Hollanda’da Ataerkil Aile’den Bireysel Yaşama Katedilen Yolumuz


  • Kayıt: 14.10.2024 17:31:02 Güncelleme: 14.10.2024 17:31:02

Hollanda’da Ataerkil Aile’den Bireysel Yaşama Katedilen Yolumuz

Mustafa Nejat Sucu

İnsanlığın gelişim sürecinde, çocukluktan itibaren sorgulayıcı bir kültürle büyüyen bir çocuk ve gençlik dönemi. Aslında insanın kendi kendini sorgulaması (zelfkritiek/feedback) ve sorması hiç bitmez. Sorgulama, genelde ataerkil aile kültüründe pek değer ve takdir görmez. Çünkü ataerkillik ya da patriyarki, erkek otoritesine dayanan bir toplumsal yaşam biçimidir. Türk-Müslüman toplumunda da erkek otoritesine dayalı bir toplumsal örgütlenme biçimi hakimdir.

Hollanda’da Bireysel Değişim ve Yeni Yaşam Biçimi

Hollanda’daki Müslüman ve Türk toplumu içinde bireysel değişim ve gelişim süreci yanında, yeni bir kimlik ve yaşam biçimi de şekillenmektedir. Aslında var olan toplumsal uyum ve asimilasyon sürecinde, Hollandalılara benzemeye çalışan ama bir türlü Hollandalı olamayan bir nesilden bahsetmek mümkün. Yabani Ahlat Armudu’nu (wild pear/Pyrus elaeagnifolia) Akça armudu ile aşılasanız da (kruising peer), hiçbir başka armuda benzemeyen bir meyve elde edersiniz.

Toplumsal Ederi Nedir?

Evet, Hollanda’da doğan ve yetişen toplum artık ne dedesine ne de Hollandalı komşusuna benzemektedir. Güzel bir isimden ziyade, toplumsal olarak nasıl bir ürün (meyve) verdiği, değeri ve kaç para edeceği de önemlidir gelecekte. Zor olan kısım ise, her ne kadar bireysel bilgi ve beceriye dayalı başarı beklense de, gençlerin geleceğini belirleyecek baskın (dominant) bir Hollanda toplumu bulunmaktadır. Ne kadar Hollandalılara benzerseniz, o kadar Hollanda toplumuna katılır ve pay alırsınız; yeni nesil “NederTürk” olarak adlandırılır.

Sorgulayan Çocuğu Pek Sevmezler Anadolu’da

Biz de burada belki bizi o an mutsuz edecek, yoracak ve birkaçımızın ruh halini zor duruma sokacak sorular sorarız: Neden, niçin ve kimin için Hollanda’dayız? Bu soruların belki yüzlerce, belki de binlerce cevabı vardır. Önemli olan, kendi kendimizi sorgulamayı öğrenmemizdir. Sorguladığımızda, arkasında sonuçları olan bir karar mekanizması devreye girer. Elbette sorgulamayla başlayan bir dizi değişim ve kaçınılmaz sonuçlar da ortaya çıkar.

Sorgulama Metodu

Aslında sorgulamayı öğrenmek, bilmek ve yöntemlerini kavramak gerek. Bir de değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenerek, yeni olanaklar yaratabilmek gerek. Metot olarak “iki adım ileri, bir adım geri” uygulayabilmek her zaman için bir adım önde olmaktır.

Hollanda’ya Göçün Nedeni

Bazen, Hollanda’da doğmayı ya da aile birleşimiyle Hollanda’ya gelmeyi biz seçemeyiz ama mevcut olanaklar içinde Hollanda’da yaşamaya devam etmeyi biz seçeriz. Tabii ki, mevcut yaşam standartları, geçim, sağlık, eğitim, iş ve en önemlisi sosyal, fiziksel ve ruhsal güvenlik hissiyatımız bu kararda etkilidir. Pek fazla konuşmasak da, var olan bireysel fikir özgürlüğü, Hollanda’da yaşamaya devam etmenin önemli bir tercih nedenidir.

Var Olanın İyisini Seçmek

İnsan, mevcut seçenekler içinde en iyisini seçme olanağına sahip olduğu zaman, seçimini yapar. Her seçimin olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Her günümüz bayram ya da festival olmadığı gibi, her seçtiğimiz de var olanın en iyisi anlamına gelmez.

Sorgulamayı Engelleyen Etkenler

Evet, sorgulamadan önce beynimiz tek taraflı ve dar bir düşünce içinde yıkanmışsa (geïndoctrineerd/hersenspoeling), sorgulama ve doğru düşünceye giden yolları bilmeden kendi engellerimizle karşılaşırız. Sorgulamayı öğrenmek, bireysel ve toplumsal gelişim, büyüme ve kalkınmaya giden en önemli yoldur insanlık için.

Sorgulamaktan Korkmak

Evet, bazılarımız var olanı sorgulamayı hiç sevmez. Çünkü sorgulama, kalıplaşmış ve katı düşünce sistemlerinde değişimin başlangıcı demektir. Mevcut muhafazakâr karaktere sahip, gelenek ve görenekleri koruyanlar (behoudend/conservatisme) için değişim, sahip olduklarına ve inançlarına bir tehdit olarak algılanır. Burada var olan maddi refahı kaybetme tehlikesi olduğu gibi, geleceğe güven duymamak ve mutsuzluk anlamına da gelebilir.

Nice mutlu seneler dileğimle.