Hollanda Diasporası Gurbette: Var Olan Fakirliğimizin Gözü Kör Olsun


  • Kayıt: 23.01.2026 19:42:55 Güncelleme: 23.01.2026 19:44:19

Hollanda Diasporası Gurbette: Var Olan Fakirliğimizin Gözü Kör Olsun

Mustafa Nejat SUCU

“Fakirlik zordur ama gurbette daha da umutsuz ve mutsuz bir şekilde zordur.”

Hollanda Merkezi İstatistik Bürosu CBS’nin bir araştırmasına göre, Hollanda’da fakir olan ve düşük gelir düzeyine sahip kişilerin diyabet ve obezite rahatsızlıklarına yakalanma oranı, yüksek gelir ve kazanç sahiplerine göre daha yüksektir.

Hollanda’da gelir durumu; beslenme, spor, çalışma imkânları ile gelir azlığı ya da yokluğu, belirli bir kesimin yaşamını stres ve ruhsal doyumsuzluklarla dolu, daha sağlıksız bir hâle getirmektedir. Sonuç olarak bu durum, daha fazla hastalığa, vergi gelirlerinde düşüşe ve yüksek sağlık giderlerine yol açmaktadır.

Daha önce bilinen verilere göre, gelir ve sosyal statüsü düşük olan Hollanda nüfusunun, gelir ve kazancı yüksek Hollandalılara kıyasla 7–8 yıl daha az yaşadığı bilinmektedir.

Göçmenler daha da fakir

Göçmen kökenlilerin, kadınların ve engellilerin; diğer Hollandalı emsallerine göre daha yüksek oranda fakirlik içinde yaşadıkları, her yıl yapılan araştırma sonuçlarıyla tespit edilmektedir.

Hollanda’da son korona ve enerji krizi, yüksek enflasyon ve artan gıda fiyatlarının ardından; yaklaşık 1 milyon 100 bin kişinin fakirlik sınırının biraz üzerinde, 700 bin kişinin ise Hollanda yaşam standartlarına göre fakirlik içinde yaşadığı ve bu sayının önceki yıllara göre arttığı görülmektedir.

İşsizlik, fakirlik ve yalnızlık; topluma katılamama, toplumsal millî gelirden pay alamama ile birlikte ayrımcılık, ırkçılık ve toplumun dışında kalma durumlarıyla bağlantılıdır. Bu durum, son yapılan araştırmalarda da tespit edilmiş bulunmaktadır.

Bunun yanında, sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetlere katılarak kendi kaderince pay almaya çalışan ve ekonomik-sosyal statüsünü daha iyi bir konuma taşımayı hedefleyen göçmenlerin sayısında son 10 yılda büyük bir artış görülmüştür.

Suyun başında olmak

Hollanda millî gelir pastasından (Nationale Inkomens BBP) pay alabilmek o kadar da kolay görünmemektedir. Gelir kaynaklarının yönetiminde ve “suyun başında” olan Hollandalılar, zorunlu kalmadıkça göçmenlere hak ettikleri payı vermek istememektedir.

Ne zaman ki mevcut arz ve talepte (vraag en aanbod) Türk ve Faslı göçmenler dışında bir alternatif kalmazsa, o zaman kendi düzenlerinin devamı için istemeyerek ve kıskanarak da olsa göçmenlere pay vermeye razı olmaktadırlar.

Göçmenlerin kendi mikroekonomik dinamikleri de var

Hollanda’da yaşayan göçmenlerin, beyaz peynir üretiminden başlayıp kahvaltı sofralarına kadar uzanan ticari zincirde, gıda sektöründe kendi üretim, dağıtım ve kazanç mikro sistemi bulunmaktadır. Ancak elde edilen kârın; vergiler, giderler ve tüketicinin zayıf alım gücü nedeniyle mikro kazançtan makro kazanca dönüşmesi oldukça zorlaşmaktadır.

Yaşanılan ülkede geleceğe güvenle bakarak, geleceğin gençlerinin daha iyi bir eğitim, iş ve istihdam imkânına sahip olması adına yeni çalışmalar ve faaliyetlerle, mevcut toplumsal pozisyonun daha da ileriye taşınması mümkündür.

Hollanda’nın liberal ve kapitalist sistemi; bugün olduğu gibi gelecekte de eğitimli, nitelikli ve nicelikli göçmen beyinlere ihtiyaç duyacaktır. Arz ve talep mekanizması (vraag en aanbod mekanizması), gelecekte iş, aş ve istihdam dengelerini belirleyecektir.

Bol kazançlı, mutlu ve huzurlu bir 2026 dileğiyle.

Saygılarımla,