GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN BİR İNŞAAT HİKÂYESİ
Röportaj: Ebubekir Turgut
“Kabuğuna Sığmayan Bir Girişimcinin Yolculuğu”
Konya merkezli büyüyen ve yurt dışına uzanan projeleriyle dikkat çeken KARAOĞLAN ŞİRKETLER GRUBU’’nun kurucusu ve CEO’su Muhsin Karaoğlu, iş dünyasında alışılmış başarı hikâyelerinden farklı bir portre çiziyor. Köyden başlayan hayat yolculuğunu uluslararası projelere taşıyan Karaoğlu, şeffaflık, güven ve müşteri sadakati üzerine kurduğu iş modeliyle adından söz ettiriyor. PLATFORM dergimizin kapak konuğu olan Karaoğlu ile çocukluk yıllarından dev projelere, kriz dönemlerinden gelecek vizyonuna uzanan kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.
“KÖYDEN ŞEHRE KAÇIŞ, BİR HAYATIN DÖNÜM NOKTASI OLDU”

Ebubekir Turgut: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Hayat hikâyeniz nerede başladı?
Muhsin Karaoğlu: Ben Muhsin Karaoğlu. Konya’nın güney sınırında bulunan Bardas köyünde doğdum, büyüdüm. İlkokul ve ortaokulu köyümüzde okudum. Daha sonra Karaman İmam Hatip Lisesi için yatılı kursa gittim. Lise hayatım okuldan atılmamla yarım kaldı. Açıkça söylüyorum, hayatımın kırılma anlarından biridir. Köye geri döndüm fakat tarla, hayvancılık derken içime sinmedi. Bir gün karar verdim ve Konya’ya geldim. 2006 yılıydı. O geliş aslında yeni bir hayatın başlangıcı oldu.
“ALÇIPANDAN REZİDANSA UZANAN SERÜVEN”
Ebubekir Turgut: İş hayatına girişiniz nasıl oldu?
Muhsin Karaoğlu: 2006’da alçıpan ve asma tavan işlerine başladım. Yaklaşık 6 ay çıraklık yaptım, ardından ustalığa geçtim. 2010 yılında mobilya üretimine, iç oda kapılarına ve mutfak mobilyalarına yöneldik. Ekipler kurduk. Taşeronluk dönemimizde yılda bine yakın daire teslim edebilecek kapasiteye ulaştık. Bu aslında bizim büyümeye başladığımız dönemdi.

“İLK İNŞAAT, CESARETİN VE SABRIN TESTİYDİ”
Ebubekir Turgut: Müteahhitliğe geçiş süreciniz nasıl gelişti?
Muhsin Karaoğlu: 2014 yılında Konya’da bir arsa aldım. Maddi gücümüz çok yoktu ama 2015’te inşaat yapmaya karar verdik. İki ay çalışıp bir ay beklediğimiz zamanlar oldu. Altı dairelik ilk projemizi yaklaşık bir buçuk yılda tamamladık. O dönem maddi olarak zorlayıcıydı ama pes etmedik.
KRİZLERİN İÇİNDEN GEÇEREK BÜYÜMEK
Ebubekir Turgut: 2018’deki ekonomik dalgalanma sizi nasıl etkiledi?
Muhsin Karaoğlu: 36 dairelik projeye başlamıştık. Devalüasyona yakalandık. Alacaklarımız vardı, tahsil edemedik. İnsanlar battı. Biz de çok zorlandık ama projeyi teslim ettik. Para kazanmadık belki ama ayakta kaldık. O dönem bırakmayı bile düşündüm. Ancak bir büyüğüm “Krizde ayakta kaldıysan şimdi başlama zamanın” dedi. Bu söz bana yön verdi.
“YURT DIŞINDA TÜRK İMAJINI DÜZELTMEK İSTEDİM”
Ebubekir Turgut: Yurt dışına açılma motivasyonunuz neydi?
Muhsin Karaoğlu: Yurt dışındaki Türk yatırımcıların Türkiye’ye karşı bir güvensizliği vardı. Ben bunu kırmak istedim. 15 yıldır bunun mücadelesini veriyorum. İnsanlar beni Muhsin olarak değil, Türk olarak yargılıyordu. Bu beni çok yaraladı ama geri çekilmedim. Güven inşa etmek uzun sürdü ama başardık.

