Hollanda‘da, Sorunsuz Göçmen Türk Kadın Örgütlenmesi


  • Kayıt: 03.09.2020 20:10:00 Güncelleme: 20.12.2020 13:09:29

Hollanda‘da, Sorunsuz Göçmen Türk Kadın Örgütlenmesi

 

Hollanda, bir zamanlar kadınlara, göçmen Türk kadınlarının geri kalmışlığı ile mücadelede Avrupa Birliği ülkelerinde elle gösterilecek bir ülke idi. 

 

Kadın örgütlenmelerine, kadının eşit haklar ve geleceklerini, ekonomik bağımsızlıklarını kurma mücadelesinde belediyeler, bölge eyaletleri, Hollanda hükümeti ve Avrupa Birliği gereken  finans desteğini gerektiğinden fazlasıyla sağlıyordu.

 

Kadınlara yönelik, iş, istihdam ve kadının kendi özgür geleceğini kurmada, ayaklarının üstüne sağlam basarak çocuklarını geleceğe hazırlamada önemli gerekli olan bilinç ve donanımı sağlamaya çalışıyorlardı.

 

Hafta sonlarında Türk Kadınlarının Sivil Toplum Örgütleri, eğitim, bilgilenme, bilinçlenme ve bağımsız olabilmesi gereken hafta sonları kurslarına katılarak Türk kadın örgütlenmesinin güçlenmesini sağlıyorlardı

 

Bu arada politik partiler, feminist gruplar, Sosyal hizmetler ve halk refah kurumlarıda her türlü insan kaynaklarını sağlayarak destek gereken uzmanlık ve kadro desteğini sağlıyorlardı.

 

Duraklayan, gelişmeyen ve kendini zamanın şartlarına uyarlamayan örgütlü kadın hareketi geri kalmakta.

2000 yılından itibaren, sanki var olan politikalar ve finans destekleri yavaş yavaş belediyeler, bölge eyaletleri  tarafından fonlar bitirilerek Kadın örgütlenmelerinin çalışamaz bir duruma gelmesini sağladılar.

Artık Türk göçmen kadının da bazen içinde olmadığı  sorunlara yönelik faaliyetler ve projeler destek görür oldu. Genelde, Türkleri çokta ilgilendirmeyen Kadın sünneti ve kadın ticareti gibi kadının toplumsal sorunlarına yönelik projeler destek bulur oldu.

Bunun yanında var olan diğer faktörler ise;

  • Kadın örgütlenmeleri, bağımsız  var olan sorunları analize edecek, proje üretecek ve uygulayacak bir konuma gelemediler,
  • Kadın örgütlenmesinde erkek egemenliğinin ve hegemonyasınım var olan sivil toplum örgütlerinde kırılmadığını ve belirleyici olan yine erkeklerin kadınların özel gereksinimlerine cevap verecek politikalar üretmediklerini gözledik.
  • Kadının kendi var olan sorunlarını iyi tanıyamadığı ve analizden uzak, Hollanda'ya göçün ilk 20 yılındaki faaliyetlerden vazgeçilemediğini gözledik.
  • Eğitimli ve bilgi beceri sahibi bayanlar, gerek ilgi ve toplumsal değer bulma eksikliği, gerekse Hollanda‘da kaliteli bir yaşam için kendi iş, istihdam ve gelir kaynağı sağlayacak çalışmaları seçtikleri.

 

Hollanda’da 50 yıldan sonra kalıcı Türk toplumunun ve kadının kalıcı yaşamında, Hollandalı’lara benzeyerek “Ben ve bencillik “kültürünün değer bulduğu ikinci ve üçüncü nesil bir toplum yetişti. Bu toplumsal değişim ve yeni bir Hollanda toplumuna giden yolda “Her koyun kendi bacağından asılır “politikalarını benimseyerek kendi egolarını mutlu etme yolunu seçmiş bulunmaları.


Hiç mi sorunu yok kadınlarımızın?


Aşağıdaki sorunların olduğunu hepimiz bilmekteyiz;


  • Hollanda'da  yaşayan ve aile birliği ve birleşimi ile Hollanda’ya yerleşen bayanların ikamet izinlerinde bağımlılık,
  • Eğitim düzeyi Hollandalı emsallerine göre düşük ve oran olarak bir eğitimi diplomasız terk eden bayanların oranı Hollandalı emsallerine göre iki  kat daha fazladır.
  • Iş, istihdam, kazanç ve milli gelirde Hollandalı emsallerine göre Türk bayanların gelir ve kazançları  çok geride seyretmekte.
  • 20 yıldır, topraktan mantar gibi türeyen Sağlık hizmet kurumları, kadına yaşam mücadelesi yerine, sorunlu ve rehberliğe gerekli kılan, bir bağımlı bir kadın grubunun oluşumu sağladı. Göçmen Türk kadınını geleceğe hazırlayamaz bir konuma getirdi.
  • Politik ve inanç temelinde kadınlar kutuplaşarak birlikte hareket etme ve çalışma imkanlarını yok ettiler.
  • Her şehirde onlarca “  Bal vermeyen Arı gibi  “ onlarca kadın vakıfları  ve Çalışma gruplarının başkanları var ama, üretilen ve sonuç alınan bir çalışma yok ortada.
  • Aile içi şiddet, dünya politikaları, kadının erkek hegemonya tarafından bir savaş malzemesi gibi kullanılması, Hollanda aile için şiddet, Hollanda’da kendi yaşadığı ülkeye karşı kin ve nefret ve nasıl bir Müslüman kadın olarak Hollanda’da yaşam gibi onlarca sorunlarla birlikte yaşamak zorunda Türk ve Müslüman kadın. 
  • Bunun yanında inanç sömürüsü, inanç temelinde terör bağlantılı gençlik, ve mutsuz ve umutsuz bir kadın grubu.
  • Kadına destek vermek  ve örgütlü bir kadın harekatı dünden daha da çok gerekli !...

 

Gelecekte kadın ?


Gelecekte, Korona ile zorlaşan toplumsal yaşamda kadının dahada mücadeleci bir ruhla var olan olanakları iyi bir şekilde kullanması gereklidir. Gelecekte Hollanda toplumunda daha kaliteli bir yaşam ve eşit haklara sahip proje üreten Türk kadın örgütleri, Hollanda toplumun katılım ve uyum için gerekli desteği zengin bir Hollanda’da ve Avrupa'da bulacaktır.


Türk toplumunun Hollanda toplumunda kaliteli bir yaşamı,“ Kadının kendi ayakları üzerinde durarak, toplumsal aydınlanma ve Hollanda toplumuna katılımıyla ancak gerçekleşir. 


Biz sadece analiz etmekle kalamayız,  aynı zamanda desteklemektirde görevimiz. Bu yazımızda mutlaka unuttuklarımız ve yazamadıklarımız da olmuştur. Asıl önemli olan ise kadının kendi sorununa tartışarak sahip çıkmasıdır. 

 

Sizlerin affına sığınarak saygılar.

 

Nejat SUCU