18 Mart 2026’da yapılacak Almelo Belediye Meclisi Seçimleri yaklaşırken, bu kente ve bu kentte yaşayan topluma dair samimi bir tercihimi paylaşmak istiyorum.
Ben, genel kanının aksine, geleneksel bir DENK seçmeni değilim. Hayatım boyunca oy verirken parti sadakatinden çok, kendime yakın bulduğum politik duruşu esas aldım. Hollanda’da yaşamanın bana verdiği en önemli demokratik haklardan biri de, “prangasız” siyasi tercih yapabilme özgürlüğüdür.
Ancak bu seçimde tercihim net:
18 Mart 2026’da Almelo’da DENK’e oy vereceğim.
Neden?
Çünkü Almelo’nun artık yeni bir değişim rüzgârına ihtiyacı var.
Çünkü bu şehirde yeniden istişare kültürünün, yani konuşarak, tartışarak ve birlikte karar almanın güçlenmesi gerekiyor.
Bizim çok iyi bildiğimiz bir atasözü vardır:
“Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler.”
Geçmiş yıllarda Türk toplumunun Almelo’daki temsili ya yetersizdi ya da nitelik ve nicelik açısından zayıftı. Elbette o dönemlerde verilen tüm emekler kıymetlidir; o insanlar geçiş döneminin samimi ve fedakâr öncüleriydi. Bu vesileyle, Mart 1986’da VVD’den seçilerek Almelo Belediye Meclisi’ne giren ilk Türk meclis üyesi merhum Türker Atabek’i (636 tercih oyu) saygıyla anmak gerekir.
Ancak bugün gelinen noktada şunu açıkça sormak zorundayız:
Sadece mecliste olmak yeterli mi?
Zaman Ortak Yönetme Zamanı
Almelo’da Türk göçmen toplumunun geçmişi 60 yılı aştı. Bu süreden sonra hedef sadece temsil edilmek değil, şehir yönetimine doğrudan katılmak olmalıdır.
Yani artık hedef:
Belediye Encümeni’ne (College van Burgemeester en Wethouders) bir üye sokmak.
Bu hayal değil.
DENK, bunu Schiedam’da başardı. Altı meclis üyesiyle güçlü bir temsil sağladı. Aynı başarı neden Almelo’da olmasın?
Rakamlar Yalan Söylemez
Almelo’da DENK’in seçmen potansiyeli yaklaşık 6 bin.
Bu seçmenlerin yüzde 65’i sandığa giderse, yaklaşık 3.900 oy elde edilir.
Bu da 5–6 meclis üyesi demektir.
Bu tablo gerçekleştiğinde, DENK’in şehir yönetimine girme ihtimali yüzde 99’dur.
Ama bunun tek bir şartı var:
Topyekûn bir seçim seferberliği.
Unutmayalım, biz seferberlik kültürünü bilen bir toplumun torunlarıyız.
18 Mart 2026, Almelo için mutlak bir demokratik seferberlik günü olmalıdır.
“Encümen Adayımız Yoksa Ne Olacak?”
Bu da bir engel değil.
Hollanda’daki yeni dual yönetim sistemi sayesinde, bir parti şehir içinden ya da dışından, programına uygun bir adayı encümen üyesi olarak görevlendirebilir. Önemli olan, siyasi irade ve meclis gücüdür.
Encümen üyesi olan kişi, yemin ettikten sonra görev yaptığı şehre taşınmak zorundadır. Yani Almelo’yu yönetecek kişi, Almelo’da yaşayacaktır.
Sandıkta Her Oy Kaderdir
Seçmenlere şunu açıkça anlatmak gerekir:
18 Mart’ta verecekleri her oy, sadece bir meclis üyesi değil, Almelo’nun yönetiminde söz sahibi olma hakkıdır.
İyi anlatılmış bir kampanya, güçlü bir saha çalışması ve 100 gönüllünün sandığa taşıyacağı seçmenler, en az 1.500 ek oy anlamına gelir.
Son Söz
Eğer bugün bu satırları yazabiliyorsam, bunun nedeni Almelo’da yeşeren yeni umutlar ve filizlenen yeni bir siyasi irade görmemdir. Aksi halde ne bu enerjiyi ne de bu inancı bulabilirdim.
Şimdiden bu yola çıkan, taşın altına elini koyan herkese başarılar diliyorum.