Geçen yıllarda, D66 Partisinin koalisyon ortağı olarak öncülüğünü yaptığı ve Mark Rutte’nin 4’üncü koalisyon hükümeti döneminde, Hollanda’da var olan liberal ve özgürlükçü yasalar çerçevesinde, ilk ve orta dereceli okullar kurma olanağı yalnızca inanç temeline dayalı olmaktan çıkarıldı.
Yine, 22 Kasım 2023 Hollanda Temsilciler Meclisi erken seçimlerinde yaşanan büyük politik değişimle aşırı sağcı bir hükümet göreve geldi. Yeni hükümet, mevcut özgürlüklere karşı olduğu gibi, Hollanda’daki geleneksel hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve yargı-yürütme bağımsızlığına yönelik tehditleri artırdı. Bu gelişmeleri bilmeyen ve duymayan sağır ve dilsiz kalmadı.
Artikel 23 van de Grondwet – Eğitim Özgürlüğü Üzerine
Hollanda Anayasası'nın 23’üncü maddesine göre, ülkede yaşayan vatandaşlara kendi inançları, dünya görüşleri, felsefeleri ve yaşam tarzlarına göre okul açma ve yürütme hakkı tanınmaktadır.
Op basis van artikel 23 van de Grondwet over de vrijheid van onderwijs mag iedereen een school oprichten en deze naar eigen overtuiging inrichten. Maar in de praktijk lukt het bijna nooit om een nieuwe bekostigde school te beginnen. Daarom is er meer ruimte voor de oprichting van nieuwe scholen sinds 1 juni 2021.
"De Nederlandse rechtstaat onder druk" – Hollanda Hukuk Devleti Baskı Altında
Özgür yaşamdan hoşnut olan Hollanda’da, düşünce ve politik çeşitliliğin bulunduğu ortamda, yeni liberal eğitim kurumları kurma özgürlüğü getiren yasa, ülkenin yaşam gelişimine doğal bir uyum göstermektedir. Bu konuda kiliseler birliği, barolar ve diğer sivil toplum kuruluşlarından herhangi bir olumsuz tepki duyulmamaktadır. Toplumdaki farklı gruplar, kendi özgür yaşam ve örgütlenme haklarından memnundur.
Yeni yasa hangi imkânları sunmakta?
Hollanda Senatosu’nun (Eerste Kamer der Staten-Generaal) kabul ettiği ve 1 Temmuz 2021’de yürürlüğe giren yeni eğitim yasası, “Yeni okullar için daha fazla imkân / Meer ruimte voor nieuwe scholen” başlığı altında daha fazla bağımsız okul kurulmasına olanak tanımaktadır. Bu yasa kapsamında, geçmişte Hristiyan, Katolik, Ortodoks ve İslam inancı temelli ilköğretim ve orta öğretim okullarının kurulması ve finansmanı desteklenmiştir.
Yasanın gözle görülür sonucu nedir?
Gelecek öğretim yılı ve sonrasında toplam 6 yeni İslam okulunun açılmasına izin verilmiş olup, 3’ten fazla yeni okulun daha açılması beklenmektedir. İslam inancı temelinde okul açmak için en az 200 öğrenciye ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak kırsal bölgelerde (platteland) bu sayı 23 öğrenciye kadar düşebilmektedir.
Yaklaşık 200 bin Suriyeli mültecinin Hollanda’ya yerleşmesi, çocuk sayısındaki artış nedeniyle İslam okullarının açılmasını kolaylaştırmıştır. Bu okullarda verilen tüm eğitimler, Hollanda müfredatına ve diline uygun şekilde yürütülmektedir. Amaç, Hollanda’ya bağlı (loyaal) bireyler yetiştirmektir.
Zengin ve elit eğitim okulları (Particulier onderwijs)
Hollanda’nın en zengin şehirlerinden biri olan Laren’de, 1 Mart 2025 tarihinden itibaren özel bir ilkokul olan “Basisschool VIP” açılmıştır. Bu okulda bir çocuğun yıllık eğitim bedeli 24.500 Euro’dur. Diğer masraflarla birlikte, üç çocuğu olan bir ailenin yıllık toplam gideri yaklaşık 100.000 Euro’dur.
Son yıllarda özel okulların sayısı artmıştır. Laren, Amstelveen, Haarlem gibi şehirlerde özel eğitim okulları genişlemeye devam etmektedir. Her ne kadar “dayanışmacı toplum” (de solidaire samenleving) anlayışı sona ermese de, “paralel toplum” (parallel samenleving) kavramı gittikçe daha fazla hissedilmektedir.
Fakir ve yoksul çocuklara daha düşük kaliteli okullar
Hollanda’daki kaliteli eğitim kurumlarının seviyesinin son yıllarda düştüğüne dair çok sayıda haber yayınlanmıştır. Yeni okul birliklerinin kurulmasıyla, mevcut bazı okullar öğrenci kaybına uğrayacaktır.
