Türk göçmenleri Hollanda’daki yaşamı ne kadar mutlu kılabiliyoruz?
Hollanda’da var olan yaşamı sosyal medyadan anlayabilmek ve anlatabilmek bir sanattır; yazmak ve yazabilmek güzel meziyetlerdendir. Ne yazık ki Hollanda’da olumlu gelişmeleri, güzellikleri ve güzel insanları anlatanlara neredeyse hiç rastlamıyorum; bir sosyal gezginci olarak bunu üzülerek gözlemliyorum.
Bugün, 17 Ocak 2026 tarihinde Hollanda’nın Gelderland, Overijssel ve Drenthe bölgelerinde karşılaştığım De Stentor (DS) gazetesine göz atmak istedim. Bilmem, belki de insan beyninin doluluğu ve olgun düşünceyle ilgilidir yaşamın güzelliklerini görebilmek ve onları başkalarına aktarabilmek.
Bir günde, tek bir Hollanda gazetesinde bu kadar olumlu habercilikle daha önce hiç karşılaşmamıştım. Oysa basından öğrendiğimiz genel kabul şudur:
“İyi haber, haber değildir.” (Goed nieuws is geen nieuws)
Peki, Hollanda hakkında gözüme çarpan bu üç olumlu haber neydi?
Büyük bir heyecanla şunu fark ettim: 60 yıldır bizler kendimizi ve kendi kültürümüzü anlatmaya çalıştık; belli ki Hollandalıların bizi dinlemeye ve anlamaya pek niyetleri yoktu. Ancak buna rağmen, 60 yıl içinde Hollanda’yı anlamaya ve anlatmaya yönelik çalışmaların çok az ve kısır kaldığını da kabul etmeliyiz.
Sanki bazılarımız, Hollanda’nın yaşanabilir bir ülke olduğunu ve 500 bin kişilik Türk toplumuna kaliteli bir yaşam sunduğunu düşünmekten, anlatmaktan ve yazmaktan korkuyor. Belli ki hâlâ “Hollandalılaşmak” korkusu yaşayanlar var; bunu ruhsal, kültürel ve yaşam biçimi olarak kabullenememe gerçeğiyle karşı karşıyayız. Buna rağmen evlerinde çocuklarıyla Hollandaca konuşarak onların eğitimini ve Hollanda toplumuna uyum sağlamalarını istiyorlar.
Geçen yaz Nevşehir’in Kozaklı Kaplıcaları’nda Almanya’dan emekli Hacı Avşar’la yaptığım bir sohbeti hatırlıyorum. Hollanda ve Almanya’daki yaşam üzerine, bizler için yaşanmış bazı deneyimleri anlatırken şaşkınlığını gizleyememişti ve şöyle demişti:
“Allah Allah, ilk defa Hollanda’yı olumlu, iyi ve güzel anlatan biriyle karşılaşıyorum.”
Her şeyi bildiğimiz hâlde; toplumsal mahalle baskısı, sosyal medya etkisi, inanç, Pan-İslamizm, Türklük ve Pan-Türkizm adına bilinçli ya da bilinçsiz şekilde, Hollandaca’da hypocrietisme, opportunisme, schijnheilige olarak adlandırılan bir tutum sergileniyor. Yerli yerine oturmamış “yeni Hollanda Müslüman-Türk kimliği”, belirsizlikler ve ruhsal mutsuzluklarla dolu bir Hollanda diasporasında gurbet yaşamı sürüyor.
Sağlıcakla ve mutlulukla kalın.