında bir eşle yapma imkânları da yoktu. Hollanda’daki aday aday hanımların da çocukları ve torunları var. Bilinmeyen bir erkekle kumaya da ne çocukların ne de torunların gönülleri ve izinleri var. O annelerin başka bir erkekle yeniden bir evlilik kurmaya gönülleri yok. Bir de sahip olunan emekli AOW aylığı ve sosyal yardım (Bijstand), yeniden evlenmeyi pek de çekici ve sevimli kılmıyor. Kadınlarımız da kendi bütçe, gelir, gider ve cep harçlıklarına alışmışken, yeniden başka ve bilinmeyen biriyle başlamak o kadar da kolay değil.

Hollanda’ya yerleşildiğinde sanki bu ülkeye hiç hizmet vermemiş gibi, Hollanda’dan aldıkları evli/bekar emekli aylıkları 700 euro ile 1.000 euro arasında değişiverdi. Birçoğunun işveren emekli sandıklarından (pensioenfondsen) ikinci ve üçüncü aylıkları da yoktu.

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SVB) ek ödenek almak istememekteler. Ek ödenek alma stresi (AIO – aanvulling), ek ödenek şartları, izin hakları ve 12.000 euro’ya kadar maksimum mal mülk sahibi olma hakları, hemen hemen ek ödenek almalarını olanaksız kılmakta. Hak sahibi olan emeklilerin yüzde 80’i AIO – aanvulling için başvuru bile yapmıyor.

Yasaların arkasına sığınmaktan çok, yeni yasal düzenlemeler yaparak bu insanları ellerinde olmayan bir fakirliğin içinde bırakmak ne kadar etik bir yaşam politikası? Hele hele millî gelirin (GSYH) kişi başına 65.000 euro’yu geçtiği zengin bir Hollanda’da...

Politikacılar, geçen yıllarda popülist olmaktan ve kendilerinin üzerine düşmeyen dünyevi görevlerle uğraşmaktan, temsil ettikleri yaşlılarımızı unutur oldular.

Türkiye’ye Geri mi Dönsünler?

1 Ocak 2015 tarihinden itibaren, 1 Ocak 1950 tarihinden sonra doğanlar Hollanda’dan emekli olduklarında kendi hak ettikleri AOW emekli aylıklarını almaya başladılar. Böylece yaşça daha küçük olan eşlere verilen ek AOW ödeneği (AOW-partnertoeslag) sona ermiş oldu.

1 Ocak 2015’ten önce emekli olanlar, AOW ödeneği ile birlikte partner ödeneğini (AOW-partnertoeslag) almaya devam etmekteler.

Yalnız kalan ve yalnız yaşayan emeklilerin, 1 Ocak 2027 tarihinden sonra toplam 50 yıl üzerinden sigortalı olması durumunda alacağı net emekli ödenek bir ayda 1.615 euro'dur.

Evli olan ve birlikte yaşayanların (gehuwd/samenwonend) her iki eş de kendi emekli yaşına geldiklerinde aldıkları aylık net AOW ödeneği 1.106 euro’dur.

Yalnız yaşayan emekli, Türkiye’den evlendiği takdirde, yalnız yaşayanların aldığı net ödenek 1.106 euro’ya düşmekte. Böylece 500 euro daha fazla bir gelir kaybı gözlenmekte. Türkiye’den gelen ilk neslin, toplam emekli yılı 50 x 2 = yüzde yüzü (%100) tamamlayan oranı düşüktür.

Hak Sahibi Olmak İçin Hollanda’da Sigortalı Olmak Gerek

Türkiye’den evlenilen ve birlikte yaşanan eşin Hollanda’da sigorta/AOW yılları olmadığından, bir emekli aylığı alma hakkına sahip bulunmamakta. Sosyal ödenek (Bijstand) şartlarında olan ek emekli ödeneğini (AIO) SVB’den de talep etmeyen yaşlı ve fakir bir Türk toplumu var karşımızda.

Tabii ki buna yasal bir çözüm getiremeyen danışmanlara ve avukatlara kaptırılan ücretlerden sonra umutsuzluğa dönüşen, kalp ve demans hastalıklarını körükleyen bir yaşam gerçeğidir Hollanda bekar emeklileri.

Zwak en ziek dediğim; sağlık sorunları olan ve Türkiye’ye de geri dönmeyi göze alamayan yalnız, fakir ve fukara Hollanda Türk yaşlıları... Bizim ve sizin için ödedikleri bedelin ve vefanın karşılığı "Onur ve Göçmen" anıtı dikmek değil; bu var olan sorunu, belirli bir 30 milyon euro ile Hollanda Temsilciler Meclisi’nde çözmek olanaklıdır. Bu günlerde Rob Jetten kabinesinin bir temsilci desteğine gereksinimi olduğu bir Hollanda siyasi ve iktisadi gerçeği de var.

Geçmiş yıllarda 50 sigortalı yılını doldurmayan Hollanda vatandaşı Surinami kökenliler, 1975 öncesi yıllarda AOW emekliliği için sigortalı kabul edildiler. Surinam, 25 Kasım 1975 yılında kendi egemenliğini ilan ederek bağımsız bir ülke olmuştu (De Surinaamse onafhankelijkheid werd op 25 november 1975 ingeluid. Hiermee ging Suriname zelfstandig verder en maakte het geen deel meer uit van het Koninkrijk der Nederlanden).

Türk emeklileri; 40 ile 50 yıl arası yıllarını burada geçirdikleri, çocuklarını ve torunlarını burada bırakıp, geride yalnızlığa mahkûm olacakları memleketlerine geri mi dönsünler? Tabii ki hayır.

Çözüm Nedir Dersek?

Hollanda azınlık kabinesi ile pazarlık yaparak bazı planlara destek vermek ve onun karşılığında da ilk nesil göçmen emeklilerinin eksik olan AOW yıllarını telafi etmek gerek. Önerge, tabii ki ilk nesil göçmenlerin büyük oranda oylarını alan ve Hollanda Temsilciler Meclisi’nde 3 milletvekili ile temsil edilen DENK fraksiyonundan beklenir.

Tabii ki sembolik olmaktan ve şekillerle uğraşmaktan çok; ortak bir meclis önergesi ve çoğunluğun onayı ve desteği ile mümkündür. Yeni yasalar, vatandaşın hak ettiği kaliteli bir yaşam için vardır ve var olmalıdır.

Politikacının görevi, vatandaşının hak ettiği adaletli ve insancıl yaşamı onlara sunmaktır. Bugün bunu dile getirmek, belki yarın çözüm için bir girişime ön ayak oluruz inşallah.

Hoşluklar ve güzellikler dileğimle hoşçakalın.