Hollanda’da 29 Ekim 2025 tarihinde yapılacak erken Temsilciler Meclisi seçimleri yaklaşırken, toplumun farklı kesimlerinden seçmenler bu kez daha temkinli davranıyor. Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik krizler, yükselen emeklilik yaşı ve sağcı politikaların gölgesinde, Türk kökenli seçmenlerin tercihleri merak konusu.
Yaklaşık 500 bin Türk kökenlinin yaşadığı Hollanda’da, 300 binden fazlası oy kullanma ve aday olma hakkına sahip. Ancak her seçimde gözlenen bir gerçek var: Seçmenlerin büyük bir bölümü ya ilgisiz kalıyor ya da sandığa gitmiyor.
Kahvehanelerde Politik İlgi Zayıf
Birçok göçmen seçmen, “Seçimlerin bana ne faydası var?” diyerek kahvehanelerde okey veya kâğıt oyunu oynamayı tercih ediyor. Ancak, Covid-19 sonrası yaşanan ekonomik krizlerde devletin hane halkına sağladığı gıda ve enerji destekleri sayesinde ayakta kalabilen birçok kişi, bu yardımların nasıl şekillendiğini belirleyenin siyasi tercihler olduğunu göz ardı ediyor.
Emeklilik Sistemi ve Politik Tercihler
Hollanda’da 2024 yılı itibarıyla emeklilik maaşlarının %50’den fazlası doğrudan devlet bütçesinden karşılanıyor. 2025 yılı Mart ayı itibarıyla AOW (genel yaşlılık sigortası) ödeneği alanların sayısı 3 milyon 639 bine ulaştı. Hükûmetin savunma bütçesine 20 milyar Euro ayırmak yerine bu kaynağın emeklilere aktarılması gerektiği görüşü, sosyal demokrat çevrelerde sıkça dile getiriliyor.
Mahalle Baskısı Azalıyor
Hollanda’daki Türk seçmenler arasında geçmişte etkili olan dini ve sosyal baskılar giderek azalıyor. Sosyal medya üzerinden oluşturulan mahalle baskısı ise hukuki açıdan suç teşkil edebilecek boyutlara ulaşabiliyor. Artık bireysel kararlar daha fazla ön plana çıkıyor.
Sandığa Gitmeyen Binlerce Seçmen
Hollanda’da yaşayan Türk kökenli seçmenlerin önemli bir bölümü, hâlâ seçimlerin etkisine ve önemine dair bilinçten uzak. Yüksek Seçim Kurulu’na kayıt yaptıran 40’tan fazla siyasi parti, dernek ve grup seçimlere hazırlanıyor. Buna rağmen seçime katılım konusunda ciddi bir organizasyon eksikliği dikkat çekiyor.
Yarış: Sosyal Demokratlar mı, Aşırı Sağ mı?
29 Ekim seçimlerinin iki büyük kamp arasında geçmesi bekleniyor: Sosyal adaleti, emeklilik haklarını ve eşitliği savunan PvdA–GroenLinks ittifakı ile göçmen ve İslam karşıtı politikalarıyla öne çıkan aşırı sağcı PVV partisi. Bu seçim, aynı zamanda Hollanda’daki sosyal devletin geleceği için de bir dönüm noktası olacak.
Sosyal Devletin Geleceği İçin Oy Verin
Hollanda’da sosyal adaletin, eşitliğin ve refahın korunması için güçlü bir sosyal demokrasiye ihtiyaç var. Vergi yükünün adil dağıtılması, güçlülerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi ilkeler, yıllardır PvdA’nın temel taşlarını oluşturuyor.
Seçimlere katılım, sadece bir hak değil; aynı zamanda bir vatandaşlık görevidir. Hollanda’daki Türk toplumunun geleceğini şekillendirmek için her bireyin özgür iradesiyle sandığa gitmesi hayati öneme sahip.