Hollandalı Türklerin Entelektüel Fakirliği


  • Kayıt: 09.06.2023 21:52:57 Güncelleme: 09.06.2023 21:52:57

Hollandalı Türklerin Entelektüel Fakirliği

Mustafa Nejat

Yasalar, kamuoyu, basın, siyasi partiler, vakıflar ve lobi gruplarının, Hollanda’nın politik gündemini belirledikleri kesin. Çok zaman adaletli ve etik olmasa da, genelin kabul ettiği kurallara ve yasalara uymak, yaşanan toplumsal barışın kalıcı olmasını sağlar. Herhangi bir nedenle bu kurallara ve yasalara uymayanlar için de toplumsal yaptırımlar söz konusudur.

Hiçbir toplumda bireylerin ve grupların, o ülkenin yasalarının dışında ve üstünde yaşam hakkı bulması mümkün değildir. Her Avrupa ülkesi gibi Hollanda da, ülkede yasal olarak var olan grupların “paralel yönetim“ oluşturmasını engelleyecektir. Hiçbir birey ve grup yasaların dışında ve üstünde değildir.

Duymuyoruz, okumuyoruz ve tartışmıyoruz

Dikkatimi çeken bir konu; toplumsal gelişmeler karşısında, taraf olmak. Toplumu ilgilendiren gelişmeleri ve olayları, olumlu ya da olumsuz biçimde konuşamıyoruz ve önyargısız tartışma ortamı yaratamıyoruz. Neden bu duruma geldik? Toplumsal hizmet sunan özel ve tüzel kişi ve kurumlar siyasileştiği ve partizanlaştığı zaman, birey-devlet ilişkileri sorgulanmaya başlanır ve güven ortamının devamı aranır. Bir bakıyorum; HDV’na bağlı  bir caminin yönetim kurulu başkanı son Türkiye seçimlerinde Ak Parti sandık görevlisi olmuş. Yasal olarak bir sorun yok ama etik anlamda ve tüm toplumu temsil etme anlamında camilerimizin yöneticileri bağımsız olarak görev yapmak zorunda. Bu olmadığı zaman, o partizan yönetici diğer cemaatin ne kadar temsilcisi olabilir?

Entelektüel fakirlik

Toplumsal korkularımız ve öz eleştiriden uzak olmamız nedeniyle evrensel düşünce ekseninden uzaklaşan bir toplum olarak entelektüel fakirlik içindeyiz. Belli ki belirli bireysel korkularımız ve bireysel zenginliklerimizi kaybetme korkularımız var. Sahip olmadığımız zenginliklerimizden korkmaksa ütopiktir. Galiba, kalıplaşmış ve kutuplaşmış düşünsel kültürün kabuğunu kırarak hür ve doğru düşünceye giden somut ve soyut yolu bulamadık.

Kesin doğruculuk da yoktur

Hiçbir bilim teorisinin kesin doğruculuğu yoktur. Bir de insanın bireysel, yüzeysel ve lüks dünya yaşamı gündeme geldiği zaman bugün doğru bildiklerimiz yarın yanlış olabilir. Onun ve bunun  doğru bildiklerini çok da yüceltmemek, putlaştırmamak ve kutsallık kazandırmamak gerek.

Sevgi ve saygılarla, gününüz aydın olsun.