İnsani Çelişkiler ve Yeni Umutlarla Yaşanan Bir Ülke: Hollanda


  • Kayıt: 15.07.2025 10:29:27 Güncelleme: 15.07.2025 10:29:27

İnsani Çelişkiler ve Yeni Umutlarla Yaşanan Bir Ülke: Hollanda

Nejat SUCU

Hiçbir zaman nerede, kimden ve nasıl bir ailede doğacağımızı kendimiz seçemeyiz. Bu nedenle her aile, aile kültürü, inancı, etnik kökeni ve o aileden doğan çocuklar benim için eşdeğer ve ayrım yapılmaksızın değerlidir. İnsanları oldukları halleriyle, gönülden ve kalpten kabul edebilmek; büyük bir emek, 24 saat ve 365 gün boyunca nefsiyle mücadele etmeyi gerektiren, zor ama erişilebilir bir bilgelik ve olgunluk hâlidir.

Var Olan Yaşam Olanakları

Etrafımızdaki maddi ve manevi olanaklar, çevre koşulları, yaşadığımız mahallenin sosyal yapısı, eğitimi, okulu, mesleki ve kültürel ortamı kişiliğimizi belirler. Tüm ömrümüz boyunca, eksileri ve artılarıyla şekillenen bu kişilikle değerli bir toplumun üyesi oluruz.

Hollanda’ya Göç

Hollanda’ya göç eden ailelerin çocukları, doğdukları ülkeyi seçme şansına sahip değildi. Onlar için Hollanda’da doğmak, büyümek ve vatandaş olmak doğal ve olağan bir süreçtir. Sahip olunanla mutlu olmak, olmayanla kıyasladığımızda mümkündür Hollanda’da.

Türkiye’den Hollanda’ya Yerleşenler

1970’li yıllardan sonra, Hollanda’ya yerleşen Türkiye kökenli göçmenlerin sayısı binleri aştı. Bu genç ve dinamik bireyler, belki Türkiye’de ulaşamayacakları maddi ve manevi imkânlara sahip oldular. Ancak, aradan geçen zamana rağmen hâlâ Hollanda’dan memnuniyetsizliklerini dile getirenler olabiliyor. Zamanla bu şikâyetleri dinleyenlerin sayısı azalıyor, çünkü çözüm arayışı da tükeniyor. Hollanda’da ve Türkiye’de bu memnuniyetsizlikler, bazen kişinin kendi başarısızlığıyla yüzleşmek istememesinden kaynaklı bir “suçlu arayışına” dönüşüyor. Suçlanan ise çoğu zaman onları istemeyen ya da onlardan haberi bile olmayan bir Hollanda toplumu oluyor.

Hollanda’ya Ait Hissetmek Artıyor

Yaklaşık 10 yıl önce, Hollanda’da yaşayan Türklerin %44’ü kendini bu ülkeye ait hissetmediğini belirtmişti. Ancak bu yıl (CBS araştırmasına göre) bu oran %30’a gerilemiş durumda. Yerleşim süreci, iş gücü piyasasındaki denge (arz-talep mekanizması) ve toplumsal kabuller bu memnuniyetsizliği zamanla azaltacaktır.

Hollanda’da Nankörlük Mümkün mü?

Evet, insan nankör olabilir. Özellikle çifte vatandaşlık hakkı sayesinde Türkiye’de uzun süre kalma imkânına ve Hollanda’dan sosyal ödenek almaya rağmen bazıları hâlâ mutsuz olabiliyor. Genelde, sorunları başkalarında aramak kolaydır. Asıl sorulması gereken ise şu: Kendimize dönüp baktığımızda, biz Hollanda’nın yerlisi gibi davranabiliyor muyuz? Gerçek anlamda uyumlu birer vatandaş olabildik mi? Bu sorunun cevabı hem bireysel hem de toplumsal bir değerlendirmeyi gerektiriyor.

İki Arada Bir Derede Kalmak

İki kültür arasında yaşamak (Tussen twee culturen leven / Langs de samenleving leven) kolay değil. Geleneksel yaşam biçimini sadece kendimiz için değil, başkaları için de dayatmak; ne istediğini bilmemek, var olanla mutlu olamamak da insanın içsel çelişkilerinden biri. İnsanoğlu, basit gibi görünse de bir ömür boyunca karşıtlıkların içinde yaşayan, karmaşık bir varlıktır.

Toplumun sağladığı olanaklardan faydalanırken, toplumsal sorumluluğu üstlenmemek; fırsatçı ve çelişkili kişilikler doğurur. Bu kişilikler zamanla, toplumun genel yapısına uymayan yaşam biçimleri ve kültürel adacıklar oluşturur. Hollanda toplumu, yasalara uyduğu sürece bu “kültürel gettolara” müsamaha gösterebilir. Ancak bireysel özgürlüklerin sınırlarını aşmadığı sürece…

Bir Ömür Feda Edilen Yaşam

Yaşam her zaman siyah ve beyaz değildir. Bazen griyi ve ortayı görebilmek gerekir. Kimi zaman sevdiklerimiz için, kimi zaman kendimiz için güvenli bir liman olan Hollanda’da; şikâyet, umutsuzluk ve memnuniyetsizlik kültürüyle yaşayıp, aslında sahip olduklarımızın kıymetini bilmeyebiliriz.

Bugün hava bulutlu olabilir ama güneş yine de inadına yüzünü gösteriyor. Bugün yapabildiklerimizin yanında, yeniden düşünmek ve beyazı görebilmek ne güzel. Birazdan güneşle birlikte yeni bir gün başlayacak. Bu düşünce bile mutlu olmaya yeter.

Sonsuz saygı ve sevgilerimle,