Toplumun önünde olmak ve ona önderlik yapmak kolay değildir. Zahmetlidir, acılıdır, yalnızlıktır; gençliğini yaşayamamaktır çoğu zaman. Buna rağmen insanı kendine bağımlı kılar toplum önünde olmak. Ancak toplumsal önderliğin önüne çoğu zaman bireysel bencillikler, sağlıksız siyasi engeller ve susturulmak istenen bir ses çıkar.
İnsanın doğasında bireysel yaşam arzusu ve bencillik vardır. Bunun yanında, küçüklük ya da büyüklük kompleksleri de kişiliği şekillendirir. Karmaşık bir yaşamda, bu duyguların dışa yansıması davranışları etkiler.
Fanatizm Olduğu Sürece
Kaynağı ne olursa olsun — siyasi, dini ya da kültürel — fanatizm olduğu sürece adaletsizlik, arsızlık ve hukuksuzluk eksik olmayacaktır. Fanatik kişi, kullanılmaya açık bir zihinsel körlüğün ürünüdür.
Ne Ektiysek, Onu Biçeriz
Toplum olarak birlik ve beraberlik içinde yaşamayı yıllardır savunuyorum. Hollanda’da bu beraberliği büyük ölçüde başarıyoruz. Bu durumdan rahatsız olanlar birliğimizi bozmaya çalışsalar da şimdiye kadar bunu başaramadılar, başaramayacaklar da. En güzel örneğini 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Hatay, Gaziantep, Adana, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da yaşanan felaket sonrası kalplerin nasıl birleştiğine hepimiz tanık olduk.
Partizanlıktan Birlik Çağrısına
Bir siyasi partide aktif görev almak, toplumsal katılım açısından önemlidir. Ancak partizanlık yaparak, sapla samanı karıştırmamak gerekir. Politika yaparken başkalarını aşağılamak, hakaret etmek, küçük düşürmek ya da doğruluğu kanıtlanmamış bilgiler yaymak kimseye kazanç sağlamaz. Aksine, bu davranışlar toplumu bir araya getirecek önderlik vasfını yok eder.
Keskin Sirke Küpüne Zarar
Toplumda birlik ve barış çağrısı yapan ama aynı anda keskin partizan söylemler kullananlar ciddiye alınmaz. Orta yolu bulamayan, toplumu birleştiremeyenler lider olamaz. Olsa da ömürleri bir mum kadardır.
1001 Çiçek Birlikte Açsın
Neden yalnızca papatyayı sevelim? Neden Hollanda Meclisi’nde birçok siyasi görüş ve düşünce bir arada olmasın? Benim politik tercihim elbette kendi fikir ve değerlerime uygun olan partiye yöneliktir. Ancak hiçbir zaman bir başkasının oy tercihine ipotek koyma anlayışında olmadım. Hollanda’daki Türkler geçmişte olduğu gibi gelecekte de kime, neye ve neden oy vereceklerini çok iyi bilmektedir.
Bir Koltukta İki Karpuz Olmaz
Türkiye ile kan ve gönül bağımız var. Birçoğumuzun çocukluğu, gençliği, eğitimi Türkiye’de geçti. Ancak Hollanda siyasetine girenler, mümkün olduğu kadar sadece Hollanda siyasetiyle ilgilenmeli. Atalarımız ne güzel söylemiş: “Bir koltuğa iki karpuz sığmaz.” Sığdırmaya çalışanlar, yüz metre siyasi maratonda iki karpuzu da düşürür, sonunda karpuzsuz kalırlar.