Asıl Neden Sosyal Geri Kalmışlık, Korona Bahane!...
Son günlerde Hollanda'nın Lahey şehrindeki“
“ ve Utrecht şehrinin “Kanaaleilanden “mahallelerinde toplumsal patlamanın sinyallerini veriyor.
Bu iki mahalleden De Schilderwijk ‘te ikamet edenlerin yüzde 90‘ı Türk, Faslı, Antilli ve Surinameli ve diğer göçmenlerin de ikamet ettiğini biliyoruz. Bu eski şehir merkezlerlerindeki geri kalmış mahallenin gençleri Hollandalı emsallerine göre işsizlik, yoksulluk ve kriminal suçlar yüksek düzeyde olan yerlerde yaşamak zorundalar.
Mart ayından itibaren Covid – 19 Salgınından dolayı, okula, mahalle evine gidemeyen gençler, günlük yaşamlarındaki sistemleri tamamen bozulmuş durumda. Ruhsal ve aile yaşam ortamları da çok iyi olmayan bu Halk mahallelerinde son gelişmeler bizi görün dercesine sinyal vermekte.
Toplumsal sivil itaatsizlik var olanı kendi esnafının malını ve mülkünü yıkarak, yakarak ve yağmalayarak oluşacak anarşiyle bir yere varılamayacağı kesin.
Bu oluşan toplumsal protesto ve sivil itaatsizliğe göz kapamak, kulakları tıkamak ve inkarcı bir politikayla yola devam etmemiz de tabii ki yanlış olur. Bunu yanında geçmiş yıllarda bu mahallelerde fiziksel, soysal sistemin güçlendirilmesi için uzun yıllara bakım ve yatırımda yapıldı.
22 Mart 2007 tarihinde o dönemin Bakanı bayan Ella Vogelaar, 40 Vogelaar Mahallesi diye ekstra programını açıklamış ve yatırım yapılan mahallelerin içinde De Schilderwijk ve Kanaaleilanden da bulunmaktaydı.
Olaylara katılanların yüzde onunun bu mahallelerde ikamet etmesi ve katılımcıların başka mahalleden gelmeleri bu mahalleleri sosyal huzurluk ve şiddet için uygun çekici bir hal alırken, bu mahallelerin seçilerek göçmenleri “Günah keçisi / Zondebok ) pozisyonuna düşürülmek mi isteniyor. Korona krizinden sonra oluşacak ekonomik ve sosyal çöküntüye bir toplumsal suçlu mu aranıyor?
Sosyal uyum ve toplumsal katılım
Geçmiş yıllarda, Irak ve Suriye çöllerinde yaşamlarının anlamını arayan, Cenneti ararken Cehennemi bulan Mağrip’li gençler genelde bu sorunlu Vogelaar mahallelerinde ikamet ediyorlardı.
Bu gençlerin var olan sorunlarına, eğitim, bakım, konut, iş, istihdam ve gelir seviyelerinin iyileştirilmesi konusunda mücadelede Hollanda yetersiz kaldı. Daha çok oluşan insanlık dışı cürüm ve suç olgusunun ceza, cezalandırma ile ilgilenen Hollanda hükümeti, var olan yaranın üzerini merhemle kapatarak, derin yaranın kapanacağını düşündü ama var olan sorunlar sosyal, ekonomik bir krizde sırıtmaya başladı.
Türk Sivil Toplum Örgütleri
Türk toplumunun onlarca camii, mescit, vakıf ve dernekleri bu yeni şiddet dalgasında mümkün olduğu kadar gençlerinin uzak kalmalarını sağlayacak ve gençlere sunulan mekanları ile gençlerin kontrol altında olmalarını sağlayacaktır. Bu arada bu kurumlarımız devlet erkanı ve belediyeler içinde her zaman olduğu gibi uyum içinde çalışacaklardır.
Sorunun çözümü mutlaka vardır !
Tabii ki polisiye ve belediyenin alacağı tedbirlerle sorunu geçiştirmek mümkün. Bu aynı zamanda kanayan yaraya, geri kalmışlığa, umutsuzluğa, gelecekten dışlanmışlığa polisiye tedbirlerle çözüm olamaz.
Onun için gerekli olan nedir?
Bu göçmenlerin temsilinin de içinde bulunduğu durumda, Göçmenlerin Sivil Toplum Temsilcileri ile bir araya gelerek yeniden istişare edilmesi gerekir. Gelecek için iş, istihdam, rehberlik, eğitim, meslek ve yeniden gelecek umutlarının inşa edilmesi gerekir,
Bu konuda, belediyelerin, bölgelerin ve Hollanda hükümetinin mutlaka yeni yeni politikaları, bütçeleri ve geleceğe yeniden inşa için ayıracakları Covid bütçeleri vardır.
Hep birlikte, barış içinde umutlu ve mutlu yarınları gelin hep birlikte kuralım. Burada benim, senin çocuklarının ve torunlarımızın geleceği söz konusu.
Fikir ve düşüncelerinizi saygı ve sevgilerle bekleriz.
Nejat SUCU