Hollanda‘da, Sorunsuz Göçmen Türk Kadın Örgütlenmesi
Hollanda, bir zamanlar kadınlara, göçmen Türk kadınlarının geri kalmışlığı ile mücadelede Avrupa Birliği ülkelerinde elle gösterilecek bir ülke idi.
Kadın örgütlenmelerine, kadının eşit haklar ve geleceklerini, ekonomik bağımsızlıklarını kurma mücadelesinde belediyeler, bölge eyaletleri, Hollanda hükümeti ve Avrupa Birliği gereken finans desteğini gerektiğinden fazlasıyla sağlıyordu.
Kadınlara yönelik, iş, istihdam ve kadının kendi özgür geleceğini kurmada, ayaklarının üstüne sağlam basarak çocuklarını geleceğe hazırlamada önemli gerekli olan bilinç ve donanımı sağlamaya çalışıyorlardı.
Hafta sonlarında Türk Kadınlarının Sivil Toplum Örgütleri, eğitim, bilgilenme, bilinçlenme ve bağımsız olabilmesi gereken hafta sonları kurslarına katılarak Türk kadın örgütlenmesinin güçlenmesini sağlıyorlardı
Bu arada politik partiler, feminist gruplar, Sosyal hizmetler ve halk refah kurumlarıda her türlü insan kaynaklarını sağlayarak destek gereken uzmanlık ve kadro desteğini sağlıyorlardı.
Duraklayan, gelişmeyen ve kendini zamanın şartlarına uyarlamayan örgütlü kadın hareketi geri kalmakta.
2000 yılından itibaren, sanki var olan politikalar ve finans destekleri yavaş yavaş belediyeler, bölge eyaletleri tarafından fonlar bitirilerek Kadın örgütlenmelerinin çalışamaz bir duruma gelmesini sağladılar.
Artık Türk göçmen kadının da bazen içinde olmadığı sorunlara yönelik faaliyetler ve projeler destek görür oldu. Genelde, Türkleri çokta ilgilendirmeyen Kadın sünneti ve kadın ticareti gibi kadının toplumsal sorunlarına yönelik projeler destek bulur oldu.
Bunun yanında var olan diğer faktörler ise;
Hollanda’da 50 yıldan sonra kalıcı Türk toplumunun ve kadının kalıcı yaşamında, Hollandalı’lara benzeyerek “Ben ve bencillik “kültürünün değer bulduğu ikinci ve üçüncü nesil bir toplum yetişti. Bu toplumsal değişim ve yeni bir Hollanda toplumuna giden yolda “Her koyun kendi bacağından asılır “politikalarını benimseyerek kendi egolarını mutlu etme yolunu seçmiş bulunmaları.
Hiç mi sorunu yok kadınlarımızın?
Aşağıdaki sorunların olduğunu hepimiz bilmekteyiz;
Gelecekte kadın ?
Gelecekte, Korona ile zorlaşan toplumsal yaşamda kadının dahada mücadeleci bir ruhla var olan olanakları iyi bir şekilde kullanması gereklidir. Gelecekte Hollanda toplumunda daha kaliteli bir yaşam ve eşit haklara sahip proje üreten Türk kadın örgütleri, Hollanda toplumun katılım ve uyum için gerekli desteği zengin bir Hollanda’da ve Avrupa'da bulacaktır.
Türk toplumunun Hollanda toplumunda kaliteli bir yaşamı,“ Kadının kendi ayakları üzerinde durarak, toplumsal aydınlanma ve Hollanda toplumuna katılımıyla ancak gerçekleşir.
Biz sadece analiz etmekle kalamayız, aynı zamanda desteklemektirde görevimiz. Bu yazımızda mutlaka unuttuklarımız ve yazamadıklarımız da olmuştur. Asıl önemli olan ise kadının kendi sorununa tartışarak sahip çıkmasıdır.
Sizlerin affına sığınarak saygılar.
Nejat SUCU