Her Apartman İstanbul’da Bir Selimiye Kışlası Gibi


  • Kayıt: 02.01.2026 17:05:17 Güncelleme: 02.01.2026 17:05:17

Her Apartman İstanbul’da Bir Selimiye Kışlası Gibi

Bir zamanlar hayal bile edilemeyecek mesafeler bugün parmaklarımızın ucunda. Bir bakıyorsunuz Brüksel’de, Avrupa Parlamentosu’ndasınız; bir bakıyorsunuz doğduğunuz kasaba Göre’de… Zaman ve mekân arasındaki uzaklıklar kısaldıkça, ne yazık ki insanlar birbirinden uzaklaşıyor; yalnızlık giderek daha görünür hale geliyor.

Bizde bir söz vardır: “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.” Yeni yaşam biçimleri, değişen tercihler ve multimedya teknolojilerinin sunduğu imkânlarla artık birbirimizi daha az arıyor, daha az görüyoruz. Yan yanayken bile birbirimize yabancılaşıyoruz.

Bu duruma ister çağımızın en büyük problemi diyelim, ister yeni çağın “yalnızlık hastalığı”… Adı ne olursa olsun, toplum olarak bir yalnızlık sorunu yaşadığımız inkâr edilemez.

Geçtiğimiz ay, 75 bin nüfuslu Hollanda’nın Almelo kentinde, 15 yıldır görmediğimiz bir hemşehrimizle karşılaştık. Birbirimize bakıp, anlamlı bir tebessümle, neredeyse aynı anda şu soruyu sorduk:
“Sen hâlâ yaşıyor musun?”

Her Apartman Bir Selimiye Kışlası

Rivayete göre, III. Selim tarafından yaptırılan Selimiye Kışlası’nda iki kardeş aynı anda dört yıl askerlik yapmış, ancak bu süre boyunca birbirleriyle hiç karşılaşmamış. Bugün İstanbul’da, Ankara’da, Kayseri’de ve Türkiye’nin dört bir yanında apartmanlar, bu hikâyenin modern birer yansıması değil mi? Aynı binada yaşayan, kapı komşusu olduğu hâlde birbirini tanımayan insanlar… Her apartman adeta bir Selimiye Kışlası.

Hollanda’da Yalnızlık

Geçen yıl bir haber okumuştum: “İzmir’de emekli bir konsolos, evinde 15 gün sonra ölü bulundu.” Bu tür haberler artık şaşırtmıyor. Yalnızlık ve yalnızlık içinde yaşam, önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkacak.

Hollanda’da özellikle yalnız yaşayan göçmenler ve yaşlı Türkler bu risk grubunun başında geliyor. Geçmiş yıllarda, evinde yaklaşık on yıl önce hayatını kaybetmiş bir kadının cesedinin bulunması hâlâ hafızalarda. Ne doktoru, ne komşuları, ne de yakın çevresi arayıp sormuştu. Ne acı… İnsanlar hayattayken yoklar; ölümden sonra ise miras paylaşımı için bir araya geliyorlar.

Göçmenlerin Zamanı Var

Son yıllarda malul, emekli ve işsiz göçmen sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Bu tablo bize önemli bir sorumluluk yüklüyor. Göçmenler için yalnızlıkla mücadele, yoksullukla baş etme ve boş zamanlarını verimli değerlendirebilecekleri faaliyetler, çalışmalar ve projeler üretmenin tam zamanı değil mi?

Yeni Umutlar Var

Şunu unutmamak gerekir: Her sorunun içinde bir çözüm, her karanlığın içinde bir umut vardır. Hayatı milyonlarca yıldır canlı, taze ve anlamlı kılan da budur. Her ölüm, aynı zamanda yeni umutların doğmasına vesile olur.

Geleceğe umutla bakabilmek dileğiyle…
Sağlıcakla kalın.