Hollanda’da bugün toplam 350 bini aşan Batılı olmayan Hollandalı göçmen yaşlı yaşamaktadır. Yeni mülteci akımı ve yaşlanan göçmenlerle birlikte, Türklerin de içinde bulunduğu Batılı olmayan toplam göçmen Hollandalıların sayısının 2045 yılında 839 bini bulması beklenmektedir.
Hollanda’da yaşayan Türk yaşlıların birden fazla sorunu bulunmaktadır. Bunlardan başlıcaları; devlet hizmetlerinden yeterince yararlanamama, sağlık, konut, bakım ve ruh sağlığı olarak sıralanabilir. Tabii ki yalnızlık ve mutsuz bir yaşlılık da önemli sorunlardandır.
Gelecekte, ilk nesil babalarımıza ve dedelerimize sahip çıkmak, yardım etmek ve rehberlik etmek bizim bir vefa borcumuzdur. Hollanda’da yerel, bölgesel ve ülke genelindeki yönetimlerin bunu bir lüks değil, bir zorunluluk olarak kabul etmeleri gerekir. Geçen yıllarda Hollandalı yaşlılara (Senioren) yapılan yatırımlar, ziyaret ettiğimiz Enter’dan başlayarak Epe’ye kadar uzanıp gidiyor.
Gelecek 10 yılda…
Sorunlarıyla büyüyen yaşlı göçmen Türk grubuna şu anda yeterli derecede ilgi, hizmet, rehberlik, konut ve sağlık hizmetleri veriliyor mu?
Hayır, ama var olan denemelerde başarısız bir örnek Deventer şehrinde:
Deventer şehri, Hollanda’nın 12 eyaletinden biri olan Overijssel eyaletinde bulunmaktadır. IJssel Nehri kenarında kurulmuş olan bu şehir, tarihi dokusu ve geçmişte Kale Hanze şehri olarak eğitim ve ticaret merkezi olmasıyla öne çıkar. İş gücü göçü (Arbeidsmigratie) ile Deventer şehrine yerleşen ve daha sonra 12 bin kişiye ulaşarak Türk nüfusunu üçe katlayan bir şehir hâline gelmiştir. Şehri önemli kılan bir diğer unsur ise, Hollanda’nın Overijssel, Gelderland, Friesland, Groningen, Drenthe ve Limburg eyaletlerinde ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 1976 yılından itibaren hizmet veren Türkiye Cumhuriyeti Deventer Başkonsolosluğu’nun burada bulunmasıdır.
Deventer şehrindeki başarısız deneme (Mislukte experiment)
Türk Yaşlıları Sendikası Overijssel girişimi ve belediyenin desteğiyle yaşlılar bakım kurumu “Carinova Ouderen-Thuiszorg”, Türk ve diğer göçmenler için bir bölüm açar. 12’ye kadar yükselen hasta ve bakıma muhtaç Deventer’de ikamet edenler için iyi bir örnek bakım merkezidir.
Daha sonra, “feodal hastalık” diyebileceğimiz “ben ve benim önceliğim”, “benim kızım çalışsın, ben senin kızına bakım yaptırmam” kavgası, var olan hizmeti olanaksız kılar. Böylece güzel bir hizmet planı, başarılı olamadan sona erer ve Deventer’de yaşayan, bakıma gereksinimi olanlar, var olan (regulier) hizmetlerden yararlanmaya devam eder. Ancak Flemenkçeyi iyi bilmeyen, Hollanda kurumlarında kalan, demans hastası Türk yaşlıları büyük bir iletişim (communicatie) ve yalnızlık (eenzaamheid) sorunu yaşamaktadır.
Komşum Hasan Amca’nın ziyaretinde bizlere gelen Hollandalı hemşirenin “Wat willen jullie drinken?” (Ne içmek istersiniz?) sorusuna Hasan Amca’nın cevabı, o anda çocukça ve doğal Türkçesiyle:
“Kızım sağ ol, ben içmeyeceğim.”
O anlık kısa bir gülümseme…
Geleceğin yeni bir hizmet ve istihdam alanı
Ekonomide, gelecek yıllarda yaşlanan Hollanda’nın sağlık giderlerinin büyüyeceği kesin. Bu, aynı zamanda bir istihdam ve hizmet alanı yaratmaktadır. Biz göçmenlerin, bizimle birlikte büyüyen bu sektöre daha çok katılmamız gerekir. Bunun için kendimizi daha aktif kılmak ve yeni yetişen gençlere, yeni istihdam imkânı sağlayan bu iş koluna katılımlarını teşvik etmek gerek.
Bu konuda MBO ve HBO eğitimlerini takip etmek gerekir. Küçümsenmeyecek olan kurum içi eğitimlere katılarak, çalışarak kazanç sağlamak ve gerekli olan nitelikli ve nicelikli sağlık personeli olmak gereklidir (interne opleiding binnen 330 zorginstellingen). Bu konuda önemli kurumlar, Hollanda genelinde bulunan orta dereceli meslek eğitim kurumları olan ROC’lerde bulunmaktadır.
Binnen het ROC kun je verschillende interne opleidingen in de zorg volgen, zoals Helpende Zorg & Welzijn, Verzorgende-IG, Verpleegkundige en diverse opleidingen binnen de Maatschappelijke Zorg en Sociaal Werk.
Yeni vakıflar gerekli mi?
Hollanda, vakıfların bolca bulunduğu bir ülke. Gelecekte sadece göçmenlikten kaynaklanan vakıflar değil, “fakirlik, yalnızlık, bakım ve borçların tasfiyesi” gibi sorunlara katkı sunacak vakıfların kurulması gereklidir.
Tabii ki bunun için yeni stratejik Hollandalı ortaklar bulmak gerekir. Kaynak ve suyun başında doğal olarak Hollandalı komşularımızın olması, var olan sorunların çözümünde birlikte çalışma ve katılımı zorunlu kılmaktadır.
Bu konuda, küçük de olsa, çalışmalarımıza bugünden itibaren başlayalım derim. Sizler ne dersiniz?
Ben bugün yazmaya başladım bile. Belki de benim için kolay olanı bu.
Sağlıcakla kalın.