"Mutluluk" sözcüğü nereden ve nasıl bulundu bilemiyorum ama, bir insanın mutlu olabilmesi için Mutluluk sözcüğünün gerçek anlamını, içinde aslında neleri barındırdığı iyi bilmesi gerekir. Ancak o zaman mutluluğun içinde hisseder.
Çoğu zaman, olduğuna inandığımız ve sahip olduğumuz, ya da olamadığımız “Mutluluk / Blijschap “ üzerine yazar, konuşuruz. Çoğumuzun ömrü mutluluğu arayarak geçip gidiyor. Ve gün geliyor bir bakıyoruz ki ne elde var ne avuçta. Ne gerçek anlamda mutlu olmayı başarmışız ne de etrafımızı mutlu edebilmişiz.
Aslında mutluluk ve mutsuzluk gibi iki karşıt kavramlar soyutturlar ( abstract ) . Soyut olan, elle tutulmayan, kişiden kişiye, aileden toplumlara kadar uzanan bir yaşam biçimini küçük bir parçasıdır mutluluk ve mutsuzluk birbirinden hiç ayrılmayan ikiz sözcüktür yaşantımızda.
En çok mutlu olduğumuza inanır öylede yaşamaya devam ederiz!..
Avrupalıya sorarsak bireysel ve egoların mutluluğundan toplumsal yaşamında mutlu olduğunu söyleyebiliriz. Onun için bireysel mutluluk, Avrupa ülkelerinde varsıllığın verdiği olanaklarla toplumsal mutluluğu yanında getirmez mi ?
Var olan ekonomik imkanlar, ekonomik bolluk ve rahatlığın verdiği huzurlu harcama, kaliteli ve geleceğe güvenle bakabilmek beni, seni ve bizim komşularımızı da mutlu edecektir.
Bizim mutlu olmamız bu dünya zor.
Biz bireysel mutluluğu pek tanımayız. Bireysel mutluluğun toplumsal topyekûn mutluluklarda arar, bir ömür boyu mutsuz bir yaşam ve arayış içinde mutluluk gibi bilinmeyenlerdir. Sorgulamadan alın yazım der, kaderimize razı oluruz.
İnancımıza ters düşen, kan, savaş, hapis, ölüm ve geride kalan dul ve yetimlerin varlığından mutlu insanlar olduğu sürece topyekûn mutluluk bir ütopya alarak yazılır ve çizilir. Bazen bol bol nutuklar ve söylevlerle ne kadar mutlu olduğumuzu birileri gözümün içine bakarak anlatır da onun gözleri yalan ve mutsuz olduğunu bağıra bağıra söyler.
Çokta önemli değildir mutluluk Şark toplumlarında
Birey, egolar, kişi, seçimler, tercihler ve bireysel yaşam biçimleri ve gelişim toplumunun, ailenin ve yaşanan sokağın güvenliği, geleceği ve yaşamın devamından çokta önemli değildir.
Değişen ve kabuğunu kıran İstanbul takibimdesin!...
Evet İstanbul metropol ve büyük sanayi, aydın ve geleneksel kabuğunu ve Prangalarını kırmakta olan bir şehir olmada hızlı adımlarla ilerliyor.
Evet İstanbul’u ve İstanbulluyu mutlu edemeyen politikalar İstanbul’da kaybetmeye gebedir.
İstanbul'daki seçmen artık, feodal, ütopik, inanç ve bölgecilik temelinde oy kullanmamayı öğrenmekte bir dolu dizgin yo kat etti. Buda şu demek oluyor, Avrupa mutluluğunu kendi kimliği ile arayan bir İstanbul masalı ve bulmacası olarak göreceğiz gelecek yıllarda.
Avrupa lı önemli bulmakta
Avrupa’lı ise mutlu yaşamın, birey ve toplum için önemli olduğunu, düşünmekte ve mutluluğa giden yolda çoğu zaman girişimlerde bulunmaktadır. Mutluluk ölçümü eşdeğerde bilim, ilim, kalkınmışlık ve refah bir yaşam demektir.
Onun bilinmeyen ve tanımlanmayan Mutluluk his, duygu ve tecrübesi Avrupalı’yı mutsuz etmeye yeterde artar bile.
Şark ve Garp toplumları arasında en büyük fark nedir?
Garp’lı mutluluğu bulmak için denemeden kaynaklanan “Suçluluk duygusuna ( Schuldcultuur )sahip olur, Şark’lıda ise, utancından (Tabu) denemeyerek Utanç kültürü (Schaamtecultuur ) ile yaşar ve bir ömür mutsuz olur ve ölür.
Binlerce yıl gelmiş geçmiş bilim, ilim adamları ve filozoflar mutluluğu yakalayamamışta, ben “Nejat ‘mı yakaladığını zanneder.
Hayal ama o da gerekli bu yaşamda birazcık mutluluktan nasibimizi almak için.
Biliyor musunuz ? Her ikisinin de varabildiği hedef ve sonuç yine bilinmeyen bir Mutsuzluktur, Mutlu olmanız dileğimle iyi geceler.