Kapitalizm Yeniden mi Yapılanıyor?
Hollanda hükümeti gün geçmesin yeni ekonomik, sosyal ve geleceğe yön veren destek paketlerini açıklamasın. Nisan ayında başlayan, destek paketlerinin bilanço su her geçen gün büyümeye devam ediyor, İşverenlerin Korona salgınından doğan yükünü ve ekonomik çöküntüyü en asgari bir düzeyde tutmayı amaçlayan, tarihin en büyük destek paketi çalışanların işlerini korumalarını ve işsiz kalanların bir an önce iş yaşamına tekrar kazandırmayı amaçlamaktadır.
Hükümet bu yıkıntının ve Korona depreminin altından yalnız kalkamayacağının bilincinde. İşverenlerin ve çalışanların temsili sendikaları, belediyeler, İşverenlerin Sigorta Kurumu UWV ve diğer stratejik ortaklar bu konuda üstün bir çalışma, uyum özveri azmi göstermekteler.
Durmadan dile getirilen bir söz ortalıkta dolaşmakta,“ Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak“
Tam anlamıyla anlamakta zorluk çeksekte, belirli bir süre gerekse de, biz de artık yeni bir sisteme hazırlandığımızı hissetmeye yeni bir yaşantımızın olacağına inanmaya da başladık. Yalnız ne, nasıl ve ne zaman değişeceğini görmek ve bilmek biraz zor. Ama belli olan artık yeni bir Kapitalizmin yeniden yaşantımızı belirleyeceği kesinleşti.
Yaşantımızda, sosyal, ekonomik, politik, vatandaşlık, çalışma ve çalıştırma ilişkileri değişmekte olduğunu görmekteyiz. Bu değişimler bazılarımız için zordur. Bazı geleneksel meslek ve iş kolu dallarının kaybolacağı ve yeni iş ve meslek olanaklarının doğacağını okuyoruz. Bu konuda geleceğe hazırlık ve yatırım yapan Batı Kapitalizmi işin farkında. Bu yeni“ Post - Modern Neoliberaliz“ perdenin hem arkasında ve hem de önünde olan bütün belirleyici meta ve sosyal gücü elinde toplayan bir gücün olduğu da kesin. Paranın gücü geçen yüzyıllarda planlanan ve birikimleri ile belirleyici ekonomik, sosyal, kültürel ve politik güç oluşturan Kapitalizm her ne kadar istenen dünya refahını sağlayamadıysa da ve sahip olduğu oligarşi gücüyle kendini alternatifsiz kıldı. Bu arada küçük burjuvaziye de izin vererek sistemin devamlılığına ortak kıldı. Aslında var olan sisteme ortak bularak uzun yıllar ayakta kalmasını sağladı.
Öyle bir sistem yaratıldı ki, kapital yoksa, iş, istihdam, ekmek ve aşta yok oldu!..
Geçmişe takılmadan, geleceğe hazırlanmak olmasa iyi olurdu, yaşanmasa başka türlü olurdu diyeceğiz. Bizde bir söz vardır “Keşke olmasaydı “Keşkelerden dersler çıkarmak, geçmişi anlamak ve geleceği de yaşamak gerek.
Biz Türk göçmenleri Toplumsal örgütlenme bazında 30 yıl öncesine göre çok iyi olmasak ta, bireysel eğitim ve iş tecrübesinde 30 yıl öncesine göre daha iyiyiz. Bu arada bireysel olarak, var olan devletin destek ve programlarından iyi faydalanmak gerek. Kesinlikle, 80’li yıllardaki Hollanda'nın Twente bölgesindeki (Almelo, Borne, Hengelo, Haaksbergen, Enschede ve Oldenzaal) şehirlerinde patlak veren tekstil krizinde çalışan ilk nesile göre daha iyi bir durumdayız. Devletin imkanlarını iyi kullanır var olan yeni bir ek eğitim ve yeni bir meslek eğitiminde yaparak Hollanda hükümetinin ayırdığı 1 milyar 400 milyon Avro’dan pay alarak yaşama devam etmek gerek. Bunun yanında bu fırsattan, kendi işini ve ticaretini yapmak isteyenler için güzel bir fırsat. Tabii ki gelecekte üretime ve uluslararası ticarete yönelmek te gerek. Kim bilir bu krizde de bir hayır vardır.
Sağlıcakla kalın,
Nejat SUCU