“MÜŞTERİNİN PARASI, İNŞAATIN EMANETİDİR”
Ebubekir Turgut: İş modelinizde sizi farklı kılan nedir?
Muhsin Karaoğlu: Sattığımız dairelerin parasını hiçbir zaman kendi paramız olarak görmeyiz. O para inşaata gider. Karımız ise iş bittikten sonra kalan mallardan olur. Bu disiplin bizi ayakta tuttu. Ayrıca krediyle satış yapmıyoruz. Kendi taksit sistemimizi oluşturuyoruz.
BÜYÜK PROJELER VE KİRALAMA MODELİ
Ebubekir Turgut: Kiralama modeliyle yaptığınız projeler dikkat çekiyor…
Muhsin Karaoğlu: Mersin Silifke’de 100 dairelik bir projeyi tamamen kiralama üzerine kurduk. Satmadık. Rus şirketlerine blok kiralıyoruz. İşçilerle değil, doğrudan firmalarla muhatap oluyoruz. Bu sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturdu.
“PROJE BİTMEDEN YENİ PROJEYE BAŞLAMAYIZ”
Ebubekir Turgut: Şirketinizin çalışma prensiplerinden bahseder misiniz?
Muhsin Karaoğlu: Normalde bir proje yüzde 90–95 bitmeden diğerine başlamayız. Sermaye akışı ve adaptasyon çok önemlidir. Disiplinli ilerleriz. Bu bizi hatadan korur.
“GEÇMİŞ PROJELERE 22 MİLYON TL HARCAMAK BİZİM AHLAKIMIZ”
Ebubekir Turgut: Teslim edilen projelere geri dönüp ücretsiz bakım yaptığınız doğru mu?
Muhsin Karaoğlu: Evet. Türkiye’de bunu ilk yapan biziz. Çatısı akan, boyası dökülen, tesisatında problem olan daireleri ücretsiz onarıyoruz. 21 projeye geriye dönük yaklaşık 22 milyon TL harcadık. Bu bizim vicdani sorumluluğumuz.
YURT DIŞI VİZYONU VE HOLLANDA HEDEFİ
Ebubekir Turgut: Yeni hedefleriniz neler?
Muhsin Karaoğlu: Hollanda’da şirketimizi kuruyoruz. İlk etapta konut, sonrasında otel ve iş merkezi projeleri planlıyoruz. Konya bizim merkezimiz ama artık dünyaya açılma zamanı.

“EMLAKÇI SİSTEMİNE MESAFELİYİZ”
Ebubekir Turgut: Satış politikanızda neden aracı kullanmıyorsunuz?
Muhsin Karaoğlu: Sözü sadece ben veririm. Çünkü yerine getiremeyeceğim hiçbir şeyi vaat etmem. Aracılarla verilen sözler bazen yanlış anlaşılabiliyor. Güven doğrudan temasla kurulur.
“TAPU VE NOTER OLMADAN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN”
Ebubekir Turgut: Ev almak isteyenlere tavsiyeniz nedir?
Muhsin Karaoğlu: Tapu devri ve noter sözleşmesi olmadan kimse alışveriş yapmasın. A4 kağıdına yapılan sözleşmeler insanı korumaz. Resmiyet şarttır.
“AİDAT KORKUSUNU DÜKKÂN BAĞIŞLAYARAK AZALTTIK”
Ebubekir Turgut: Site aidatlarına yönelik çözümünüz oldukça konuşuluyor…
Muhsin Karaoğlu: Projelerimizdeki bazı ticari alanları site yönetimine hibe ettik. Kiraları aidata düşürüyoruz. İnsanlar yüksek aidattan korkuyor, biz de bunu dengelemek istedik.
“PROJELERİMİZDE EN BÜYÜK SERMAYE GÜVENDİR”
Ebubekir Turgut: Bugün geldiğiniz noktaya baktığınızda sizi en çok gururlandıran şey nedir?