Türk göçmenleri bugüne kadar en yakın ve en iyi okulları seçmeye çalıştılar. Gelecekte çok kültürlü ve çok renkli bir Hollanda toplumunda, eğitim sistemlerinin ortak amacı uyum içinde bir yaşam (harmonieuze samenleving) olmalıdır.
Tam çözüldü derken yeniden sorunlar baş gösterdi
1980–2000 yılları arasında Amsterdam, Rotterdam, Lahey, Utrecht, Almelo, Hengelo, Deventer ve Enschede gibi şehirlerde oluşan mahalle gettoları ve beraberinde gelen “siyah okullar” (zwarte scholen) sorunu çözüldü derken, eğitimde ayrışma (segregatie) ve toplumsal kutuplaşma (polarisatie) yeniden artmaktadır.
Sonuç olarak, bireyler kendi kimlik, inanç, kültür ve yaşam biçimlerine uygun eğitim ve sosyal yaşam alanları oluşturma arayışına girmiştir.
Destekleyenler kadar karşı çıkanlar da var
Bazı kişiler, Hollanda’da sayıları 60’ı aşan İslam okullarının, ülkenin değer ve yargılarına uygun olmadığını, uyum, entegrasyon ve asimilasyon için engel teşkil ettiğini belirtmektedir. Ancak tüm bu tartışmalara rağmen, mevcut yasal olanaklar çerçevesinde, Türk ve Fas kökenli toplulukların kendi kurumsallaşmalarını tamamlamaları kaçınılmaz görünmektedir.
Yine de bu kurumlar, 500 bin nüfuslu Türk toplumunun tamamına hitap etmekten uzaktır. Bu okullar, kendi dünya görüşlerine, politik ve ekonomik yapılarına hizmet eden “iç grup” (ingroup) anlayışıyla hareket etmektedir.
Hollanda eğitim sistemi
Hollanda’da; ilkokullar (BO), ortaöğretim (VMBO), liseler (HAVO, Gymnasium, Atheneum), orta dereceli mesleki eğitim (MBO), yüksek mesleki eğitim (HBO) ve üniversiteler (WO) gibi çok çeşitli eğitim kurumları mevcuttur.
Devlet okullarının yanı sıra Protestan-Hıristiyan, Katolik-Hıristiyan, Musevi, Müslüman, Hindu, hümanist ve antroposofik (benlik felsefesi) temelli okullar da bulunmaktadır. Tüm bu okullarda ilke olarak aynı müfredat uygulanır.
Bu çeşitlilik, geçmişte Hollanda’da var olan “verzuiling” (dikey toplumsal sütunlaşma) sisteminin sonucudur. İnanç temelli kurumlaşma, Katolik doğumhanelerden Katolik mezarlıklara kadar uzanan bir sosyal ve ekonomik ağ oluşturmaktadır.
Benzer bir yapıyı Osmanlı İmparatorluğu’ndaki gayrimüslim toplulukların kurdukları hastaneler ve mezarlıklar üzerinden de görebiliriz.
Yeni açılacak okullar için yeterli veli ve ebeveyn desteği (verklaring) sağlandıktan sonra, okul yönetimlerinin Adalet Bakanlığı’ndan sabıka kaydı (VOG) temizliği ve son beş yıl içinde başarısız eğitim kurumlarında yöneticilik yapmamış olmaları gerekmektedir. Ayrıca, verilecek temel eğitimin kalitesi de önemlidir.
Laik, seküler, Atatürkçü, liberal ve Alevi inancı temelinde yeni okullar açmak mümkün olsa da, yeterli öğrenci sayısını bulmak ve istenilen eğitim kalitesine ulaşmak kolay değildir. Ayrıca, bu grupların çoğunluğu çocukları için kaliteli ve entegre bir yaşamı tercih etmektedir.
Hollanda Alevi toplumu Hollandalı komşularıyla yaşamaktan memnun
Hollanda Alevi toplumu, yeniliklere ve aydınlanma hareketlerine açık olduğu için burada yaşamaktan huzur ve mutluluk duymaktadır. Bu nedenle Alevi toplumu içinde entegrasyon, akültürasyon ve bireysel düzeyde asimilasyon daha erken başlamış, eşit vatandaşlık yolunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Op weg naar een volwaardige en gelijkwaardige samenleving.
Türkiye’den Hollanda’ya yerleşen ve burada doğan 500 bin Türk göçmeni, çocukları için “eğitimin en iyisini” (Het beste onderwijs van aller beste) istemektedir. Bu da, doğal bir vatandaşlık talebidir.
Saygı ve sevgilerimle,
Nejat Sucu (Sosyal Hizmet Uzmanı)