Gurbetten Buzlara Uzanan Bir Hayal Nevşehirli Hasan Hüseyin ve Elfstedentocht Rüyası


  • Kayıt: 07.01.2026 16:14:16 Güncelleme: 07.01.2026 16:21:00

Gurbetten Buzlara Uzanan Bir Hayal

Nevşehirli Hasan Hüseyin ve Elfstedentocht Rüyası

Nejat Sucu – Sosyal Çalışmacı

Göç tarihimiz yalnızca acılarla, kırılmalarla ve zorluklarla yazılmadı. Bu uzun yolculuğun içinde umutlar, başarılar ve insanın “olmaz” denileni oldurabildiği hikâyeler de var. Gurbet; adı ne olursa olsun—Gastland, Ausland, Vreemd land—bir yandan soğuk ve sessiz, diğer yandan özlemlerle dolu bir hayattır. Hollanda gurbeti de bizim kuşağımızın yaşam hikâyesidir.

Bu hikâye, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinden başlayıp Friesland eyaletinin Sneek kentine uzanan bir yolculuğun anlatısıdır.

Hasan Hüseyin’in babası Bektaş, Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhı ve Müzesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışırken, çocuklarının geleceği için 1990’lı yıllarda eşi Pembe ile Hollanda’ya göç etme kararı alır. Anne Pembe, Nevşehir Kız Öğretmen Lisesi mezunudur ve çocuklarının eğitimi için hayatını adayan fedakâr bir Anadolu kadınıdır.

Hasan Hüseyin Hollanda’ya geldiğinde henüz bir yaşındadır. Friesland’ın Sneek kentinde büyür. Seküler, eğitimi önceleyen bir aile kültürü içinde özgür, mutlu ve sorgulayan bir çocukluk geçirir. Anaokulundan liseye kadar Hollanda eğitim sisteminde ilerler, ardından Groningen Üniversitesi’nde siyaset ve sosyal bilimler eğitimi alır. Çifte doktora yaparak nadir mezunlar arasına girer. Arkadaşları ona “Turbo Türk” lakabını takar; bu bir alay değil, hayranlık ifadesidir.

Çocukluk yıllarında Hollandalı komşularının verdiği eski buz pateni ayakkabıları, Hasan Hüseyin’in hayal dünyasında özel bir yer edinir. Friesland kültürünün simgesi olan buz pateni, onun için bir gün katılmayı düşlediği Elfstedentocht’un ilk kıvılcımı olur.

Elfstedentocht, Friesland eyaletinin 11 şehrini kapsayan, 199 kilometrelik doğal buz pateni yarışıdır. 1749’dan bu yana yapılan bu yarış, ancak buz kalınlığı en az 15 santimetre olduğunda düzenlenebilir. Küresel ısınma nedeniyle son yıllarda neredeyse efsaneye dönüşmüştür.

Hasan Hüseyin için bu yarış bir hayaldi. Yıllar boyunca hazırlandı, güzergâhı bisikletle defalarca dolaştı. Ve bir sabah… Soğuk bir Ocak günü… Haber geldi.

Kayıt numarası: 50 – Nevşehir

Organizatörlerin “İyi eğlenceler” bakışıyla başladığı yarış, onun birinci sırada bitirmesiyle adeta dondu kaldı. Kazanan bir Türk’tü. Bir Nevşehirliydi. Bir göçmen çocuğuydu.

Sabah kapısında Friesland Valisi, Sneek Belediye Başkanı, basın ve komşular vardı. Annesi yalnızca şunu söyleyebildi:

“Oğlum, sen yaptın.”

Bu bir hayaldi.

Ve evet…

Bu bir kurgudur.

Ama şunu sormadan edemiyoruz:

Neden olmasın?

(Dit is een fictief verhaal)