Muhsin Karaoğlu: Açık konuşayım, para ya da bina sayısı değil. Benim için en büyük gurur kaynağı güven. Çünkü inşaat sektörü güvenin en zor kurulduğu alanlardan biri. İnsanlar birikimini, emeğini, yıllarını veriyor. Benim için bir müşterinin yıllar sonra tekrar gelip “Ağabey bir daire daha alacağım” demesi en büyük kazançtır. 2015’ten beri bizimle çalışan, hâlâ irtibatını koparmayan yüzlerce müşterimiz var. Bu sürdürülebilir güven demektir.
“SATTIĞIMIZ HER DAİRE BİR EMANETTİR”
Ebubekir Turgut: Daire satışlarında özellikle dikkat ettiğiniz bir prensip var mı?
Muhsin Karaoğlu: Kesinlikle var. Satılan daire bizim için bir emanettir. İnsanlar bazen şöyle düşünür; “Satıldı, bitti.” Bizde öyle değil. Satıştan sonra asıl ilişki başlar. Kira verilmesi gerekiyorsa ilgileniyoruz, satılması gerekiyorsa ilgileniyoruz. Hiçbir bedel almadan yapıyoruz bunu. Çünkü biz projeyi sadece bina olarak görmüyoruz; o binanın içindeki hayatla ilgileniyoruz.
“YURT DIŞINDA AİLE GİBİ OLDUĞUMUZ MÜŞTERİLERİMİZ VAR”
Ebubekir Turgut: Yurt dışındaki müşteri ilişkilerinizin güçlü olduğu söyleniyor. Bunun sırrı nedir?
Muhsin Karaoğlu: Samimiyet. Gerçekten başka bir sırrı yok. İnsanlar şunu fark ediyor; ben sadece satış için gelmiyorum. Ayda bir, iki ayda bir gidip geliyorum. Yemekler düzenliyoruz, toplantılar yapıyoruz. Onların evlatlarının derdini de dinliyorum, yatırımını da konuşuyorum. Bu ilişki ticaretten çıkıp aile bağlarına dönüşüyor. Birçok müşterimizin vekâleti bizde. Bu çok büyük bir sorumluluk ama aynı zamanda büyük bir onur.
“KRİZLER BİZE SABRI ÖĞRETTİ”
Ebubekir Turgut: Ekonomik dalgalanmalar size ne öğretti?
Muhsin Karaoğlu: Sabır ve planlama. 2018’de de zorlandık, pandemide de zorlandık. Ama hiçbir zaman panik satış yapmadık. Hiçbir müşteriden ilave para talep etmedik. Çünkü söz verdiysek o söz yerine getirilecek. Kriz dönemleri aslında insanın karakterini ortaya çıkarıyor. Biz o dönemlerde ayakta kalmayı seçtik.
“PROJE SAYISI ARTTIKÇA SORUMLULUK DA ARTIYOR”
Ebubekir Turgut: 20’nin üzerinde projeye ulaşmak ne hissettiriyor?
Muhsin Karaoğlu: Her proje yeni bir heyecan ama aynı zamanda yeni bir sorumluluk. Sayı arttıkça iş büyüyor ama yük de büyüyor. Bir binada 20 aile varsa 20 farklı hayat var demektir. 200 aile varsa 200 hayat. Bu yüzden biz her projeye ilk projemiz gibi bakıyoruz. Heyecanımızı kaybetmemek için özellikle buna dikkat ediyoruz.
“TİCARİ ALANLARI SATMAMAYI TERCİH EDİYORUZ”
Ebubekir Turgut: Alt kat ticari alanları çoğu zaman satmadığınızı söylediniz. Bunun nedeni nedir?
Muhsin Karaoğlu: Çünkü uzun vadeli düşünmek istiyoruz. Ticari alanlar düzenli kira getirisi sağlar. Bu da şirketin ayakta kalmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda site yönetimlerine destek olmak için de kullanıyoruz. Aidatların düşürülmesi, bakım giderlerinin karşılanması gibi konularda bu alanlar ciddi avantaj sağlıyor.
“İNŞAATTA HIZ DEĞİL, DOĞRULUK ÖNEMLİ”
Ebubekir Turgut: Sektörde hızlı büyüme çok öne çıkıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Muhsin Karaoğlu: Hızlı büyüme her zaman sağlıklı büyüme değildir. İnşaatta hız bazen hataya sebep olur. Biz kontrollü büyümeyi tercih ediyoruz. Bir projeyi bitirip nefes alıp diğerine geçmek daha sağlıklı. Çünkü kaliteyi korumak istiyoruz. Hızlı gidip kaliteden ödün vermek bize göre değil.
