Tarihler boyunca, her coğrafya da olduğu gibi ,Hollanda erkek toplumunun tacizleri ve her kurum ve kuruluşta olmuş ve olabilecektir. Amerikanse toestendan dediğimiz Amerika da başlayan bizim kadınların onurunu rencide eden ve kadının yaşam mutluğunu sekteye uğratan taciz, tecavüz, yetki ve mevkii kötüye kullanma tabii ki kabul edilemez. Cezai yaptırımların olması önemli olup, kadını ailenin ve toplumun en üstün bir parçası kabul eden kültür ve eğitim aileden başlamalı ve okullarda devam etmelidir.
Bir an düşündüm de
Tacize uğrayanlar, tacizle istemeyerek bir fiilen taraf olan bayanlar unutmasınlar kendi karşılarında Dağ gibi duran bir erkek hakimiyeti, hegemonya lığı ve oligarşisi dimdik ayakta. Var olan sorunlar ve bilinenler daha Buz dağının tepesi ( De top van de Ijsberg ) gözükenlerdir.
Bunu yazmakla demek istemiyorum ki, mücadele edilmesin ve yapanların yanlarına kalmasın. Hayır. Devlet, hükümet, yerel, bölgesel yönetimler ve toplumun tüm kademeleri, kurumları ve eşdeğerdeki bilinen ve bilinmeyen inanç grupları hukuk, cürüm ve suç yönleriyle eşit muamele görmeleri gerekir. Sadece kadının değil de bütün toplumun sorunu olarak görmek çok önemlidir. Aslında toplumsal bir sorun ve kanayan yaradır.
Gelelim bir örneğimize ;
Bir hayvanın eşine yaptığında daha da kötüsü ve hayvanlık dışı, insanlık dışı davranmayışı sergileyen bir adı koca ( mijn man ) Ne güzel bir koca ne güzle bir çocuklarının babası.
Uzun yıllar sonra, eziyet, işkence, insanlık dışı muamele, taciz ve ırza geçmekten suçlanan koca. Zorla ve şiddet kullanılarak cinselliğiyle tatmin olduğunu düşünen ve her an eşini rencide eden ve değersiz kılan bir eş ve koca.
Şikayetlerin ciddiyetinden sonra 6 aydır içeride koca. Tercüman olarak anlatılanlardan bir insan, erkek ve Türk olarak ben de utandım.
Mahkeme de perişan ve Süt dökmüş kedi gibi suçlu, süzgün ve üzgün bir anne.
Sanki bir yılda 20 yıl daha fazla yaşlanmış. Anne, şikayetinden pişman. Sanki bütün olayların sebebi kendisi gibi suçluluk duygusu içinde. Ailesi ve çevresi kendini suçluyor. Çocuk Esirgeme Kurumu ( Raad voor Kinderbescherming ) çocuklarını evden ve kendisinden almak için işlemleri başlatmış.
Satın alınan evin 6 aylık faiz giderleri de ödenmiyor. Koca kodeste olduğu için hiçbir kurum ve kuruluş gelir kaybını karşılamaya yanaşmıyor. Öyle bir kanun, bu zor günlerde destek verecek ( Vangnet ) denen bir imkânda yokmuş aslında. Olana var ama kadını korumak adına var olan imkanlar yetersiz.
Kadının çaresizlikle verdiği karar.
Son çare kim akıl verdiyse, kadın daha önceki işkence, şiddet ve eziyet suçlamalarını kendisinin intikam almak için uydurduğunu ve yalan olduğunu söyledi.
Bunun üzerine toplanan Hakimlerin mahkeme heyeti kadının Mahkemeyi ve hukuku yanıltmaya teşebbüsten ( meineed / Yemin altında mahkemeyi yanıltmak için yalancı şahitlik ve ifade verme ) suç işlediğine ve tutuklanma kararı verdi.
Sorunu çözmek gerek
Toplumsal bir sorun varsa temelden çözüm için gerekli tedbirleri almak gerek. Son yaşananlardan sonra, devlet, hukuk ve kurumlar sisteminin bu sorunlara çözüm bulmaya yeterli olmadığı kesin.
Var olan kurum ve kuruluşların politikalarını yeniden “Cinsel tacize ve tecavüzü “ karşı tedbirlerin uygulana bilinir politikaların olması, takip edilmesi ve her gelişmelerin takibi (monitoring ) kayıt altına alınarak ve raporlarla transparan bir şekilde çalışmaların yürütülmesi gerekir.
Son olay ve toplumsal haberlerin en olumlusu ise, bir binlerce yıllık sorunun konuşma ve açıklık kültürünün oluşmasına katkı sağlayacaktır. Burada kadının kendi hakkını ve kendine sahip çıkmasını kolay kılacaktır. Tabii ki var olan bütün sorunların da bugün veya yarın çözülmesini beklemek hayal olur.
Sevgi dolu dostluklar dileğimle.