ZAANSTAD'DA YER YERİNDEN OYNADI, EYLEM KÖSEOĞLU MASAYI DEVİRİP GİTTİ!
PLATFORM Hollanda siyasetinin kalbindeki fırtınayı mercek altına alıyor. GroenLinks-PvdA Zaanstad Grup Başkanı Eylem Köseoğlu, 12 yıllık siyasi kariyerini bir çırpıda sildi attı. Ama nasıl? Zehir zemberek bir mektupla, "karakter suikastlarını" ve "siyasi kumpasları" bir bir ifşa ederek... İşte Avrupa'nın göbeğinde Türk kökenli bir siyasetçinin "Yeter!" dediği o tarihi anlar.
Hollanda’nın Zaanstad kentinde bugün sıradan bir gün değil. Yerel siyasetin en güçlü figürlerinden biri olan, sol koalisyonun (GroenLinks-PvdA) lokomotifi Eylem Köseoğlu, belediye meclis üyeliğinden ve grup başkanlığından istifa ettiğini duyurdu. Ancak bu istifa, sessiz sedasız bir gidiş değil; adeta bir siyasi manifesto niteliğinde.
12 YILLIK BİRİKİM BİR YILDA NASIL HEDEF OLDU?
Köseoğlu, 12 yıldır aktif olarak sürdürdüğü siyasi hayatında "halkın sesi" olmayı ilke edindiğini belirterek söze başlıyor. Ancak paylaştığı metinde, özellikle son bir yılın kendisi için nasıl bir "siyasi linç" dönemine dönüştüğünü açık yüreklilikle anlatıyor. Köseoğlu’nun iddiasına göre, Zaanstad-Oost bölgesindeki sakinlerin uğradığı haksızlıkları ve bölgedeki usulsüzlükleri yüksek sesle dile getirmesi, birilerinin tekerine çomak soktu.
Siyasetin odağının halkın sorunlarından çıkıp şahısların yıpratılmasına evrildiğini savunan Köseoğlu, "Mesele içerik olmalıydı, ancak odak noktası sistematik olarak şahsıma kaydırıldı" diyerek maruz kaldığı mobbinge dikkat çekti.
"KARALAMA (FRAMING) VE SINIRSIZ KİŞİSEL SALDIRILAR"
Köseoğlu'nun istifa mektubundaki en can alıcı noktalardan biri, Hollanda siyasetindeki "nezaket" maskesinin ardındaki kirli yüzü ifşa etmesi. Eleştirel bir ses çıkarmanın bedelinin "karalama kampanyaları" ve "kişisel saldırılar" olduğunu belirten Köseoğlu, şu ifadelerle adeta ateş püskürdü:
"Zaanstad’da siyasi farklılıklarla başa çıkma biçimi, yönetim kültürünü ve demokratik değerleri ciddi baskı altına alıyor. Kritiğe verilen yanıt; algı yönetimi ve sınır tanımayan şahsi saldırılardır. Eğer benim ismim, çözüm üretmek yerine suni bir sorunun parçası haline getiriliyorsa, halkın çıkarları için o koltuğu bırakmak benim sorumluluğumdur."
MEIJDAM RAPORU VE "SİNSİ" PLANLAR
Mektubunda formatör Henry Meijdam’ın raporuna da dikkat çeken Köseoğlu, bu raporda siyasi ilişkilerin nasıl zedelendiğinin ve karalamaların nasıl bir araç olarak kullanıldığının açıkça görüldüğünü belirtti. Köseoğlu'na göre; seçmenden alınan demokratik mandata rağmen, yaratılan "algılar" üzerinden kimin yönetimde olup olmayacağına karar verilmesi, demokrasinin özüne indirilmiş bir darbedir.
BU BİR TASFİYE OPERASYONU MU?
Köseoğlu’nun istifası, Avrupa’da yükselen sağ dalganın ve yerleşik düzenin, Türk kökenli ve etkili siyasetçilere karşı takındığı "yok sayma" veya "itibarsızlaştırma" politikasının bir parçası mı? 12 yıl boyunca her şey yolundayken, Köseoğlu ne zaman ki bölge halkının haklarını savunmak için "fazla" ses çıkarmaya başladı, işte o zaman düğmeye basıldı.
"HER ŞEY YENİ BAŞLIYOR: U GAAT NOG VAN MIJ HOREN!"
Eylem Köseoğlu, bu istifayla siyaset sahnesinden silinmeyeceğini, aksine elinin daha da güçlendiğini şu sözlerle ilan etti:
"Haksızlıkları gün yüzüne çıkarma mücadelem burada noktalanmadı. Tam tersine! Benden daha çok haber alacaksınız (U gaat nog van mij horen)."
Hollanda siyasetinde Eylem Köseoğlu'nun istifası, buzdağının sadece görünen kısmı. Perde arkasında kimlerin olduğu, bu "karakter suikastlarının" hangi kapalı kapılar ardında planlandığı ise merak konusu. PLATFORM, Hollanda'daki bu "siyasi depremin" artçı sarsıntılarını takip etmeye devam edecek.
Zaanstad / Tarık OKAN