Hiçbir zaman kendimiz seçemeyiz nerede, kimden ve nasıl bir ailede doğmayı. Bu nedenle her aile, aile kültürü, inancı, etnik kökeni ve her aileden doğan çocuklar benim için eşdeğerde ve değerlidir.
Var Olan Yaşam Olanakları
Etrafımızda var olan maddi ve manevi olanaklar, çevre ve yaşadığımız mahallenin sosyal güveni, edepleri, eğitim, okul, meslek ve kültürümüz kişiliğimizi belirler. Bir ömür boyunca artıları ve eksileriyle bir kişilik ve değerli bir toplumun üyesi oluruz.
Hollanda’ya Göç
Hollanda’ya göç eden ailelerden doğan çocukların, elbette Hollanda’yı seçme olanağı yoktu. Onlar için doğup büyüyüp bir Hollanda vatandaşı olmak doğal bir yol ve güzeldir. Olmayanı karşılaştırdığımızda, olanla mutlu ve huzurlu olmak mümkündür Hollanda’da.
Türkiye’den Hollanda’ya Yerleşenler
1970'li yıllardan sonra ilk nesilin çocukları ile evlenen ve Hollanda’ya yerleşen Türkiye’den gelen göçmen sayısı yüzde binin üzerinde gerçekleşti. Genelde bu binlerce genç ve dinamik aile bireyleri ve partnerleri büyük bir çoğunlukla belki Türkiye’de sahip olamayacakları maddi ve manevi olanaklara da sahip oldular. Yine de iki lafın arasında Hollanda’dan memnuniyetsizliklerini şikayet etmeye devam ederler. Her geçen gün onları dinleyen azalır ve onların bulunmaz soruna cevap arayışı yok olur gider Hollanda’da ve Türkiye’de. Bazen var olan memnuniyetsizlik, başarısızlığın yanındaki ruhsal çöküntülere bir suçlu bulunur, o da onları istemeyen, haberi olmayan ve umurunda da değildir Hollanda toplumu.
Hollanda’dan Memnuniyet Artmakta
Bir 10 yıl olacak Hollanda’da yaşayan Türklerin yüzde 44'ünün kendilerini Hollanda’ya ait olmadığını hissettiğini biliyoruz. Bu yıl yapılan bir araştırmada (CBS) Hollanda’ya ait olmadığını hisseden ve söyleyen oranının yüzde 30’a düştüğünü görmekteyiz. Zamanla, yerleşim süreci ve iş pazarındaki arz ve talep bu memnuniyetsizliği daha da azaltacaktır.
İnsanoğlu Hollanda’da Nankör Olabilir, Neden Olmasın?
Gelen ve giden. Hollanda çifte vatandaşlık yasası ile uzun bir süre Türkiye’de kalma imkanı ve Hollanda’dan alınan bir sosyal ödenek bile bazılarımızı mutlu ve huzurlu kılmayabiliyor. Bizler genelde bazı insan gruplarını suçlarız ama kendimize bakarak ne kadar Hollanda’nın yerlisi ve uyumlu vatandaşı olabilmişiz?
Bir Ömür Mutsuz Yaşam
İki arada bir derede kalmak. İki kültürle birlikte yaşamak. Geleneksel yaşam biçimini kendin için değil de başkaları için istemek. Var olanla mutlu olmayıp ne istediğini bilememek. Var olan olanaklardan faydalanıp, toplumsal yükün altına girmemek. İnsanlığın çoğu zaman fırsatçı ve kendisiyle çelişkili bir fikir ve zikrinin yanındaki kişiliği oluşur. O kişilikten toplumun geneline uymayan yaşam biçimleri ve kültürleri ile adacıklar oluşur. Hollanda toplumu genel yasal kurallara uyan "kültürel adacıklara ve kültürel gettolara" izin vermekte. Tabii ki var olan genel birey özgürlüğünü sınırlamadığın ve yasaklamadığın sürece.
Bir Ömür Feda Edilen Yaşam
Yaşam her zaman siyah ve beyaz değildir. Bazen de yaşantımızda gri'nin olduğunu ve ortasını görmek gerek. Çoğu zaman sevdiklerimiz için, kendimize güvenli bir liman için (Hollanda) ve şikayet, mutsuzluk, umutsuzluk kültürü ile bir ömür bizlerle yaşayan bir değer ve yargılarımız olduğunu zannederek şikayet eder dururuz. Bugün hava bulanık ve bulutlu ama yapabildiklerimin yanında, yeniden düşünme ve yazabilmek ne güzel. Birazdan güneşle birlikte bir günün yeniden başlayacağını düşünebilmekte mutlu etmeye yeter de artar bile.
Sonsuz saygı ve sevgilerimle,