Çok Renkli Hollanda Toplumunda Azınlıkların Politik Oluşumu Nasıl Şekillenmeli?


  • Kayıt: 28.11.2025 19:26:25 Güncelleme: 28.11.2025 19:27:11

Çok Renkli Hollanda Toplumunda Azınlıkların Politik Oluşumu Nasıl Şekillenmeli?

Nejat Mustafa Sucu

Hollanda’da yaşayan Türk toplumu, geçmiş yıllara kıyasla politik katılım konusunda daha karmaşık bir süreçten geçiyor. Almelo ve genel olarak Hollanda’daki Türkler, artık kabuk değiştirerek kendi kimliği, değerleri, inançları ve toplumsal dinamikleriyle uyumlu bir gelecek kurma çabasında. Bir ayağımız hâlâ memlekette, diğer ayağımız ise çoğu zaman Akdeniz’in, Ege’nin veya Karadeniz’in sıcak kıyılarına dönme hayaliyle dolu.

Hollanda İlk Durak Değil, Son Durak da Değil

Ne kadar kızsak, zaman zaman hayal kırıklığı yaşasak da, Hollanda bizim için dönüp dolaşıp geldiğimiz “Kürkçü dükkânı” gibi…

“Son durak mı, ikinci vatan mı?” sorusunu kendimize sık sık sorsak da, sonuç değişmiyor: Yine Hollanda’dayız.

Bununla birlikte, Hollanda’dan bireysel, ailesel ya da iş nedeniyle çıkıp 26 Avrupa Birliği ülkesinden birine yerleşenlerin sayısı da az değil. Özellikle Almanya ve Belçika’nın, Türklerin yeni tercih noktası hâline geldiğini biliyoruz.

Çok Renkli Toplum Zenginliktir

Siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda çeşitlilik, her toplum için büyük zenginliktir. Çok dilli, çok kültürlü ve bilgi birikimi yüksek toplumların üretkenliği de yüksek olur. Toplumsal barış ve ortak yaşam kültürü, böyle bir yapıda daha güçlü gelişir.

Tabii tüm bunların yanında en önemli unsur, mutlu ve huzurlu bireylerdir. Bu ülke neresi derseniz? Kırk beş yıldır bu topraklarda yaşayan bizlere göre yanıt açık: Hollanda.

Siyasette Alçakgönüllülük ve Seviyenin Gücü

Siyaseti alçakgönüllü ve ulaşılabilir bir çizgide sürdürmek, yolun yarısını kat etmek demektir. Gerçek temsilciler, oy veren–vermeyen ayrımı yapmadan toplumun tüm kesimlerini kucaklayabilenlerdir.

Almelo’da ise uzun süredir eksik kalan bir sorun var: Türk toplumunun kendi siyasi temsil mekanizmasını oluşturamaması. “Verzuiling” yani kendi toplumsal direklerini kurma süreci, hâlâ tamamlanabilmiş değil.

Oysa 18 Mart 2026’da Hollanda’nın 342 belediyesinde yapılacak seçimlere doğru ilerlerken, artık kendi siyasi oluşumumuzla sahaya çıkmanın zamanı geldi. Şartlar olgunlaşıyor; meyve neredeyse dalından kopacak kıvama geldi.

Olmayanı Satamazsınız

Siyasette başarı, birikim, tecrübe ve hizmet aşkıyla mümkündür. “Olmayanı satamazsınız.”

Topluma hizmet etme amacı taşımıyorsanız, dökme suyla değirmen döndüremezsiniz.

Siyaset, zenginlik veya çıkar için değil; paylaşmak, üretmek ve sorumluluk almak için yapılır. Almelo’da da, Hollanda genelinde de bu böyle olmalıdır.

Azınlıkların Hakkı En Az Çoğunluk Kadar Vardır

Size oy vermeyen, sizin gibi düşünmeyen ya da sizin gibi inanmayan biri olabilir. Ten rengi, kültürü, inancı farklı olabilir. Ancak önemli olan ortak insanlık değerlerinde buluşmaktır.

Benim azınlığım, göçmenim, mülte cim, siyahım, Romanım veya yabancım… Hepsi en az benim kadar, hatta gerektiğinde benden daha fazla hak ve hürriyete sahip olmalıdır.

Gerçek adalet, gerçek demokrasi böyle sağlanır.

Bu anlayışla yürütülen her siyasi görev, sonunda “bal tadında” bir hizmete dönüşür. Görev teslim edildiğinde ise ardında hoş bir iz bırakır.

Biraz Düşünme Zamanı

Neden bu kadar kutuplaşıyoruz?

Neden birbirimizin yaşamını zorlaştırıyoruz?

Birbirimize hak ettiğimiz değeri vererek, ilişkilerimizi olması gereken seviyede tutarak zarar ve ziyanı en aza indirmek mümkün.

Güzel günlere olan inancımla, hepinize sağlıklı, huzurlu günler diliyorum.