“MÜŞTERİYLE DİYALOG, SÖZLEŞMEDEN DAHA GÜÇLÜDÜR”
Ebubekir Turgut: Sözleşme mi, diyalog mu daha önemli?
Muhsin Karaoğlu: İkisi de önemli ama diyalog daha güçlüdür. Sözleşme sizi hukuken korur ama diyalog vicdanen bağlar. İnsan karşısındakine güven duyduğunda zaten sözleşme ikinci planda kalır. Biz yine de resmi işlemleri mutlaka yapıyoruz ama güven olmadan hiçbir kağıdın anlamı yok.
“YATIRIM SADECE PARA DEĞİL, ZAMAN YATIRIMIDIR”
Ebubekir Turgut: Yatırım yapmak isteyenlere ne önerirsiniz?
Muhsin Karaoğlu: Yatırım sadece para değildir, zaman yatırımıdır. Bir insan parasını nereye koyduğunu bilmeli. Araştırmalı, sormalı, gidip görmeli. Sadece reklama bakarak karar verilmez. Yatırım yapılacak kişinin geçmişine bakılmalı. Yaptığı işler ortadadır çünkü.
“HER PROJEDE AYNI HEYECANI YAŞIYORUM”
Ebubekir Turgut: Bu kadar projeden sonra hâlâ heyecan duyuyor musunuz?
Muhsin Karaoğlu: Hem de ilk günkü gibi. Temel atarken de heyecanlanırım, anahtarı teslim ederken de. Çünkü o anahtar bir ailenin yeni hayatının kapısıdır. Bunu bilmek insana farklı bir duygu veriyor. Para kazanmak ayrı bir şey, birinin yuvasına vesile olmak ayrı bir şey.
“GELECEĞİMİZİ PLANLARKEN GEÇMİŞİ UNUTMUYORUZ”
Ebubekir Turgut: Şirket sloganınız olan “Geçmişe bağlı, geleceğe doğru” sizin için ne ifade ediyor?
Muhsin Karaoğlu: Geçmişi unutan geleceği doğru kuramaz. Biz köyden çıktık, zorluk gördük, kriz gördük. Bunları unutursak kibir başlar. O yüzden her yeni projede geçmişimizi hatırlıyoruz. Geleceğe yürürken ayağımız yere bassın istiyoruz.
“AMACIM İZ BIRAKMAK”
Ebubekir Turgut: Son olarak, kişisel hedefiniz nedir?
Muhsin Karaoğlu: Ben sadece bina yapmak istemiyorum. İz bırakmak istiyorum. İnsanların “Bu projeyi Muhsin yaptıysa içimiz rahat” demesi benim için en büyük hedef. Para kazanılır, kaybedilir ama güven kaybedilirse geri gelmez. Ben güven kazanarak ilerlemek istiyorum.
Ben yurt dışını kazanmaya geldim derken para kazanmayı kastetmiyorum. Türkiye’ye olan bakış açısını değiştirmek istiyorum. İnsanların güvenebileceği bir sistem kurmak istiyorum. Bir insanın toprağı, evi onun güvencesidir. Ben müşterilerime bir babanın evladına olan sadakatiyle yaklaşıyorum. Başarı dediğimiz şey sadece bina yapmak değildir; güven inşa etmektir.
SON SÖZ
Muhsin Karaoğlu’nun hikâyesi, klasik bir iş insanı portresinden çok daha fazlasını barındırıyor. Köyden çıkan bir gencin, krizleri aşarak uluslararası bir yatırımcı profiline dönüşmesi; yalnızca ticari değil aynı zamanda sosyolojik bir dönüşümün de göstergesi. Karaoğlu’nun “geçmişe bağlı, geleceğe doğru” sloganı ise yalnızca şirketinin değil, kişisel yaşam felsefesinin de özeti niteliğinde.

Karaoğlan Şirketler Grubu İletişim Bilgileri
Instagram: karaoğlangrup
www.karaoglangrup.com