Hollanda Merkez İstatistik ve Araştırma Kurumu (CBS) her yıl yaptığı “Sosyal Yaşamdan Memnuniyet / Tevredenheid met Sociale Leven” araştırmasına göre, Hollanda’da 18 yaş ve üzeri olanların %80'i sosyal yaşamlarından memnun ve hoşnut olduklarını belirtmiş bulunmaktalar.
Korona öncesi 2019'da memnuniyet oranı %85 idi. Her ne kadar Korona pandemisi öncesi dereceye ulaşmış olmasa da, geçen yıllarda Hollanda halkının sosyal yaşamından memnun, hoşnut ve mutlu olduğunu söyleyebiliriz.
Hoşnut Olmayanlar
Hollanda’da sosyal yaşamlarından hiçbir zaman memnun, hoşnut ve mutlu olmayanların oranı %5 iken, diğer memnun olmayan oran %15 olarak belirlenmiş bulunmakta.
Sosyal Yaşamda Memnun, Hoşnut ve Mutlu Olabilmek
Nerede yaşarsak yaşayalım, o ülkenin var olan yaşam şartları, gelir, kendine ait zaman, aile ve sosyal ilişkiler, insanın yaşadığı ülkedeki mutluluğunu belirleyecek etkenlerdir. Doğuştan birlikte yanımızda getirdiğimiz genler, aile, çevre, eğitim ve sağlık, sosyal yaşantımızdaki memnuniyetimizi belirlemede önemlidir. Bu arada sosyal medya, insan ilişkilerini yüzeysel ve çıkar ilişkilerine bağlı kılsa da, geçmişte var olmayan olanakları iyi bir şekilde kullanmak, mutlaka bireyler ve egoları güçlü bir Hollanda toplumuna olumlu katkı sunacaktır. Sosyal medya aynı zamanda bir deniz, evrene açılan bir kapı olmakla birlikte, yüzme bilmezsek boğulmamız çok zor olmayacaktır.
Şark Toplumlarına Göre Farklı
Göçmenlerin geçen 60 yılda Hollanda’ya entegre ve asimile olma çabasında epeyce yol katettikleri kesin. Bir kısım göçmenler tamamen Hollanda toplumunun içinde eriyerek (asimile) Hollanda toplumunun kendine benzeyenlere sunduğu olanaklardan faydalanmaktalar. Tarih boyunca kendi yaşam güvencesi ve gelecekleri için inanç değiştiren toplumlar olmuştur. Bugün de din ve inanç değişimi yerine kültür, eğitim ve iktisadi kapitalizmin ön plana çıktığını görmekteyiz.
Bir kısım ise, eğitim ve meslek alanlarında üstün bir çaba göstererek var olan iş gücü açığını, kendi kimlik ve inançları ile (entegrasyon) doldurmaya devam edecekler.
Şark Kültürü Yaşam Bagajı
Hollanda’ya yerleşen ve Doğu kültürünün birikimi, gelenekleri ve görenekleriyle yaşayanların sırtlarındaki maddi ve manevi ruhsal yük daha ağır, çift ve bazen taşınmaz bir hal alabilmektedir. O zaman her iki kültürle, her iki toplum arasında yaşamak, sosyal, finans ve kültürel yaşamı çekilmez kılarak Hollanda göçmenlerinin daha az memnun, hoşnut ve mutlu olduklarını söyleyebiliriz.
Başka Kokularla Mutlu Olmak?
Almelo’da Enter’da bisikletle ahır, gübre ve hayvan kokusu hissediyorum ama bu koku bizim oraların kokusu değil. Lezzet, lezizliği ve mutluluğu %70 belirleyen kokulardır. Kokular başka olunca, o kokularla mutlu olmak da zordur.
Diaspora ve Küresel Göç
Nereden ve hangi köy, kasaba ve şehirden gelirsek gelelim, var olan bağlılık ve kendi ülkemizde var olan bağlılık ve sosyal ilişkiler azalarak devam etmekte. Göçmen ve diaspora tarihinde Amerika’ya göç eden Sicilyalı ailelerin 5. ve 6. nesilleri kendini İtalyan Amerikalı kabul etmekteler. Bizde ise Hollandalı Türk veya Türk Hollandalı.
Hollanda’da yaşayan 500 bin nüfuslu Türk toplumu, farklı siyasi, inanç, etnik ve kültürel yelpazeye sahip olarak var olan ilişkileri Hollanda ile güçlendirmek ve Türkiye'ye bağlı kalmak anlamında çifte bağlılık (Dubbel Loyaliteit) duygusuna ve aidiyetine sahiptirler.
Gelecek yıllarda Hollandalı Türklerin Hollanda ile bağları güçlenerek devam edecek ve Türkiye ile duygusal bağları devam edecektir. Zamanla Hollanda’nın sunduğu siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal yaşam iklimleri var olan aidiyetin düşüş ve yükseliş trendini değiştirecektir. Tabii ki toplumsal katılım gerçekleştikçe, gelir ve gider seviyemiz de artacak, bu da Hollanda’da yaşayan 500 bin Türk göçmenin memnun, hoşnut ve mutlu olmasını sağlayacaktır.
Sağlıcakla hoşnut kalın,